Elsa Morante, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından. Eserlerinin baskısı yok şu an, çok üzücü.
Ve Tarih Devam Ediyor’da, 1940-1947 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında, genç oğluyla birlikte Roma’da yaşayan, yarı Yahudi bir öğretmen kadın olan Ida’nın hikayesini anlatıyor Morante. İkinci Dünya Savaşı’nın yeni başladığı dönemde, bir Alman askerinin, Ida’ya tecavüzüyle açılıyor roman, ki bu tecavüzü gerçek anlamıyla kabullenip okumak da mümkün, işgal altındaki ülkenin bir sembolü olarak almak da, ve sıradan bir hayat süren iki çocuklu bir kadının savaşla beraber hayatının seyrinin değişimiyle devam ediyor. Savaşın hararetlenmesiyle beraber karnını doyurmak bile mesele haline gelmişken, Yahudi köklerinden dolayı her an olabileceklerin korkusu ve diğerlerinin kendisi kadar şanslı olamadığı düşüncesinin de ağırlığıyla, iki çocuklu bir kadının tek başına verdiği hayatta kalma mücadelesini okuyoruz. Alışılagelmiş savaş hikayelerinin aksine, bir asker, gazeteci ya da esirin gözünden değil de, işgal altındaki bir şehirde günlük hayatına devam eden ya da etmeye çalışan sıradan insanların yaşadıklarıyla savaşı ve işgal altındaki toplumu okuyoruz bu kez.
Ve Tarih Devam Ediyor’u özel bir eser yapan Elsa Morante’nin bakış açısı ve döneme yaklaşımı. Her ne kadar İkinci Dünya Savaşı’nda yaşananları anlatıyor olsa da, bu dönemden hareketle dünya düzenine, bir bütün olarak tarihe, neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde olaylara bakıyor Morante ve faşizmi bir dönem yaşanıp bitmiş bir mesele olarak değil, süregiden kapitalist düzenin tarihi gelişiminin kaçınılmaz bir sonucu olarak ele alıyor, bir olgu olarak irdeliyor. Bir dönemle değil, tüm insanlık tarihiyle hesaplaşıyor bir yerde. Yaşananların umulmadık, beklenmedik olmadığını, aslında her olayın nasıl daha büyük bir