Ceylan İlgen

Ceylan İlgen
@Elpis
Öğretmen
Selçuk Üniversitesi
Diyarbakır
16 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Ceylan İlgen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
Beğendi
·
502 günde okudu
·
2018 1. kitabı
George Orwell
8.6/10 · 296,2bin okunma
Reklam
Çoğu zaman insan, bir şeylerin yokluğunu tatmadan varlığının kıymetini bilemiyor. Belki de bu meseleyi en güzel Sabahattin Ali anlatıyor: "Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti." Kıymet bilin sevgili okur. İnanın yokluğun sızısı pek zor geçiyor. Var olun. Sabahattin Ali - Çocuklar Gibi Bende hiç tükenmez bir hayat vardı, Kırlara yayılan ilkbahar gibi. Kalbim her dakika hızla çarpardı, Göğsümün içinde ateş var gibi. Bazı nur içinde, bazı sisteydim, Bazı beni seven bir göğüsteydim, Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim, Her yere sokulan bir rüzgâr gibi. Aşkım iki günlük iptilalardı, Hayatım tükenmez maceralardı, İçimde binlerce istekler vardı, Bir şair, yahut bir hükümdar gibi. Hissedince sana vurulduğumu, Anladım ne kadar yorulduğumu, Sakinleştiğimi, durulduğumu, Denize dökülen bir pınar gibi. Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir. Sevgilim, saadet ikimizindir, Göklerden gelen bir yadigâr gibi. Sözün şiirlerin mükemmelidir,
Başımıza gelen hadiseler bizi çıkmaza götürdüğünde ekseriyetle evhama kapılırız. Halbuki çıkmazlar, bir yönüyle var olduğumuzun kanıtıdır. İsmet Özel, "Bir insanın önündeki bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur." derken tam da bunu kasteder. Bazen zorlu yollar, doğru yollardır sevgili okur. Var olun. İsmet Özel - Yaşamak Umrumdadır Sabah şairin üstüne saldırıyor yaşamaktan bir güneşle kaplanıyor onun kalbi onun kalbi topraktan sıyrılıyor aşk dahi sıyrılıyor topraktan gözlerini tanıyorsunuz: çaylak sürüleri beyni: aç kuşlardan bir ambar. Bir kıyısına ilişmiyor dünyanın Allah’ın ve devletin dibinde insanlar onu barutla karıştırıyor ve zerdali çiçekleriyle. Ahali kapısını taşlıyor onun onun için develer kesiyor halk aşka ve kavgaya aydınlık getiren kalbi topraktan sıyrılıyor. Ben topraktan sıyrılıyorum buğular ve aşiret rüzgârları kanımda. Arklardan gece vakti sular kaç zaman ayaklarıma yaslı bir selâm gibi dokundu kopartılmış yapraklarımdan ibaretti hüzün dedim rahmet yağar ben yürürken gece benim ardımda taşıdım kara gençliğimi dağların damarından
Bazı vakit, birileri ile olsak dahi yalnız kalırız. Bu meseleyi anlatan nice söz, nice şiir vardır fakat hiçbiri Sait Faik gibi anlatamaz: "Sanki ben her akşam onunlaymışım gibi, bir yalnızlık duyuyorum." Tam anlamı ile yalnızlık, çok fena sevgili okur. Siz siz olun, kendinizi dahi yalnız bırakmayın. Var olun. Sait Faik Abasıyanık - Son Kuşlar Türkiye İş Bankası Yayınları Haritada Bir Nokta Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar… Robenson Kruzoe’yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada ada görmeyeyim, içimdeki dostluklar, sevgiler, bir karıncalanmadır başlayıverir. Hemen gözlerimin içine bakan bir köpek, hemen az konuşan, hareketleri ağır, elleri çabuk, abalar giymiş bir balıkçı, yırtık bir muşamba kokusuyla beraber küpeşte tahtaları kararmış, boyası atmış, ağır ve kaba bir sandal, sandalın peşinf bırakmayan bir kuş, ağ, balık, pul, sahilde harikulade güzel çocuklar, namuslu kulübeler, kırlangıç ve dülger balığı haşlaması, kereviz kokusu, buğusu tüten kara bir tencere, ufukları dar sisli bir deniz… Tabiat çoğunca dosttur. Düşman gibi gözüktüğü zaman bile insanoğluna kudretini ve kuvvetini tecrübe imkânları veren, yüz vermez bir babadır; fırtınasında kayığını batırdığı zaman yüzmesini, rüzgârında kulübenin damını uçurduğu zaman daha sağlamı, daha hünerliyi bulmayı öğretiyor, canavarıyla karşı karşıya bıraktığı zaman adale kuvvetini sınıyordur. Orada dört tarafı suyla çevrili yerde insanların büyük, sağlam dostluklar, sağlam adaleler, namuslu günler ve gecelerle birbirlerine sokulmalarını,
Siyaset
alelade hadislerle meşgul olur, sonra da "vakit ne çabuk geçiyor ya hu!" der. Ah, neler neler yitip gider. Bülent Bakiler, "Bir gün baksam ki gelmişsin..." derken nasıl müthiş anlatır hasretini. Geç kalmayın sevgili okur. Zaman akıp gidiyor. Var olun. Yavuz Bülent Bakiler - Bir Gün Baksam ki Gelmişsin Bir gün baksam ki gelmişsin. Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar. Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik Saçlarında ilkbahar. Bir gün baksam ki gelmişsin. Gülüşünde taze serin bir rüzgar Ellerin yine eskisi kadar güzel Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar. Bir gün baksam ki gelmişsin. Hasretin içimde sonsuzluk kadar. Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz. Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar. Bir gün baksam ki gelmişsin. Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var. Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm Benim olmuş dünyalar. Biryudumkitap.com
Reklam