Eylül

Eylül
𝘳𝘦𝘴𝘱𝘪𝘤𝘦 𝘧𝘪𝘯𝘦𝘮
Lise öğrencisi
73 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Denemeler
8/10
·314 syf.··
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2023 00:00
"Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır." Montaigne; çocuklarını ve en sevdiği arkadaşı La Boétie'yi kaybetmesi, bazı hastalıklarla mücadele etmesine rağmen hayata karşı olumlu bakış açısını değiştirmemiş ve bugün adını kendi türünün ilki olarak sıkça duyduğumuz "Denemeler" adlı eseri ortaya koymuştur. Denemeler, Sabahattin Eyüboğlu'nun önsözleriyle başlıyor. "Denemeler'i okuyan şu iki dersi almamazlık edemez: Doğanın istediği gibi düşün ve yaşa; hiçbir kitabın, hiçbir dogmanın kölesi olma." diye yazmış Sabahattin Eyüboğlu. Montaigne ise kendi eseri hakkında "Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil kendime ders veriyorum." diyerek belirtmiş denemelerin konusunu. Denemeler aslında sadece bunlara değinmiyor, birçok konuya giriyor; yaşam, ölüm, ruh ve bedenin uyumu, kitaplar, mutluluk, korku, bilgelik, insanlar ve dahası. Montaigne kendi düşüncelerini yargılanma korkusu olmadan en dürüst biçimiyle aktarmış. Bana göre eserin üzerinden dört yüzyıl geçmesine rağmen okunması bu dürüstlüğü nedeniyle. Belki kitaptaki tüm düşünceler bize doğru gelmeyebilir ve hepsini özümsemeyebiliriz. Ancak katıldığımız ve kendimizi bulduğumuz doğrular da vardır bu kitapta. Bir sonuca bağlayacak olursak, okunması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda Montaigne; Seneca, Cicero, Lucretius, Vergilius gibi şairlerden alıntı vermiş çoğu denemede. Bu da eserde akıcılığı ve estetiği sağlamış.
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Sürüngen mi desek kuş mu desek?
8/10
·146 syf.··
2023 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2023 00:00
Çoğu insanın dinozorlara karşı bir ilgisi olmuştur. Büyük, küçük değişen boyutlarıyla vahşi ve korkunç bulduğumuz bu canlılar, nesillerinin tükenmiş olması dolayısıyla da ilgimizi çeker. Bu kitaptaysa dinozorlar hakkında önemli bilgiler veriliyor. Kitap, ilk olarak evrim üzerinde duruyor. Ayrıca farklı terimsel kavramlar vermeyi de ihmal etmiyor. Tabii bu kavramların açıklamaları da bulunuyor. Örneğin, lazarus taksonu, rigor mortis gibi. Bu kısımdan sonra dinozorlarda leğen kemiği ve kafatasına göre sınıflandırma gibi bilgilere giriyor. Ardından ilginç dinozorlar hakkında açıklamalar yapıyor. Aynı zamanda dinozorların görünüşü hakkında yanlış bildiğimiz hususları da düzeltiyor. Akıcı olması ve farklı bilgiler vermesi yönüyle beğendiğim bir kitap oldu. Paleontoloji gibi alanlara ilgisi olan kişiler severek okuyabilir.
Edebiyat
Yaşayan DinozorPedram Türkoğlu · 202167 okunma
Düşündüğüm için varoluyorum
10/10
·260 syf.··
2023 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2023 00:00
"Gövde bir kere yaşamaya başlayınca, bu işe kendi kendine devam eder. Fakat düşünceyi ben sürdürür, ben geliştiririm. Var olmaktayım." Daha önce bu kitabı birçok kez duymuştum. Arkadaşımın kitaplığında görünce de şaşırdım. Okumam için önerdi ve ödünç aldım. Kitap, Sartre'nin varoluş felsefesi üzerine. Ana karakterimiz Antoine Roquentin, Bouville'de yalnızlık içinde ara sıra kendine gelen bulantı durumlarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Kitap, günce tarzında ilerliyor. Roquentin, düşüncelerine ve çevresindeki olaylara bakış açısına yer veriyor. Çoğu zamanda varoluşsal krizlerin eşiğine geliyor. Kendisini ve her şeyi bu dünyada bir fazlalık olarak görüyor. Ve insanların var olduklarını fark etmediklerinin vurgusunu yapıyor. Ayrıca nesnelere anlam yüklememek gerektiğini söylerken kendisi de nesnelere anlam yüklüyor. Bunun dışında Otodidakt adlı bir karakterle hümanizm üzerine tartışmalarının geçtiği bir kısmı da okuyorsunuz. Kısacası varoluşçuluk, yaşamın amaçsızlığı, yalnızlık gibi konular işleniyor. Kitabın üslubu hakkında ise şunları söyleyebilirim: Betimlemeler ağır basıyor, bilinç akışı tekniği çokça kullanılıyor. Hazmedilmesi zor olan kısımlar da var ama bu durum anlatımı bozmuyor. Çoğu kişinin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Usta ve Margarita
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 00:00
Mihail Bulgakov'dan okuduğum dördüncü eser. Bulgakov, yine hiciv sanatını konuşturmuş ve şuana kadar okuduğum tüm kitaplarında olduğu gibi güzel bir kurgu yaratmış. Roman, Massolit başkanı Berlioz ve arkadaşı şair Bezdomnıy'ın İsa'nın Tanrı'nın oğlu olmadığı, direkt İsa ve Tanrı'nın varlığının bile şüpheli olduğu üzerine tartışmalarıyla başlıyor. O sırada görünüşü itibariyle garip biri olan Profesör Woland konuşmaya dahil oluyor ve karşıt fikirlerini söylüyor. Bir de iki karakterin hazin sonunu tahmin ediyor. Profesör Woland tek değil. Bir ekibi de bulunuyor. Woland'ın yardımcısı koro şefi Korovyev, genellikle Korovyev'in yanında bulunan insani davranışlarda bulunabilen ve bir hayli haylaz olan kara kedi Behemot, Woland'ın hizmetçisi olan gözleriyle korku salan dişi vampir Hella ve son olarak harika bir tetikçi olan iblis Azazello. Roman'daki çoğu olay aslında bir toplum eleştirisi niteliğinde. Müteveffaların evine yerleşmek için türlü türlü işler çeviren, paralara ve kıyafetlere düşkün olan bir Moskova halkı görüyoruz. Kurgusunun çok katmanlı olduğunu tekrardan söylemek gerek. Kitap iki zaman içerisinde geçiyor. Birincisi Woland'ın ekibi ve Margarita ile Usta'nın yaşadığı zaman. İkincisi ise Yahudiye valisi olup Yerşıalem'de bulunan Pilatus'un çevresinde şekillenen zaman. Açıkçası çok beğendiğim bir kitap oldu. Hem etkileyici hem sürükleyiciydi. Bir an önce bitirmeye çalıştım. Bulgakov'un yaşamını bilenler eserde Bulgakov'un hayatından da izler bulabilir. Bulgakov, Usta'ya; eşi Yelena, Margarita'ya benzemektedir.
Edebiyat
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
Deliliğin Dağlarında
7/10
·144 syf.··
2023 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2023 00:00
Lovecraft'tan okuduğum ilk eser. Yazar, genel olarak korku-gerilim türünde eserler veriyormuş. Kitapta Cthulhu'dan sıklıkla bahsedildiğinden dolayı Lovecraft okumaya başlarken bu eseriyle değil
Cthulhu'nun Çağrısı
Cthulhu'nun Çağrısı
eseriyle başlamam gerektiğini düşündüm. Umarım o kitabı da yakın zamanda okuyabilirim. Kitap, Miskatonic Üniversitesi'nden jeolog William Dyer ve arkadaşlarının incelemeler yapmak üzere Antarktika'ya gidişlerini konu alıyor. Antarktika'da ekip, ikiye ayrılıyor. Lake adlı başka bir karakterimizin ekibi ise yaptıkları biyolojik keşifle herkesi heyecanlandırıyor. Gel gelelim bu keşiften sonra büyük bir felaket yaşanıyor ve olaylar bu şekilde devam ediyor. İlk birkaç bölüm biraz sıkıcı geldi bana. Diğer incelemelerde okuduğumun aksine terimlerin fazla kullanılmasından değil, Antarktika'ya yaptıkları hazırlıkların uzun uzadıya anlatılmasından rahatsız oldum. Onun dışında sürükleyici ve ilgi çekici bir kitaptı. Yazar, ustalıkla betimlemeler yapmış ve gerilimi de hissettirmiş. Kendimce okunması gereken bir eser olduğunu söyleyebilirim. Fakat yazarı benim gibi ilk defa okuyacak olanlar bence bu kitapla başlamamalı.
Edebiyat
Deliliğin DağlarındaH. P. Lovecraft · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20232,665 okunma