Bu durum kredi kartının herhangi bir piskolojik acıya sebep olmadan alışveriş keyfini yaşatıyor olmasıdır. Ahlaki yükümlülük bulanıklaşıyor. Harcarken yapmamız gereken ödemeler hakkında düşünmüyor ve ödeme yaparken de gerçekte ne için ödeme yaptığımızı bilmiyoruz.
Ölümden sonra dünyaya ne olacaktı? Var olmaya devam edecek miydi? Yoksa evren bir yansımadan mı ibaretti, zihinsel bir yapı ya da sadece bir düşünce miydi?
İşte sonuncu varoluş teorisi buydu: Dünyanın sonu kendi dünyanızın sonudur. Ortak bir dünyanın sonu diye bir şey yoktur. Tek bir birey için ölümü ve kendi ırkının tükenmesi arasında fark yoktur. Eğer ben artık yoksam hiçbir şey yok. Ben bittiğimde dünya da bitiyor.
O zaman Eyüp Kitabında yer alan şu satırları söyledim. "Bir gün ilahi krallık mensupları Tanrının hüzurunda toplandılar ve Şeytan onların arasındaydı.Tanrı ona nerede olduğunu sordu. Şeytan, "Dünyayı gezip dolaşıyordum" diye yanıt verdi. Tanrı ona, "Kulum Eyüpe bakıp düşündün mü"?Dünyada onun gibi kimseyi bulamazsın.Demek ki, Şeytan ilahi krallığın bir mensubuydu.
Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu. Evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.
Ve şunu düşünelim: Ya insan yaşamının gerçekten bir anlamı varsa? Ya bir anlığına bunun mümkün olabileceğini düşünün- Dünyadaki yaşam sadece korkulası ve gülünesi değil, aynı zamanda kutsanası bir şeyse? Ya öyleyse?