" Savaşta ahlâk yoktur," dediler. "Ama yamyamlar asla bir günde yiyebileceklerinden fazlasını öldürmezler. Sizin savaşlarınızda, birkaç dakikada binlerce kişi ölüyor.
Mutantlar pek çok değişik inançlara sahiptirler;onlar, 'senin yolun benimkinden değişik,' derler, 'senin Kurtarıcın benim Kurtarıcım değildir, senin daiman benim daimamdan farklıdır,' derler. Oysa gerçek şudur ki, tüm yaşam tek bir yaşamdır. İlerleme yolunda sadece tek bir oyun vardır. Sadece tek bir ırk,değişik gölgeler vardır. Mutantlar,tanrının adı, tanrının evi, tanrının günü ve tanrının ayini yüzünden tartışırlar
O yeryüzüne inmiş midir ki? Ona ait öykülerden nasıl bir anlam çıkarabilirler? Gerçek gerçektir. Sen birinin canını yakarsan, kendi canını acıtırsın
Birine yardım edersen, kendine yardım edersin. Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. Mutantlar bunun sadece bir insan ömrü boyunca geçerli olduğunu, biryesellik ve ayrımcılık anlamında düşünürler. Gerçek İnsanlar bunun sonsuzluğa dek süreceğini bilirler. Atalarımız, doğmamış torunlarımız, her yerdeki tüm yaşam,bunların tümü 'birdir'.
Dünyada eş yüzler olduğu gibi, eş ruhlar da vardır. Bunlar diğer ruhların kalabalığı arasında mütemadiyen birbirini ararlar, yaştan münezzeh oldukları için yılların açtığı mesafe buluşmalarına mani değildir.
Onun için zaman, bütün müesses şeyleri temellerinden sarsan inkılap rüzgârıydı; onun için zaman, kalplerdeki çarpıntı ve yüzlerdeki endişeydi;herkes, arkasından mütemadiyen itildiğini hissediyor, fakat, ne iteni, ne de gittiği yeri biliyordu.