"Gitme,"dedi."Seni bakan yaparım."
"Ne bakanı?"
"Şey...Adalet Bakanı."
"Fakat burada yargılanacak kimse yok ki!"
"Kim bilir? Krallığımı henuz dolaşmadım. Çok yaşlıyım, yürümek çok yoruyor beni. Süslü bir araba için yerim de olmadığından her yeri dolasamadim."
Küçük Prens,gezegenin öteki köşelerine bir göz atmak için eğildi ve şöyle soyledi:
"Ama ben her yeri gordum, burada başka kimse yok."
"Oyleyse sen de kendini yargılarsın. En zoru da budur. İnsanın kendisini yargılaması,başkasını yargilamasindan çok daha zordur. Kendini iyi yargılamayı başarırsan gerçek bir bilge olduğunu kanıtlamış olursun."
Büyüklere "Pencerelerinde sardunyalar,damında güvercinler olan,pembe tuğladan örülmüş güzel bir ev gordum."derseniz sizin nasıl bir evden bahsettiğinizi kafalarında canlandiramazlar.Fakat onlara "Yüz bin frank değerinde bir ev gordum." derseniz o zaman "Ne güzel evmiş!" diye haykirirlar.
Bu gok bilimci,buluşunu o zamanlar Uluslararası Astronomi Kongresi'nde harika bir sunumla açıklamıştı.Fakat fes ve şalvar giyiniyor diye kimse onun söylediklerine değer vermemişti. Büyükler böyledir işte...
Neyseki sonraları Asteroit B612'nin itibarını kurtarmak için bir Türk önderi bir yasa koydu;artık halkı Avrupalılar gibi giyinecek,yasaya uymayanlar ölümle cezalandirilacakti.Ayni gok bilimci 1920 yılında,Asteroit B612'yi etkileyici ve şık giysiler giyinmiş olarak tanıttı.Bu kez herkes onu dikkatle dinledi ve görüşlerini kabul etti.