Elif ceylan

Gözleri hasta olanlar, güneşin ziyasınu inkar ederler;ağızları acı olanlar, tatlı suya acıdır derler. (işaratül icaz, 178)
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O zaman Ereşkigal ..., Ölüler diyarının başkapıcısı Neti'ye şöyle dedi: "Gel, Neti, ölüler diyarının başkapıcısı, Sana diyeceğim emre kulak ver. Ölüler diyarının yedi kapısının sürgülerini kaldır Ölüler diyarının “yüzü” Ganzir kapısının kurallar (Inanna) girdiği zaman, Yerlere eğilsin ..."
Sayfa 165·Kitabı okudu
Sümer kozmogonik görüşleri şöyle özetlenebilite 1. Başlangıçta ilksel deniz vardı; Sümerlerin bu denizi ezeli ve yaratılmamış olarak kabul etmiş olmaları mümkündür. 2. Ilksel deniz birleşik haldeki göğü ve yeri ortaya çıkardı. 3. Gök ile yer, katı öğeler olarak düşünülmüştü. Bununla birlikte, aralarında, ana niteliği genişlemek olan, onlardan çı- kan hava öğesi vardı. Böylece gök ile yer genişleyen hava öğesi tarafından ayrıldı. 4. Gök ile yerden daha hafif ve yoğunluğu çok daha az olan hava, Sümerlerce belki de havayla aynı maddeden olduğu düşünülen ayı meydana getirmekte başarılı oldu. Güneşin aydan doğduğu düşünülüyordu; yani, ayın havadan ortaya çı- kıp gelişmesi gibi o da aydan ortaya çıkıp gelişmiştir. 5. Gök ile yer birbirinden ayrıldıktan sonra, yeryüzünde bitki, hayvan ve insan yaşamı olanaklı hale geldi; yaşam hava, toprak ve su bileşiminin bir sonucu olarak düşünülmüş gibi görünmektedir; kuşkusuz güneş de buna dahildi. Yeryüzün- deki bitki ve hayvan yaşamının ortaya çıkışı ve üremeleri konusunda elimizdeki malzemeden bir şey çıkarmak ne yazık ki güçtür.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Gök ile yer dağından sonra, An (gök-tanrısı) Anunnaki'lerin (ardılları) doğumuna neden oldu, Aşnan (tahıl-tanrısı) adı henüz doğmadığından, henüz biçimlenmediğinden Uttu (bitki-tanrıçası) henüz biçimlenmediğinden, Uttu için hiçbir kutsal alan kurulmadığından, Hiç koyun yoktu, hiç kuzu inmemişti, Hıç keçi yoktu, hiç oğlak inmemişti, Koyun iki kuzusunu yavrulamıyordu, Keçi aç oğlağını yavrulamıyordu. Çunku bilge Aşnan'ın ve Lahar'ın (sığır-tanrısı) adını, Anunnakiler, buyük tanrılar, bilmiyordu, Otuz günlük... tohumu henuz yoktu, Kırk günlük ... tohumu henüz yoktu, Kuçuk tohumlar, dag tohumu, saf canlı yaratıkların tohumu henüz yoktu. Uttu henüz doğmadığından, (bitkilerin?) tacı henüz yetişmediğinden, efendi henüz doğmadığından, Ova tanrısı Sumugan henüz ortaya çıkmadığından, Insanoğlunun ilk yaratıldığı zaman gibi, Onlar (Anunnakiler) ekmek yemeyi bilmiyorlardı, Giysi giymeyi bilmiyorlardı, Koyunlar gibi ağızlarıyla ot yiyorlardı, Arklardan su içiyorlardı. O gunlerde, tanrıların yaratma odasında, Dulkug evlerinde, Lahar ve Aşnan biçimlendi; Lahar ve Aşnan'ın ürünlerini, Dulkug'un Anunnakileri yiyor, ama doymuyorlardı; Has ağıllarındaki sütü, ve iyi şeyleri, Dulkug'un Anunnakileri içiyor, ama doymuyorlardı; Has ağıllarındaki iyi şeylerin hatırına, İnsana sokuk verildi
Sayfa 139·Kitabı okudu
(Ninmah) doğurganlığı olmayan bir kadın yaptı. Doğurganlığı olmayan bu kadını gören Enki, Onun yazgısını belirledi, "kadın evinde kalmasını yazgıladı. (Ninmah) erkeklik organından yoksun, kadınlık organından yoksun bir varlık yaptı. Erkeklik organından yoksun, kadınlık organından yoksun bu varlığı gören Enki, Onun yazgısını kralın önünde durmak olarak belirledi.
Sayfa 134·Kitabı okudu