Çevresinde her şey uykuya ve karanlığa gömülmüştü. Başını ellerinin içine almış,ne karanlığı fark ediyor, ne de saatin seslerini duyuyordu. Zihni belirsiz,garip düşüncelerin kargaşalığı içinde kaybolmuştu. Düşünceleri gökte , birbirine bağlanmadan, başıboş dolaşan bulutlar gibiydi. Hiçbirine hâkim olamıyordu. Kalbi ölmüş;bir an için hayatının akışı durmuştu. Eski düzeni bulabilmesi, yeniden yaşayabilmesi için zaman gerekti.
Zamanı saatlerle ,dakikalarla değil ,güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum : " Onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim,gelecek,gelmeyecek..."