Kafka Oteli

·
Okunma
·
Beğeni
·
1831
Gösterim
Adı:
Kafka Oteli
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752206861
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Şehir, bir yaranın kabuğuna benziyordu. Altını kazımak için can attığınız bir doku ama bunu yapmak doğru olmayabilir. Sahiden iyileşmesini umsak bile asla iyileşmeyecek bir yara, zedelenmiş bir canlılık. İnsanın dünyada aldığı ilk soluk onu annesiyle ayıran yaranın taze olduğu sıradadır. Aralarındaki bağ kesilmiştir. Doğmanın ilk koşulu kendisini var eden bütünden sıyrılmaktır. Bebeğin bilincini ayırmak, tek başına yaşamasını sağlamak için onları ayıran bu kesi, geriye kalan yaralar, zamanla iyileşir ama iz, hep oradadır. Göbek deliği işte bunu hatırlattığı için bazılarınca çirkin bulunur. İnsanlar, yaşadıkları şehre görünmeyen bir kordonla bağlıdır. Oradan beslenir, onu anlamaya çalışır, kendini onun içinde tanımlar, terk ettiği şehri bile yalnızca doğduğu yer olduğu için aidiyetini tanımlayan bir kanıt olarak kullanır. Sonuç olarak şehir, yaşayan bir şeydir. Ancak çoğu kez, daha küçük ölçekte de olsa, tıkanan kendi yaşamımız yüzünden bunu pek fark etmeyiz. Bununla iftihar etmiyorum ama bazen, o kazınması gereken kabuğun bizler olduğunu düşünüyorum.

Elinizdeki roman, kitaptan yaratılan bir şehirdir ve bir şehri tanımanın en iyi yolu orada kaybolmaktır. Tüm kayıpların birleştiği karanlık bir cennet: KAFKA OTELİ

(Tanıtım Bülteninden)
256 syf.
Bitirdikten sonra etkisinden kurtulamadığım, sürekli kafamda tarttığım, altını çizdiğim satırları tekrar tekrar okuduğum bir kitap oldu, Kafka Oteli. Yazar karekterlerin herbirini çok güzel analiz etmiş; hepsinin yalnızlığını ensenizde hissediyorsunuz. Mutluluk, yalnızlık, psikoloji ve hatta Tanrı hakkında derin, sağlam fikirleri var. Kafka Otelinde gerçek dışı bir dünyada, şöyle bulutların üstünde bir yerde konaklıyorsunuz. Yaşamdan ve kendinizden bir şeyler bulmanız mümkün ve bunlardan kopmanız da... Kitap bilmediğimiz bir Ankara'da geçiyor. Romanın tarzını tanımlayabileceğimiz bir sözcük bulamadım.
4 bölümden oluşuyor kitap;
-iskambil destesi
-unutkanlık yasası
-dayan minora
-fil kasesinde kıyamet böceği. İskambil destesini kafa karışıklığıyla atlattıktan sonra roman sizi içine hapsediyor, adeta sizinle nefes alıp vermeye başlıyor. Ve en sevdiğim kısmı Kafka'ya kocaman bir selam çakıyor. Dilerim ilk kitabı gibi nicelerini yazar, kalemine sağlık
Keyifli okumalar
256 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Cok güçlü bir kalem . Daha ilk satırlarda beni içine aldı . karakter analizleri çok güzel ve düşündürücü .. Altı çizili epey sayfam oldu. Kimi yerlerde ince zeka gerektiren detaylar, espriler ve göndermeler vardı .
Kalemine ve hayalgücüne sağlık!
Böyle kalemlerin daha cok yazmasını canı gönülden istiyorum.
256 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Okumaya başladığımda bu kadar sarıp sarmalayacağını ve zihnimi fazlasıyla yoracağını düşünemedim. Kitabı okurken karanlık bir labirentteymişim gibi hissettim çoğu kez. Alıntı hiç yapamadığım için hayıflanıyorum çünkü o kadar çok yer var ki not almak istediğim. Pes ederek kendimi okumaya verdim.

Neredeyse yarısına kadar hiçbir şey anlamadan okudum ama okuduklarımı hafızamda tutmaya gayret ederek, ilerledikçe anlamlandırmaya çalıştım.
İlhan Deliktaş' ın ellerine ve yeteneğine sağlık diyorum.
Kesinlikle hazırcı okurlara göre olmayan bir kitap.
256 syf.
·7 günde·9/10
Kitap 4 bölümden oluşuyor, ilk bölümde bilinmez derin bir kuyuya düşmüşüm hissi yaşadım, bir yandan karakterleri tanıyıp kendimce kodlayıp özellikleriyle ilişkilendirmeye çalıştım, diğer yandan da sade ve basit bir anlatımla etkileyici cümlelerin üzerinde uzun uzun düşündüm.

Diğer bölümlere geçerken bir süre sonra açıkçası ne olacak artık demekten çok kelimelerin verdiği anlamlara yoğunlaştım. Olay örgüsünden çok kitaplardaki kişilerin, ortamların betimlenmesi ve aralarında ilişkinin ifade ediliş tarzı benim için daha cazip hale geldi. Bu sürecin keyfini çıkartırken de üzerine olayın daha belirgin hale gelmesi ve merak edilen noktaların yavaş yavaş aydınlanmaya başlaması benim için artı güzellikti.

Kitaptaki karakterlerin isimlerinin verilmemesi ve harflerle kodlanması, karakterlere sizin hayat vermenize fırsat veriyor ve kendinizi kitaba daha yakın hissettiriyor.

Altını çizdiğim çok cümle oldu, basit ifadelere derin anlamlar yükleyen satırların yanı sıra, ince esprili göndermeler de çok hoştu.

Anlatımlar arasındaki kopukluklar, zamanlar arasındaki geçişlerin düzensizliği beni rahatsız etmedi, aksine bir şey kaçırmayayım diye daha dikkatli okumamı sağladı.
Kitapları ikiye ayırırım; okuduklarım, ve 40. sayfadan sonra "ne anlatıyosun gardaş?" diye yarım bıraktıklarım. Bazı yazarların kendine yazdığını düşünüyorum. Okur bundan ne anlar, ya burası biraz karışık gibi oldu dur biraz daha elden geçireyim demek yerine bize puzzle çözdürüyorlar. Kitabı okurken üstüm başım gönderme içinde kaldı. Kafka göndermesi okumak istesem gider Kafka'nın kendisini okurum. Biraz sinirlendim..
256 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Elinizdeki roman, kitaptan yaratılan bir şehirdir ve bir şehri tanımanın en iyi yolu orada kaybolmaktır. Tüm kayıpların birleştiği karanlık bir cennet: Kafka Oteli
(Arka Kapaktan)
Yazar İlhan Deliktaş kendi deyimiyle "Kitabı kalemi kavrayacak gücü aşılayan hocası" Turgut Özakman'a ithaf etmiş bu kitabı. Roman Ankara'da geçiyor. Okuma hazzı almak ve kelimelerin büyüsüne kendinizi kaptırmak için ideal bir eser. Sizin de kendinizden bir şeyler bulacağınız satırlar mutlaka içinde bir yerde sizi bekliyor.
Sürekli geç kalma endişesi taşıyorum. Nereye yetişmem gerektiğini bilmiyorum, neden yetişmem gerektiğini bilmiyorum, sadece korkuyorum.
İlhan Deliktaş
Sayfa 5 - Bilgi yayınevi
İnsan bir çukurdaydı ve bu çukur tek kişilikti. İçindeki sahne de seyir yeri de boşaldığında "insan kalıntılarıyla hayal kurma saati" başlıyordu.
Yazmak, ona göre kendi kuyusunda suların yükselip onu kapağa kadar taşımasını ummak gibiydi. Fakat biliyordu ki çoğunlukla sular yükselmez, dipteki neme parmaklarını sürterek susuzluğunu giderirdi kuyudaki ve ona göre yazar olmak buydu.
İlhan Deliktaş
Sayfa 133 - Bilgi Yayınevi, 2017, I.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kafka Oteli
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752206861
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Şehir, bir yaranın kabuğuna benziyordu. Altını kazımak için can attığınız bir doku ama bunu yapmak doğru olmayabilir. Sahiden iyileşmesini umsak bile asla iyileşmeyecek bir yara, zedelenmiş bir canlılık. İnsanın dünyada aldığı ilk soluk onu annesiyle ayıran yaranın taze olduğu sıradadır. Aralarındaki bağ kesilmiştir. Doğmanın ilk koşulu kendisini var eden bütünden sıyrılmaktır. Bebeğin bilincini ayırmak, tek başına yaşamasını sağlamak için onları ayıran bu kesi, geriye kalan yaralar, zamanla iyileşir ama iz, hep oradadır. Göbek deliği işte bunu hatırlattığı için bazılarınca çirkin bulunur. İnsanlar, yaşadıkları şehre görünmeyen bir kordonla bağlıdır. Oradan beslenir, onu anlamaya çalışır, kendini onun içinde tanımlar, terk ettiği şehri bile yalnızca doğduğu yer olduğu için aidiyetini tanımlayan bir kanıt olarak kullanır. Sonuç olarak şehir, yaşayan bir şeydir. Ancak çoğu kez, daha küçük ölçekte de olsa, tıkanan kendi yaşamımız yüzünden bunu pek fark etmeyiz. Bununla iftihar etmiyorum ama bazen, o kazınması gereken kabuğun bizler olduğunu düşünüyorum.

Elinizdeki roman, kitaptan yaratılan bir şehirdir ve bir şehri tanımanın en iyi yolu orada kaybolmaktır. Tüm kayıpların birleştiği karanlık bir cennet: KAFKA OTELİ

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Ömer
  • Demet Elmas
  • Hermes
  • Bülent Germen
  • Fatma Tunçay
  • İkbal Esen
  • Sidar Sadık
  • Ömer Canbekli
  • Ozlem
  • cicoretti

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%33.3 (3)
8
%0
7
%11.1 (1)
6
%0
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%11.1 (1)
2
%11.1 (1)
1
%0