Neticede hepimizin malumudur ki, yaşadığımız topraklarda, tarafımızda kesilecek cezanın şiddeti eylemimizin kamusal faydası ile doğru orantılı olacaktır.
Tecrübeyle öğrenmiştim ki, kanun koruyucusu titri, bu zevatın ekseriyetinde, kendilerinin bütün kanunların üstünde olduğu gibi bir kanaat oluşturur. Sadece hukukun değil, medeniyet için gerekli asgari kuralların da. Mevcut siyasi iktidarlar, işin ucu kendilerine dokunmuyorsa bu kanıyı cesaretlendirip pekiştirmek için ellerinden geleni ardına koymaz. İnandığı tek kanun orman kanunu, inandığı tek ortaklık suç ortaklığı olan bir toplum da böyle meydana gelir işte.
Aile denen kurumun, bilhassa memleketimizde, en küçük organize kahır ve suç şebekesi olduğunu bilmeyecek kadar budala değildim elbette, ama Ortadoğululuk diye bir gerçek vardı işte.
O da en az oraya ailesiyle birlikte gelen tüm diğer erkekler kadar ahlaklı, ahlakçı, diğer bir deyişle ikiyüzlü ve muhakkak ki hepsinden daha acımasızdı yani.