İlme/marifete/bilgiye hayatın suyu diyen sûfiler/ârifler,suyun akıcılığına benzeterek,bilginin ilahi seviyede,Evrenin her yanına aktığına/seyelân ettiğine işaret ettikten sonra beşeri seviyede hayatın suyunun,yani bilginin kaynağının insanın kendinde bulunduğunu; bizâtihi insanın benliğinin derinliklerinden kaynaklandığını vurgularlar.Bu nedenle kendini tanımayan,bilmeyen,kısaca kendini bilmenin ilmine sahip olmayan kişi, suyun kaynağından habersiz olacağından,suyun hayattaki öteki uzantılarını da gereğince idrak edemeyecek;benlik zindanının kapısını açmak için nefis gardiyanının belindeki anahtarlara gözünü dikip bir ömür bekleyecek,sonunda da çürüyüp gidecektir.