Elisa

Elisa
@Elissaa35
Non fui, fui, non sum, non curo
Eylemsizliklerin Oyunu: Godot’yu Beklerken
10/10
·134 syf.·
2026 4. kitabı
“Hiçbir şey yaşanmıyor, kimse gelmiyor, kimse gitmiyor, çok garip...” Absürt tiyatro akımının en önemli öncüsü ve kurucusu kabul edilen Samuel Beckett, Godot’u Beklerken adlı eseriyle bu akımın temelini atmıştır. Oyunda VLADIMIR (Didi) ve ESTRAGON (Gogo) karşılar bizi; Godot’yu beklerken. Vladimir daha çok düşünen, sorgulayan ve umut etmeye çalışan bir karakterdir. Estragon ise daha yorgun, daha umutsuz ve hayata karşı daha kırılgan bir yapıdadır. Bu oyunda belirgin bir olay örgüsü yoktur, zaman ise döngüseldir. Her gün birbirinin aynısı gibidir. Vladimir ve Estragon oradan buradan, her şeyden konuşurlar. Bazen ağaca bakıp intihar etmek isterler ama Godot’yu bekledikleri akıllarına gelir ve vazgeçerler. Daha sonra gitmek isterler ama gidemezler; birbirlerinden ayrılmak isterler ama ayrılamazlar. Hiçbir zaman eyleme geçemezler, sadece konuşurlar. Belki de kendi hayatlarının sorumluluğunu almamak için, belki de eyleme geçmekten korktukları için sadece konuşurlar ve Godot’yu beklerler. Peki Godot kimdir? Tanrı mı? Umut mu? Özgürlük mü? Onlar bile tam olarak kim olduğunu, neyi beklediklerini bilmezler. Yine de hayal kurarlar; Godot gelirse her şeyin düzeleceğine inanırlar. Peki ya gelmezse? Ya da geldiği zaman hiçbir şeyin anlamı kalmazsa? Okurken aynı döngünün içinde sıkışıp kalmışlık hissini çok yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Beckett, hayatın anlamsızlığını, bekleyiş halinin felç edici ağırlığını o kadar etkileyici bir şekilde anlatmış ki, kitapta bir olay örgüsü olmamasına rağmen kitap akıp gidiyor, akarkende düşündürüyor insanı. Yüzüne bir ayna tutuyor. Çünkü insan hayatı boyunca hep bir şeyleri bekler; bazen neyi beklediğini bile bilmeden… "Bir ayağımız çukurda dünyaya getirirler, güneş parıldar bir an ve sonra tekrar gece olur."
1000 Kitap
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınları · 202110bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okurken kaybolabilirsiniz
10/10
·256 syf.·
2025 14. kitabı
Gölgesizler, kayboluşların ve belirsizliklerin romanı. Belli bir merkezde toplanmayan, daha çok oradayken yok olan bir varoluşun hikâyesi. İnsanlar doğuyor, yaşıyor, sonra birdenbire yok oluyor; tıpkı gözümüzün önünde akıp giden ama fark etmediğimiz hayatlar gibi. Romanın yapısı da bu kayboluşları pekiştiriyor. Bir yanda berberin hikâyesi, bir yanda köyde yaşananlar… İkisi birbirine karışıyor, ama hiçbirinde kesin bir merkez bulamıyoruz. Zaman parçalanıyor, mekân bulanıklaşıyor, karakterler bir anda kayboluyor ya da yeniden ortaya çıkıyor. Bu yüzden roman, bir anlatıdan çok, bir rüya ya da gölge gibi akıp gidiyor. Hasan Ali Toptaş, olayların nedenini açıklamıyor; aksine belirsizlikleri çoğaltıyor. Muhtar’ın kayboluşu ya da Cennet’in oğlunun bitmeyen "Kaar nedeen yağaar, kaaarrr?" sorusu, hayatın kendisinin anlaşılmazlığını yansıtıyor. Bekçinin gözünden ise, insanların devletin gözündeki yerini görüyor; köydeki hayatların aslında ne kadar kırılgan ve önemsiz sayıldığını hissediyoruz. Benim için Gölgesizler, bir hikâyeden çok, kendi varlığımı sorguladığım bir deneyimdi. Okurken fark etmediğimiz hayatların ve görünmezliğin ağırlığıyla yüzleşiyoruz.
1000Kitap
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Sadako'nun yürek burkan hikayesi
10/10
·96 syf.·
2024 4. kitabı
"Bu bizim yalvarışımız Bu bizim duamız Dünyada barış istiyoruz." Neşeli, hayat dolu, 12 yaşında bir kız olan Sadako'nun, İkinci dünya savaşında Hiroşima'ya atılan atom bombasının yaydığı radyasyon yüzünden lösemiye yakalanması ve arkadaşı Şizuko'nun ona ümit vermesi amacıyla bin turna kuşu efsanesini anlatması... "Efsaneye göre bir insan hastalandığında kağıttan bin turna kuşu yaparsa, bunu gören tanrılar bu kişiyi sağlığına kavuşturur" bu efsaneye ümitle bağlanan Sadako kağıttan turna kuşları yapmaya başlar... Bu kitabı uzun zaman önce okuyup çok etkilenmiştim, bugün yine gözlerim dolu dolu okudum. Herkese tavsiye ederim.
1000 Kitap
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,3bin okunma
Zamanın pençesinde esir olmayan William Shakespeare'den
10/10
·133 syf.·
2021 4. kitabı
"Yarayla alay eder, yaralanmamış olan." İngiliz edebiyatı deyince şüphesiz herkesin aklına gelen ilk isim William Shakespeare'dir. Shakespeare, yalnızca Elizabeth dönemi İngilteresi'nin değil bütün dünyanın gelmiş geçmiş en büyük oyun yazarı olarak bilinir. Aynı zamanda neredeyse bütün dillere çevrilen ve dünyanın çok sayıda ülkesinde en sık sahnelenen oyunların yazarı olarak edebiyat alanında eşsiz bir konuma sahiptir. Shakespeare'in oyunları arasında herhalde en çok bilineni de Romeo ve Juliet'tir. Ayrılığa yazgılı iki düşman ailenin çocukları olan Romeo ve Juliet'in umutsuz aşkları anlatılır bu eserde. Romeo ve Juliet ilk görüşte aşık olur, ertesi gün evlenir, kısa ve eşsiz bir aşk gecesinin ardından ailelerinin kan davaları yüzünden ayrı düşer ve her ikisini de intihara sürükleyen olayların girdabına kapılırlar...
1K
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
"KİMSEN O OL"
10/10
·430 syf.·
2023 19. kitabı
"Tanrı'yı bizler yarattık ve şimdi de hep beraber onu öldürüyoruz" Rus Yahudi kökenli Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve dünyaca ünlü bir yazar olan Irvin David Yalom; bu kitapta Nietzsche'nin düşüncelerini sentezleyerek yarı gerçek yarı kurgu bir şaheser ortaya koymuş. "Varoluşçuluk, özgürlük, sevgi, hakikati arama ve hakikatin peşinden gitme" gibi kavramların üzerine bolca düşündüren, Nietzsche'yi sevdiren harika bir kitaptı. Kitabı okurken sayfaların su gibi akıp gittiğini söyleyebilirim.Herkese bir şeyler katabileceğini düşündüğüm mükemmel bir kitap. Mutlaka okumalısınız.
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma