Meczup’la deli aynı değil. İkisi de aklına yitirmiştir denir ama aklına terk edenlere deli denir de gönlünü bulanlara meczup. Aşıklara deli diyenin aklı yoktur.
Neden ve nasıl böyle oluyor bilmiyorum ama tam unutmak üzere olduğun şeyleri aniden hatırlamak zor geliyor insanın. Ne zaman başını yastiga koysa unuttuğunu sandığı her şey dört bir yandan sarıyor insanı. Hiç aklında yokken bir şarkı duyuyorsun mesela ya da bir şiir belki de bir kelime, bir koku geliyor doluyor genzine, bir ses işitiyorsun onun sesine benziyor ve sonra “ unuttum” dediğin her şey eskisinden çok daha şiddetli gelip de yerleşiyor zihnine. Uyku falan yok, devamlı ve sadece düşünüp duruyorsun. Zihnim karmakarışık yani.
Nereye gidersem gideyim yanımda kendimi de götürmek zorunda olmak ne kadar kötü. Bunca gidişimin sebebi kendimden kaçacak bir yer bulmak aslında. Bir çare aramak. Ama olmuyor, insan derdinden kaçsa kendinden kaçıyor. Belki de bunun tek çaresi aklından kaçmak. Kendinden kaçmak için aklını kaybetmek gerekiyor galiba. O yüzden imreniyorum bazı zamanlar delir verenlere…