Elif Sude

Elif Sude
@Elifsc_345
Havva'nın Üç Kızı
Puan vermedi·424 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 00:00
SPOİ!! HAVVA'NIN ÜÇ KIZI Havva'nın Üç Kızı'nı okurken kitabın yalnızca din üzerine değil, insanların inançları, önyargıları ve birbirlerini anlama biçimleri üzerine de düşündürdüğünü hissettim. Roman boyunca farklı dünya görüşlerine sahip karakterler görüyoruz; ancak beni en çok etkileyen şey insanların çoğu zaman birbirlerini anlamaya çalışmak yerine yargılamayı tercih etmeleriydi. Özellikle Mona'nın başörtüsü nedeniyle bir Hristiyan tarafından dışlanması bana oldukça ironik geldi. Çünkü kadınların örtünmesi yalnızca İslam'a özgü bir gelenek değildir. Bu sahne bana insanların bazen kendi inançları veya tarihleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadan başkalarını yargılayabildiklerini düşündürdü. Bu nedenle kitabın önyargılar konusundaki eleştirisini başarılı buldum. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer konu ailelerin çocukları üzerindeki etkisiydi. Ebeveynlerin kendi inançlarını ve değerlerini çocuklarına aktarması doğal bir durum. Ancak bunun bir fikir paylaşımı şeklinde olması ile çocuğu iki farklı düşünce arasında sıkıştırması arasında büyük bir fark var. Peri'nin yaşadığı kimlik karmaşasında ve sürekli bir taraf seçmek zorundaymış gibi hissetmesinde ailesinin büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle roman, ailelerin çocuklarını kendi inanç çatışmalarının tarafı hâline getirmemesi gerektiğini bir kez daha düşünmemi sağladı. Belki bu konu beni özellikle etkiledi çünkü benim büyüdüğüm çevrede din, insanları birbirinden uzaklaştıran değil daha çok kişisel bir mesele olarak görüldü. Bu yüzden Peri'nin yaşadığı çatışma bana daha da ağır geldi. Peri'nin annesi ise kitapta en çok eleştirdiğim karakterlerden biri oldu. Bunun nedeni yalnızca kızını suçlaması değil, kardeşinin ölümünden sonra Peri'yi adeta bir günah keçisine dönüştürmesiydi. Bana göre
1000Kitap
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619bin okunma
Reklam
İntihar Dükkanı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 16. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:00
SPOİ İntihar Dükkanı Alan, nesiller boyu insanlara çeşitli yollarla intihar etmelerine yarayacak malzemeler satan Tuvache ailesinin en küçük oğlu ve hayatları boyu gülümsemeyi bile kendilerine çok gören bir ailede yüzünde tebessümü eksik olmayan bir savaşçı… Açıkçası kitaptan böyle bir son beklemiyordum. Karakterlerin değişeceğini tahmin etmek asla zor değildi lakin Mishima gibi bir adam bile değişmişken Alan’ın intihar etmesini beklemiyordum. Fakat kitabın sonunu okuyunca bunun olabileceğini fark ettim. Çünkü koskoca ailede sevilmeyen tek kişi Alan’dı; farklı olduğu için sürekli olarak anne ve babasının nefretiyle ve kardeş ayrımcılığıyla büyüdü. Belki sonlara doğru annesinin sevgisiyle karşılaştı ama o karanlığı çoktan benimsemişti. Aslında burayla ilgili birkaç düşüncem var: Ben aile bağlarının sadece çocuklukta kurulduğuna inanırım. Belki bağlar gençken kırılabilir, sonrasında bu kırgınlıklar onarılır; lakin hiç oluşmamışken bağlar var olamaz. Sevgisiz büyüyen bir çocuk, istediği sevgiyi etrafına yayarak sevgisiz kalan tarafını gizlemek ister. Kitap bize en aydınlık görünenlerin, belki de içlerinde en büyük karanlığı barındırabileceğini gösterdi ve bu bana şu sözü hatırlattı: "En çok gülenler, yüreklerinde en derin yaraları taşıyanlardır." Bu kitabı okurken kendimi oldukça garip hissettim. Bunun en büyük sebebi; her ne kadar kitaptaki kadar nefret ve umutsuzluk dolu bir dünyada yaşamasak da her durumun olumlu yönlerini görmeye çalışan insanlar, aynı kitaptaki gibi nefret ile karşılaşıyor; sanki dünyada yeterince nefret yokmuş gibi...
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Yüzbaşının Kızı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:10
SPOİ YÜZBAŞININ KIZI Pyotr Anderiç'in baştaki ukala tavırlarıdan hiç hoşlanmasamda sonrasında ahlakı cesareti ve ülkesine karşı olan sadakati ona karşı oluşturduğum duvarları hızlıca yıktı. Marya Ivanovna ise sonda göserdiği cesaret ile beni etkiledi, aslında kitapta bence ana karakterlerle ilgili konuşulacak çok bir şey yok karakterler üzerinden verilen mesajlar asıl konuşulması gereken. Çünkü karakterlerin aşırı derin kişiler olduklarını düşünmüyorum, kiapa bize verilen ilk mesaj verdiğimiz yanlış bir karar belkide ileride iyi bir sonuç doğurabilir-bunu fırtınada ilerlemeseydi pugaçov ile karşılaşamayacak olmasından çıkarıyoruz-diğer mesajımız ise yaptığımız küçük bir iyiliğin hayatımızı kurtarabileceğidir. Bir diğer mesajımız ise bir savaşta iyi ve kötünün olamayacağıdır. Mutlak haklı olan bir taraf bir savaşta var olmayabilir ki zaten şahsi fikrime göre masumların öldüğü hiçbir yerde haklı taraf olamaz kitapta zaten bunu şu sözle anlatır:"Unutma: En iyi ve en sağlam değişiklikler esasen, ahlakların düzelmesiyle ve hiçbir cebri sarsıntı olmaksızın yapılandır." Son mesajımız ise bir insanın hıncının başka insanların hayatlarından zaman çalabileceğini hatta hayatlarına mal olabileceğini görüyoruz..... Pyotr Anderiç'in sırf Marya'nın sorgulanmaması için kendini feda etmesininde sevmenin bazen fedakarlık gerektirebileceğini onu kurtarmak için şehrin savunmasından tek başına ayrılmasından ise sevmenin cesaret istediğini ve sadece söz ile olmayacağını fiile dökülmesi gerektiğini görüyoruz
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 202436,8bin okunma
Cam şato serisi
Puan vermedi·960 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 23:22
CAM ŞATO SERİSİ !!SPOİLER VARDIR!! Aelin gerçekten çok güçlü, zorluklara göğüs germiş bir karakter. Yaşadığı işkence ve acılar oldukça ağır; fakat kitapların bunu sürekli söylemesi beni bir noktadan sonra rahatsız etti. Bu acıları bize doğrudan hissettirmek yerine sürekli dile getirilmesi, okuyucu olarak benim bunu derinden yaşamamı engelliyor. Bir süre sonra sadece “söylenmiş” gibi geliyor. İlk kitaplarda bu durum çok göze batmasa da ilerleyen kitaplarda Aelin’in aşırı mükemmelleştirilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle 5. ve 7. kitaplarda, diğer karakterlerin neredeyse Aelin ne derse kabul eden kişilere dönüşmesi hikâyeyi zayıflattı. Örneğin Lysandra’nın Aedion’dan çocuk yapmayı kabul etmesi beni oldukça rahatsız etti. Bu noktada Aedion’ın tepkisini çok haklı buldum. Çünkü Aelin, “umut vermemek” bahanesiyle her şeyi tek başına planlayan, kimseye danışmayan ve sürekli kendi bildiğini okuyan bir karaktere dönüşüyor. Bu da “dostlarım uğruna her şeyi yaparım” diyen bir karakterle çelişiyor. Çünkü dostlarına bu derece değer veren bir insan onların düşüncelerine de değer vermeli. Elide karakterinin de daha farklı bir gelişim göstermesini isterdim. Hikâye boyunca ondan bir büyü gücünün olmasını ya da Demir dişlerini çıkartmasını bekledim. Ancak sadece zekâsıyla öne çıkan bir karakter olarak kaldı. Bir beklenti içine girmemizi sağladıktan sonra böyle kalması beni memnun etmedi. Bu noktada Dorian ve Manon ise bana göre serinin en güçlü potansiyeline sahip karakterlerdi. Özellikle Dorian’ın sahip olduğu saf ve güçlü büyü, hikâyede çok daha büyük bir rol oynayabilirdi. Kolayca üçüncü Wyrd anahtarını bulması ve Valg kraliçesini kandırmasına rağmen bunun çok normalmiş gibi karşılanması hiç mantıklı değildi. Aelin olsa “o her şeyi düşünür, yaşasın kraliçe”
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,434 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 15:16
SPOİİ Celaena hiç bir zaman bir suikastçı olmamıştı olamamıştı. Her ne kadar ailesinde ona bir tehditmiş gibi davranılsada ailesinde gördüğü sevgi ve huzurun Arobynn 'ın onu saf kötü yapmasına asla izin vermediğini görüyoruz ve belkide asla yapamayacağını... Bu kitapta geçen hikayelerin ileriki kitaplarda kendini göstereceğini düşünüyorum Manonun bahsettiği kızıl saçlı kıraliçenin de Ansel olduğunu düşününce Manon -Onüçler- Ansel Dorian(tasmadan kurtulabilirse) Chaol Rowan Celaena ve daha niceleriyle bir Adarlan Kralının nasıl yok edileceğini görecekmişiz gibi hissettirdi.
Suikastçının HançeriSarah J. Maas · Dex Kitap · 20221,234 okunma
Reklam