Mustafa Elmas

Mustafa Elmas
@Elmsmustafa
...ölümüne hasta olmasına rağmen , kendi işini başka bir köpeğin yapmasına katlanamıyordu.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Varoluşun zirvesini gösteren, hayatın artık daha fazla yükselemediği bir kendinden geçme hali vardır. Yaşamanın çelişkisi de odur ki bu kendinden geçme, esrime hali, insan ancak en hayat doluyken ve insanın ancak hayatta olduğunu tamamen unutmasıyla gelir. Bu hayatı unutma hali sanatçıyı etkisi altına aldığında bir alev gibi dışarı taşar; bir askeri etkisi altına aldığında o asker savaş çılgınlığına kapılarak düşmana en ufak merhamet göstermez.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Avrupa'nın Asya'ya göre belirgin bir teknolojik , siyasi , askeri veya ekonomik avantajları yoktu ama kıta kendine özgü bir potansiyel biriktirdi ve bu potansiyel 1850'lerden sonra bir anda çok belirgin hale geldi.1750'de Avrupa, Çin ve Müslüman dünyası arasındaki görünürdeki eşitlik sadece bir seraptı. İkisi de çok uzun kuleler inşa eden iki inşaat ustası hayal edin.Ustalardan biri ahşap ve çamurdan tuğlalar kullanıyorken diğeri çelik ve beton kullanıyor. İlk başta iki yöntem arasında çok fark yokmuş gibi görünür çünkü iki kulede birbirine yakın hizada yükselir ve yükseklikleri de benzerdir. Ancak kritik eşik geldiğinde ahşap ve çamurdan yapılan kule ağırlığı taşıyamayarak çöker, çelik ve betondan yapılan kule ise kat kat büyüyerek gözün görülemeyecek yüksekliğine ulaşır.
Sayfa 283
Eğer bir insan tüm arzularından arınabilmişse hiçbir tanrı ona ızdırap çektiremez. Bunun aksine, eğer arzudan arınamazsa dünyadaki tüm tanrılar bile onu acı çekmekten kurtaramaz.
Sayfa 229
İnsanlar zenginlik ve güç peşinde koşarken bilgi ve maddi birikim yaratıyor, erkek ve kız çocukları dünyaya getiriyor, evler ve saraylar yapıyorlardı, ama ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir zaman memmun değillerdi.Fakirlik içinde yaşayanlar zenginliği, bir milyonu olanlar iki milyona sahip olmayı hayal ediyordu.İki milyonu olanlarda on milyon istiyordu.Zengin ve ünlü kişiler bile nadiren memnunlardı çünkü onlarda hastalık, yaşlılık ve ölüm hayatlarının sonlarına denk sonu gelmeyen endişelerle ve kaygılarla boğuşuyorlardı. Bir insanın tüm biriktirdiği şey buhar olup uçuyordu, Hayat manasız bir yarıştı. Peki bundan kaçmanın yolu neydi?
Sayfa 229