“Talih insana bütün nimetlerini verse, onları tadabilecek bir ruh gerekir. Bizi mutlu eden; bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varabilmektir.” (Montaigne)
“Anlamsızlığın, yaşamı dolu dolu yaşamayı engellediği için bir hastalıktan farkı yoktur. Birçok şeyi, hatta belki de her şeyi dayanılır bir hâle dönüştüren anlamdır.” (Carl G. Jung)
Fazıl: Hep böyle oluyor. Ne kadar suçlu olursan ol, sonunda hep sen galip geliyorsun.
Nihat: Doğru. Çünkü sen sevmesini bilmiyorsun.
Fazıl: (Basarak) Ben ha?
Nihat: Sen tabii. Sevsen bu kadar kuvvetli, böylesine hatasız olmazdın.
“Mükkemmel bir hükümet asla var olmaz çünkü insanların, tutkuları, hırsları vardır. Şayet insanların tutkuları, hırsları olmasaydı, zaten o zaman hükümete de gerek kalmazdı.” (Voltaire)
“Bütün dünyaya ve tabii kendime de, öyle bir tekme atmak istiyordum ki her şey, bu arada ben de, güzel, canlı, namuslu bir hayat başlatmak üzere, birbirini seven insanların neşe dolu, coşku dolu danslarıyla, çılgınca dönmeye başlayalım…”