Özlem, artık, kesindir -yoğun, ve, dopdolu...
Özleyen çok kısa bir süre daha durur: özlenenin hiç görünemediği noktaya bakarak; sonra, yavaşça, geri dönüp, yürümeğe başladığında, özlem, doruk noktasını bulur:--
Özlemin doruk noktası, özleyenin özleneni artık göremediği noktadır - özlem, görüşün artık olmadığı noktada, doruğundadır.
Özlem, görememenin yoğunluğudur.
Çocukluğum boyunca, ergenlik dönemimin başlarına kadar kurduğum bir hayal vardı. Anne babamın - ülkenin dört bir yanına dağılmış halde yaşayan ve yılda sadece birkaç kez gördüğümüz -arkadaşlarının hep birlikte bizim sokağa taşındıklarını, evde işler zorlaştığında -ki sık sık olurdu bu- onların yanına gidebildiğimi hayal ederdim. Her gün kurduğum bir hayaldi bu. Oysa bizim sokakta sadece aynı ölçüde içine kapalı, aynı ölçüde yalnız insanlar yaşıyordu.