Bilme; arzuyla yakından bağlantıldır. "Her türlü bilme arzusu, kökeninde arzunun kendisine ilişkin bir bilme arayışı olarak ortaya çıkar". Yani bilme arzusu nesneye ilişkin değil de, arzuya dair sonsuz bir arayıştır.
Çocuğun kaygıyla ama belli bir merakla yaklaşarak durduğu eşik olan pencere; iletişim kuramadığı ölçüde erişilmez olan, ama bir yandan da yaklaşmak istediği ve dolayısıyla onda yoğun bir kaygı uyandıran dış dünyayı temsil eder.
Çocukluğunda ve daha sonra buluğ çağında, ödipal sınavı aşmış bir kadın bir erkeği arzuladığında, kendisi ile rekabete girecek ve sevgiliyle arasına girecek hiçbir kadına tahammül edemez. Ama histeride bunun tam tersi bir durumla karşılaşırız. Histerik kadın, örneğin evli bir erkekle beraber olarak, araya başka bir kadını yerleştirme ihtiyacı hisseder. Böylelikle öteki kadın üzerinden erkeği arzulayabilir ve ona cinsel olarak yaklaşabilir. Bu yüzden erkeğin evli olması veya başka bir sevgilisi olması önem kazanır.