İnce Memed Çukurova'nın kimi bereketli, kimi dikenli, kimi bataklık arazisinde geçen bozuk düzene başkaldırı romanı. "Mecbur adamın romanı " der Yaşar Kemal İnce Memed için. Memed sıradan bir köy çocuğu iken dağlarda hüküm süren çoluk çocuk herkesin umudu olan bir eşkıya olur. Genç Memed'e aşağılık düzene dur demek için eşkıya olmaktan başka bir yol kalmamıştır. Abdi Ağa halkın emeğini sömüren derebeylik düzeni içinde ağalardan yalnızca biridir.
Bizler okurken fark ederiz ki yüreksiz Abdi Ağaların, zalim Ali Safa Beylerin sonu hiç gelmemiştir ve belki de gelmeyecektir. Ama yine gördük ki mühim olan direnmektir mühim olan kötülüğe razı olmamaktır. İçimizdeki İnce Memed'i ortaya çıkarmaktır bütün mesele. Bütün mesele fırsatçının, emek düşmanının karşına dikilebilmektir korkmadan, düşünmeden. Derler ki Çukurova'da onca yiğit, bir o kadar da eşkıya vardır. Yaşar Kemal muhteşem tasviri ile yiğitliği de eşkıyalığı da bizlere de yaşatıyor. Anavarzada aç susuz günlerce yürüyor, bazen de ocak başında tüten sıcak çorbanın kokusunu duyuyorsunuz. Abdi Ağa'ya en az köylüler kadar kızıyor, İnce Memed'i Koca Osman gibi sahipleniyorsunuz daha tanımadan. Hatçe'nin yanına varıp acısına beraber ağlamak istiyorsunuz. Çakırdikenleri farkında olmadan ayağınıza, Memed'in sevdasını toprağa gömmesi yüreğinize batıyor.
''bir türkü duyulur.. gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... dağda söylenirse başka ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. hep ayrı tattadır. sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.''
Canım Yaşar Kemal kendin kadar gerçek kendin kadar yürekli bir İnce Memed'le tanıştırdın bizleri. Türkçe'ye en güzel romanlardan birini kattın. Onurlu yaşamayı, haksızlığa göğüs