(Aşık olduğunu nasıl anladın?)
"Ben daha iyi biri olmak istediğimi anladım," dedi Ayza hiç düşünmeden. "Dünyayı daha iyi bir yer yapmak istediğimi anladım. Sadece onun için."
📍Geçenlerde bir yerde okudum.
"Nitelikli kimseler desteklemeye, teşvik etmeye, umut vermeye daha meyilli.Kişinin niteliği azaldıkça kusur bulmaya, küçümsemeye meyli artıyor."diyordu.
Zihnimde her daim benimle dolaşan düşüncelere birkaç sözle denk gelince; kelimeler dikkatimi çeker, durup 2-3 kez okurum, üzerine uzun uzun düşünürüm.Bu satırlarla da öyle oldu.Çok katılıyorum.Kusur arayan kusur bulur. Girdiğim bir ortamda gözlem yapıyorum ister istemez.Kendim de dahil her tavrı incelemeyi seviyorum.Ve bazı insanları, tavırlarını uzuun uzuun düşünüyorum.Farklı bakış açılarını, olaylar karşısındaki farklı tepkileri, hercai tavırları görüyorum.Ben böyle olmalıyım, işte böyle olmamalıyım diyorum.Her hal aslında bizimle alakalı.Neyi nasıl gördüğümüzle.Neye nasıl baktığımızda, bir durum karşısındaki tavrımızda.Her şeyin farkında olup da o durumdaki tepkimizin bilinçli tercihinde.Olaylar karşısında nasıl davranmayı seçtiğimizde.Kırabilecek güçteyken kırmamakta. Her atılan adımda, "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır söylesin yahut sussun."hadisini hatırlamakta.
Düşünceden davranışa uzanan uzuun bir süreç bu.Tüm sır düşüncede saklı.Zihindekiyle davranış arasındaki dengeyi kurabilmekte bütün mesele.
Bildiğini, inandığını davranışa yansıtabilmekte. Kalp dili ile hal dili arasındaki uyumun önemi de yadsınamaz bu noktada.İçsel sürecinde sağlıklı, temiz bir zihin ve kalp genellikle güzellikleri görüyor, destekliyor, teşvik ediyor, yüreklendiriyor.Kendi içindeki huzuru ve dengeyi yakalayamamış bir kalpten, kendine karşı acımasız olandan, dışarıya karşı incelik, nezaket ve değer beklemek yersiz.Bu hallere rastladığımda kendimde de dahil kalp ve ruh sükûneti diliyorum her dâim.Çünkü insanız ve kimse mükemmel veya kusursuz değil.Veslhasıl kelam kendisini değerli