Elif ARSLAN

8/10
·176 syf.··
2021 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2021 21:27
Büyümüştü Gorki bu kitapta. Büyüdüğü için, belki de intihar teşebbüsünden çok utandığı için önceki iki kitabının aksine kapatmıştı kalbinin bazı odalarını. Hâliyle bu yüzden de bu kitap daha az samimimi ve daha yavandı diğerlerine göre. Yaşamak, okudukça nasıl yaşadığının farkında olmak ağır geliyordur tabii ki insana.
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,9bin okunma
Reklam
10/10
·282 syf.··
2021 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 01:39
Kelimeler nasıl bu kadar parçalayabilir bir insanın kalbini? Acı, bu kadar yalın ve çıplak nasıl ortaya konabilir? Ah Gorki… Büyük Gorki… Sen acını, sen Rus halkının çaresizliğini ve sefaletini içime işledin.
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
7/10
·424 syf.··
2021 13. kitabı
Çok okunmalarına ve eserlerinin birçok dile çevrilmesine rağmen Elif ŞAFAK ve Orhan PAMUK okuduğumda benzer hislere kapılıyorum: Hiçbir şekilde gerçekliğine ikna edilemediğim suni karakterlerin ülkenin genel görünümüne yerleştirilme çabası. Karakterlerin gerçekliğine inandırılamadığım için bir müddet sonra ele alınan olaylar da gerçekliğini yitirerek havada kalıyor gözümde. Oysa kitaplara yedirilen kimi tespitler ve felsefi düşünceler de ilgimi çekiyor. Havva’nın Üç Kızı da tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Her ne kadar kitabın başlığı Havva’nın Üç Kızı olsa da kitabın ana karakteri Nazperi NALBANTOĞLU adında, hep arada kalmış bir kadın: Annesi ve babası arasında, inanç ve inançsızlık arasında, Doğu ve Batı arasında, belki varlık ve yokluk arasında… Diğer iki kadın ise görece daha az yer tutuyor. Hatta Mona kitabın adına dahil bile edilmeyebilirdi, çünkü kitap boyunca varlığını çok az hissettim. Şirin ise kitaptaki en asi karakter olmasına rağmen yine çizilenin aksine varlığını yeterince hissedemediğim… Bunlar bir ara aynı eve çıkıyor, ama bu kararı alış biçimleri de yine gerçek hayata oturtamadığım bir kurgu. Sadece yazarın birbirine karşıt fikirlerini sunmak için öylesine aldığı bir karar gibi. Selma ve Mensur gibi yıllarca aynı evde yaşayıp birbirine benzememeyi ve kişiliklerini korumayı başarmış kaç çift var, merak etmekteyim. Naçizane bir tespitim de şöyle: Yıllar önce bir kitabında Adalet AĞAOĞLU’yla bir görüşmesinden bahsediyordu yazar. Ama daha sonra Adalet AĞAOĞLU, bir röportajında böyle bir görüşmenin hiç gerçekleşmediğini aktarıyordu. İçimden bir ses Adalet AĞAOĞLU’nun haklı olduğunu ve Elif ŞAFAK’ın AA’ya öykündüğünü söylüyordu. Bu kitapta da “Türk burjuvazisinin son akşam yemeği” kısmını başarısız bir “Bir Düğün Gecesi” taklidine
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma