Kayseri kitap fuarından internet fiyatının çok üstü bir fiyat olmasına rağmen kitabı birkere elime almış bulundum ve orda bırakmak istemedim ve aldım. Sular Üstünde Gökler Altında gibi beni içine çekecek bir kitap olduğunu biliyordum. Okumak için sabırsızlanıyordum. Ara vermeden okumak için tatili bekledim. Uzakların Şarkısı …. Uzak diyince benim aklıma hep doğu gelir. Bu da tam olarak öyleydi Hindistan’dan Karsa’a , İstanbul’a uzanan bir hikaye. Öyle içine girdimki romanın içindeki bütün karakterlere büründüm.Her bir yoluculuğu her bir duyguyu içimde yaşadım. İskender PalaAbum Rabum ve İhsan Oktay AnarPuslu Kıtalar Atlası ‘nı okuyunca hissettiğim duyguları hissettim. Ben tarih diyince bunları duymaktan hoşlanıyorum. Bana Basra’dan, Semerkanttan, Kudüs’ten Yemen’den, Hindistan’dan, Belh’ten , Nişaburdan… tarihin derinliklerinden, gerçekle hayal arasında kalmış yaşamlardan, turuncu bir yağmurdan bahsedin…
Var olduklarını kanıtlamak için birbirlerine “merhaba” diyen Batılılar ile Allah‘ın varlığını hissettirmek için yolda birbirlerine “selamun aleyküm”diyen Doğulular’ın ayrımını o vakitlerde yaptım.
Batı’nın ilim sevdası bu dünya ile sınırlıdır; görünür olanla yetinir, aynaya yansıyanla ilgilenir. Oysa Doğu’ya bu dünya yetmez; aynaları kırarak, ardındaki âlemi görür.