Bir kez nereye bakmam gerektiğini anladığımda, artık bütün işaretler apaçık ortaya çıkmıştı ve kaçırmanın imkânı yoktu. O andan sonra yolumu bulmakta hiç sıkıntı yaşamadım.
İnsanlar dürüst davranmadıklarında ya da yalan söylediklerinde, bilinçaltından gelen bir tepkiyle, sanki söyledikleri şeylerden kaçmak istermiş gibi oturdukları koltukta kaybolacak kadar sinebilirler. Kendilerini güvensiz bir konumda hisseden ya da kendilerinden, düşüncelerinden veyahut inançlarından emin olmayan insanların genellikle sinerek ve bazen de başlarını eğip omuzlarını kaldırarak bu duruşu göstermesi beklenebilir. İnsanların hissettiği huzursuzluk belli olduğunda ya da açık bir alanda gizlenmeye çalıştıklarında, bu "kaplumbağa șekli"nin oluşup oluşmadığına bakın. Bu duruş açık șekilde güvensizlik ve rahatsızlığın bir dışavurumudur.
Limbik beynin tetiklediği duyguların bastırılması çok güçtür. Mesela hiç hoşlanmadığınız birisine tam ve gerçek bir şekilde gülümsemeye çalışın. Bunu yapmanın çok zor olduğunu göreceksiniz.
İnsan türü sosyal bir hayvan olduğundan dolayı, her zaman yalnızca kendi çıkarımız için yalan söylemeyiz, bazen diğerleri için de bunu yapabiliriz. Uzun uzadıya bir açıklamadan kaçınmak, cezalandırılmaktan kurtulmak, kolayından bir doktora derecesi almak ya da yalnızca nazik olmak adına yalana başvurabiliriz. Hatta kullandığımız kozmetik ürünleri ve kıyafetlerimiz de yalan söylememize yardımcı olur. Aslına bakılacak olursa, biz insanoğlu için yalan söylemek, "sosyal olarak hayatımızı sürdürmenin bir yoludur".