elif bilici

elif bilici
@Elifbilici
Okumak, görmektir.
34 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
"Katiller yaşadıkça masumlar ölür."
Puan vermedi·316 syf.··
2024 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 17:50
"Çerkesler Karadeniz balığı yemez." cümlesi oldukça basit görünen ama son derece acı verici bir cümle imiş. Adsız Roman, savaşlarda sürgünlerde, göçlerde adsız kalan onlarca hikayeden birini paylaşıyor bizlerle. Yalnız paylaşmıyor, sizi 21. yüzyıldan, 1864 yılına götürüp bir sürgünde yaşatıyor. Görüyoruz ki insanın tarihini, yurdunu, tüm geçmişini bir bir ardında bırakıp hiç bilmediği bir coğrafyaya nice zulümler baskılar eşliğinde gitmesi hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar acı vericidir. Günümüzdeki savaşları, soykırımları görüyor insanlık ölmüş diyoruz da insanlık öleli yüzyıllar oldu, farkına varamıyoruz. İnsanlık yeni ölmedi ki... Çerkes bir anne küçücük bebeğin ölüsünü denize bıraktığında öldü insanlık. Küçük bir çocuğun gözlerinin önünde annesinin, teyzesinin gözleri oyulduğunda öldü. Şu günlerde ölmeye devam ediyor. Yazarın dediği gibi "Katiller yaşadıkça masumlar ölür."
Edebiyat
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024903 okunma
Reklam
Puan vermedi·325 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Algernon'un cansız bedenini, bilim insanlarının onu koyduğu labirentten alıp arka bahçedeki mezara gömdü Charlie. Charlie, düşük bir IQ ile doğup annesinden, kardeşinden hiç şefkat görmeden büyümüştür. Bir şekilde yolu bilim insanı Dr. Strauss ile kesişir ve Strauss ve ekibi için Charlie mükemmel bir denektir. Fare Algernon'da denenen ve başarılı sonuçlanan deney Charlie üzerinde denenir ve eskiden dalga geçilen, küçümsenen Charlie artık çok zekidir ve eskiden onu seven insanların bile kıskançlık dolu davranışlarına tanık olur. Charlie adeta bir kobaya dönüştürülür ve bilim insanları onun bir birey olduğunu unutur hale gelir. İnsanlığın faydası için yapılan deney en temel insanî değeri unutturur : birey olmak. Aslında her şeyden değerlisi de budur. Bizi biz yapan ne zekamız, ne bildiğimiz diller ne de okuduğumuz okullar... Biz var olduğumuz yaşadığımız müddetçe hep kıymetliyiz. Yetersiz özelliklerimizle de bireyiz, yetersiz bir uzvumuzla da bireyiz, yetersiz imkanlarımızla da. Sevmek ve sevilmek için insan olmamız yeterli. Olumlu hiçbir özelliğimiz olmayabilir ama bu bizim sevilmeye değer olmadığımızı göstermez. Hepimiz doğuştan şefkat ve sevgiyi hak ederiz, tıpkı tüm bunlardan yoksun kalmış Charlie gibi. Charlie'den öğreneceğimiz çok şey var. "... Ama ben zekanın tek başına hiçbir anlam taşımadığını öğrendim. Burada sizin üniversitenizde zeka, eğitim ve bilgi büyük idoller haline gelmiş. Ama şimdi biliyorum ki hepinizin atladığı bir şey var : Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez. "
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2021 11. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 21:25
"İnsan eşref-i mahlukattır." Ona cihandaki diğer yaratılmışlardan farklı olarak akıl denen bilme, anlama yetisi verilmiş ve hayatını buna bağlı olarak geçirdiği takdirde var olma şansı sağlanmıştır. Adı, rejimi, yönetim biçimi ne olursa olsun özgür düşünmek her adem evladının tartışılamaz bir hakkıdır. Okuduğum en güzel Aytmatov romanı da bu düşünceyi destekler nitelikte hem cesur hem de özgür bir kalemle neşredilmiş. Adıyla müsemma Sarı Özek bozkırında trenler doğudan batıya batıdan doğuya gider gelir, gelir giderken bir günün nasıl da bir asra dönüştüğünü koca yürekli Yedigey'in penceresinden görüyoruz. Yedigey'de herkesin yardımına koşarken vefayı, dostunun vasiyetini yerine getirmek için bozkırda çırpınırken mücadeleyi, uzaya fırlatılan füzeyi görünce kaçmasından da insanoğlunun hayretini tattık. Yazar "mankurt" ifadesiyle toprağını, özünü yitiren insanların yalnızca kendilerine emredileni yapan bir robottan farklı olmayacağını insanın benliğini bildikçe, köklerini yaşattıkça yeşereceğini çarpıcı bir efsaneyle unutulmaz kılıyor. Bununla birlikte görüyoruz ki tek mankurt Juan-Juan keçi derisi ile geçmişini unutturdukları adeta robota dönüşen insanlar değildir. Okumuş, yüksek mevkilere gelmiş fakat kişiliğini özünü unutmuş bencilleşmiş Sabitcan da bir mankurttur; onlara bir mezar yerini çok gören sovyet askerleri de... Bu roman ile günümüz medeniyetinde de insanların nasıl da kendilerini unutup yalnızca olması istenilen insana dönüştüklerini böylece uygar bir mankurt olduklarını idrak edebiliyoruz. Geleneksel hikayelerle Türk kültürünün eşsiz unsurlarını kitabına serpiştiren yazar, Sovyet rejiminin baskıcı politikasının kurbanı Abutalip ile de gerçeklerin bir gün tüm politikaların önüne geçebildiğini anlatmış. Geçmişi, bugünü geleceği yalnızca bir güne sığdırarak
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
9/10
·438 syf.··
2021 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 20:44
İnce Memed Çukurova'nın kimi bereketli, kimi dikenli, kimi bataklık arazisinde geçen bozuk düzene başkaldırı romanı. "Mecbur adamın romanı " der Yaşar Kemal İnce Memed için. Memed sıradan bir köy çocuğu iken dağlarda hüküm süren çoluk çocuk herkesin umudu olan bir eşkıya olur. Genç Memed'e aşağılık düzene dur demek için eşkıya olmaktan başka bir yol kalmamıştır. Abdi Ağa halkın emeğini sömüren derebeylik düzeni içinde ağalardan yalnızca biridir. Bizler okurken fark ederiz ki yüreksiz Abdi Ağaların, zalim Ali Safa Beylerin sonu hiç gelmemiştir ve belki de gelmeyecektir. Ama yine gördük ki mühim olan direnmektir mühim olan kötülüğe razı olmamaktır. İçimizdeki İnce Memed'i ortaya çıkarmaktır bütün mesele. Bütün mesele fırsatçının, emek düşmanının karşına dikilebilmektir korkmadan, düşünmeden. Derler ki Çukurova'da onca yiğit, bir o kadar da eşkıya vardır. Yaşar Kemal muhteşem tasviri ile yiğitliği de eşkıyalığı da bizlere de yaşatıyor. Anavarzada aç susuz günlerce yürüyor, bazen de ocak başında tüten sıcak çorbanın kokusunu duyuyorsunuz. Abdi Ağa'ya en az köylüler kadar kızıyor, İnce Memed'i Koca Osman gibi sahipleniyorsunuz daha tanımadan. Hatçe'nin yanına varıp acısına beraber ağlamak istiyorsunuz. Çakırdikenleri farkında olmadan ayağınıza, Memed'in sevdasını toprağa gömmesi yüreğinize batıyor. ''bir türkü duyulur.. gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... dağda söylenirse başka ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. hep ayrı tattadır. sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.'' Canım Yaşar Kemal kendin kadar gerçek kendin kadar yürekli bir İnce Memed'le tanıştırdın bizleri. Türkçe'ye en güzel romanlardan birini kattın. Onurlu yaşamayı, haksızlığa göğüs
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2021 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 23:30
"Gelecek ellerimizde mi? " diye soruyor yazar Erhan Ünal kitabın başında. Eseri okurken en çok da bu soruya yanıt arıyoruz. Bir şeyleri değiştirebilmek için geç mi kaldık diye endişe etsek de anlıyoruz ki geleceği şekillendirmek yalnızca insanoğlunun elinde. Çünkü yazarın da dediği onlar güçlü ise biz sayıca üstünüz. Market raflarında gördüklerimizi sorgulamadan tüketme temayülümüzü, tüketirken aslında büyük finansal çıkarlara nasıl da alet olduğumuzu adeta bir ayna tutarak gösteriyor yazar bizlere. Gıda endüstrisi ile küresel pazarlama şirketleri menfaatleri uğruna toplumun beslenme alışkanlıklarını değiştirip insanoğlunu dönüşü çok zor olacak felaketlere sürüklemiştir: sağlıklı doğal gıdalar bir şekilde yok edilip yerini endüstriyel ve son derece sağlıksız gıdalar almış, terör iç savaş vb. sorunlarla yerli halkların topraklarından uzaklaştırılması sağlanmış ve tarım arazilerine el konulmuştur. Yazar kendi pencerenizden gördüğünüz yerküreyi genişletiyor, ufkunuza bir mum yakıyor. Anlıyoruz ki kitlelerin sürüklendirilmeye çalışıldığı bu vahim hâl, bu girift ancak beşerin bilinçlenmesi ve mücadele etmeye karar vermesi ile son bulur. Cihan içinde nice cihanlar nice oyunlar peyda olmuş okuduk, gördük. Yine anladık ki "okumak görmektir."
Algı
Ekmek BiterkenErhan Ünal · Asi Kitap · 201720 okunma
Reklam