Adı:
Kendini Bulmak
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051606132
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papersense Yayınları
İnsan bir kendilik arayışıdır. Kendilik-bilincine ermiş insan, çağdaş dünyada anlamın yitimini (dis-enchanment) en derinden yaşamış birey ve tür olarak varlığını korumak için var oluşunu, var olmayı ve hayatı yeniden anlamlı kılmalıdır (re-enchantment). Nasıl? Kendi olmuş, kendilik bilincine ermiş, ferdiyetini kazanmış kişioğlunun alâmet-i fârikası “âmentu bi...” diyerek iyi, doğru ve güzel/yüce ile bağını en sahih biçimde kurmak; bir meta-fizik var olan olarak kendini yani emâneti yani akletmeyi yüklenmek; hesabı verilmiş bir hayat görüşü içinde yaşam ile ölümü bir süreklilik içinde idrâk etmek; madde ile manâyı birbirinin yerine ikame etmeksizin sahiplenmek... Ve dahi geçmişiyle geleceğinde buluşmak için teklif sahibi olmak; verili, hazır reçetelerden medet ummadan halis niyetle yola çıkmak ve yolda hatalarını doğrularına azık kılmak...

İşte bu deneme, böyle bir yola çıkışın azığı olmayı mütevazı bir biçimde teklif ediyor...
İnsan arada olan bir varlıktır. Mebde ve mead arasında. Aradaki varlık ontolojik bir kriz yaşar. Bu krizi "emn"/"iman" ile dindirir. "İman", arada kalmasından dolayı belirsizliğe ve belirsizliğinde kendisinde krize yol açtığı insan için bir limandır. "Emn" yani "emin olmak" yani "güvende olmak".
@hlsktp ınstagram adresimden
İhsan Fazlıoğlu... Türk Felsefe-Bilim Tarihçisi... Genç Dergideki röportajı ile tanıdığım İhsan Fazlıoğlu kesin okumalıyım dediğim, seminerleri sonrasında anlamakta zorlanırım korkusuyla bir türlü okumaya başlayamadığım ama bugün gördüğüm kadarıyla daha önce okumadığım için pişmanlık duyulması gereken ve diğer kitaplarını okumak için sabırsızlandığım bir isim...
Kitabında da kendini belli ettiği üzere önce bizim içinden çıkamadığımız olaylarda temele iniyor, sorunu bulup çözüyor ve bu konularda felsefe yapıp üst bir dille okuyucuya aktarıyor.
Kitaba gelirsek; Yunanî düşüncenin mahkum insanı ve Hristiyanlık'ın mahzun insanı yerine İslam'ın mesul insanı kavramsallaştırmasından yola çıkılarak "amen-tu" eyleminin insan üzerindeki etkileri, bu eylemin akılla ama "hangi akılla" yapılacağı temel bahistir. Beşer, insan farkı ve insan olmanın yolda olmaklığı, bu süreçteki kendilik bilinci üzerinde durulur. Eman olmadan iman olmayacağı bu anlamda imanın ne gibi hallerde oluşacağı bir başka dikkatimi çeken husustur.
Madde, mana, doğu,batı karşılaştırmaları ile bilinenin dışına yolculuğa çıktığımız yazılarda en etkilendiğim karşılaştırma hayat, yaşam mefhumları olmuştur. "Bir Müslüman yaşamını kaybeder; ancak hayatını kaybetmez."
Kendimizi bulma yolunda bir adım atmak olarak yorumladığımız kapak resmi ile dahi başlı başına bir ders niteliği taşıyan kitap okuyanların başını ağrıtacak niteliktedir :)
İnsanın en büyük emâneti yine kendidir; çünkü insan, kendine emânettir; kendine emânet edilmiştir.
Aklın ibâdeti ise tefekkürdür; ibadet yani kulluk... Bu nedenledir ki, tanınmış Osmanlı düşünürü Taşköprülü-zade, "İlim aklın ibadetidir." demektedir.
Bu nedenle, ulemâ ve urefâ akılda, ilimde ve ibadette tatili caiz görmezler; çünkü akılda tatil bizi insanlıktan çıkarır; ilimde tatil hayattan koparır; ibadette tatil ise kulluktan eder.
İnsan için en zor soru, nere-ye yani meâd sorusudur. Bu soru bir korku sorusu değil, bir anlam sorusudur; korku, anlamsızlıktır; dolayısıyla belirsizliktir, tanımsızlıktır. İnsan yaşamı boyunca bu soruyla baş başa kalmamak için hep kendini oyalar.
Elbette "Bugünün bilimi, yarının efsanesidir." ; ancak efsaneler tarihi bir içeriğe sahiptirler ve bu içerik ancak o efsanelerin hangi sorulara yanıt olarak üretildiğini sormakla tespit edilebilirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendini Bulmak
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051606132
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papersense Yayınları
İnsan bir kendilik arayışıdır. Kendilik-bilincine ermiş insan, çağdaş dünyada anlamın yitimini (dis-enchanment) en derinden yaşamış birey ve tür olarak varlığını korumak için var oluşunu, var olmayı ve hayatı yeniden anlamlı kılmalıdır (re-enchantment). Nasıl? Kendi olmuş, kendilik bilincine ermiş, ferdiyetini kazanmış kişioğlunun alâmet-i fârikası “âmentu bi...” diyerek iyi, doğru ve güzel/yüce ile bağını en sahih biçimde kurmak; bir meta-fizik var olan olarak kendini yani emâneti yani akletmeyi yüklenmek; hesabı verilmiş bir hayat görüşü içinde yaşam ile ölümü bir süreklilik içinde idrâk etmek; madde ile manâyı birbirinin yerine ikame etmeksizin sahiplenmek... Ve dahi geçmişiyle geleceğinde buluşmak için teklif sahibi olmak; verili, hazır reçetelerden medet ummadan halis niyetle yola çıkmak ve yolda hatalarını doğrularına azık kılmak...

İşte bu deneme, böyle bir yola çıkışın azığı olmayı mütevazı bir biçimde teklif ediyor...

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • ~ Merve Yıldırım ~
  • Büşra Elveren
  • Şeyma Seymen
  • Haticenur
  • Yakuphan Güleç
  • Büşra Özdemir
  • Nastasya
  • Mehmet Akif Durmus
  • Hatice Kübra Kara
  • Hümeyra Eroğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (8)
9
%10 (1)
8
%10 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0