“Sevdanın temelinde belki de bu vardı: seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak… İşte bu, sevdanın ilk adımı değil miydi?”
Başarılı insanlar, tıkanma noktalarının analizine daima şu soruyla başlarlar: beni engelleyen içimdeki şey nedir?
Onlar, sorunlarının kaynağını da, çözümünü de kendilerinde görür ve tüm sorumlulugu üstlenirler
Hiç durmadan kendinize şöyle SORUN: istediğim Sonuçlara ulasmammda hizimi belirleyen nedir? Tıkanma noktasının tanımı, onu açmakta kullanacağınız stratejiyi de belirler. Tıkanma noktasının teşhis edilememesi ya da yanlış teşhisi size yolunuzdan tümüyle saptırabilir.sonunda kendinizi, yanlış bir sorunla ugrasirken bulabilirsiniz.
Denize kadar ırmak idi adın
Gerisini bırak denize vardın
İnci hayal değil ki deniz olana
Ya altın neden hayal olsun ona?
Ne demişler;
Tevazu edeni define bekler
Aha böyle
Yüce yer gözeten de derde dert ekler
Tevazuyla gelsen meydan senindir
Cevher senden çıkar, maden senindir