Şimdiki yaşına gelene kadar bir çok şey öğrendin.
Öğrendiğin, bildiğin her şey sende farklı farklı istekleri doğuruyor.
Mesela karşı cinsi bilmesen aşk istemessin.
Yiyeceklerden tat geldiğini bilmesen onlara ulaşmak istemessin.
Hazzı sevgiyi heyecanı bilmesen onlara ulaşmak isteyemezdin.
Acıyı korkuyu endişeyi bilmesen onlardan kendini korumayı isteyemezdin.
Bildiklerin sende çeşitli istekler doğuruyor.
Bu istek ne kadar kuvvetliyse gerçekleşmeye o kadar yakın oluyor.
Bilgiler ve isteklerin sayesinde sende gerçekleştirme gücü, enerjisi çıkıyor.
Enerjini yaşam boyu nereye harcıyorsun?
Bedenin toprağa girdiğinde burada bırakacağın maddesel şeylere mi?
Yoksa ölüm sonrası yaşam için şimdiden ruhuna yatırım yapmak mı mantıklı olan?
İbadet denilen şey bu işe yarıyor olabilir mi?
Enerjiyi diğer bedene yüklemeyi sağlıyordur belki?
Neyse... Dini kısımlara pek girmeyelim.
Bir insana ilgi, sevgi gösterdiğinde ona bahsettiğimiz bu enerjiyi vermiş olursun. Her insan ilgilenilmeyi, sevilmeyi ister peki niçin?
Çünkü ilgilenildiğinde enerjin ona akar.
Karşındakini bildin, iyisiyle kötüsüyle kabul ettin. Daha sonra bu iş bilmekten onunla ilgili pozitif manada bir şeyler yapma isteğini doğurdu. Daha yakın olmak aynı anda bir şeyler paylaşmak isteği. Bu aynı anda gökyüzüne bakmak, muhabbet etmek, sevişmek her şey olabilir. Kimi de kavga eder biricik sevdiceğiyle :( o da ayrı bir mesele...
Bu istek fiile dönecek şiddete ulaştığında sende enerji, güç açığa çıktı. Bu gücünü de onunla paylaştın.
İşte insanın sosyal varlık olmasının başka bir yönü.
İnsan yemek yerken beslendiği gibi sosyal alandan da bu şekilde besleniyor
Karşı tarafla ilgilendin enerjin ona aktı e peki sen enerjisiz mi kaldın?
Hayır varlığı var eden, varlığın devamlılığı için öyle bir sistem koymuş ki, karşı taraf