Ahh Sabahat, ahh Sitare!.. Biri sabahın yarattığı güzellik biri gecenin yıldızı...
Ahir ömrümde bir kitabı okurken gözlerimin dolmuşluğu var mıydı hatırlamıyorum. Ülkece hatta dünyaca bulunduğumuz koşullar mı beni derinden etkiledi de gözlerim doldu yoksa kendi içimde bulunduğum durum mu gözlerimin önüne geldi de bu iki karakterde özdeşleştim bilmiyorum. Sabahat gibi neyi beklediğimizi bilmeden bekliyoruz çoğu zaman. Bir de demiş ya: “ Umudumu kaybedersem hayatı taşıyacak gücüm hiç kalmaz.” -Umut belki de kaybettiğimizi fark ettiğimizde bizi en derin buhranlara salan duygu- Şöyle devam ettiriyor Aram’a feryadını: “ Fakat eğer bir gün beklediğimize değecekse biz hala birbirimizi severken, isterken gerçekleşsin o beklediğimiz her ise.” diye işte orada yutkundum. Çoğu zaman benim, senin, bizim sarf ettiğimiz cümleler değil mi bunlar? “Geleceksen ben severken daha ben de bitmemişken gel!” cümleleri dökülmedi mi dilimizden? Hey Hak!.. Bu ne çaresiz bir bekleyiş, bu ne umutsuz bir söylemdir.
Ah Sitare! Sevdasında bencil yüreğinde sağlam Sitare... Bir gecede mi koca yürek, koca kadın oldun. Babanın apansız ölümünde nasıl da büyüdün. Bizim de büyümüşlüklerimiz öyle birden yaşadığımız darbelerle olmuyor mu?
Demem o ki bir devir romanında gerçekten bir devri öğrenmek için değil de o devirde aile içinde neler yaşandığını öğrenmek istiyorsanız en güzel diyemem ama güzel sıfatını yakıştıracağım nehir romanlardandır.
Sevgiyle, sıhhatle kalın ve kimseyi bekletmeyin... Ayşe KulinUmutEmine Bayrakcı
Ne de güzel bitirdi kitabı ve ne de güzel özetledi günümüz ilişkilerini de.
—Bitse ne olur, bitmese ne?
Artık hepimiz böyle değil miyiz? Bir ilişkiye başlarken eskiden evleneceğiz, sonu gelmeyecek diye başlardık. Hatta sürekli sevgili değiştiren arkadaşlarımız, hepsiyle de evleneceğim gözüyle bakardı ve nihayetiyle birisiyle evlenirdi de. Şimdi ise birlikte bir arkadaş toplantısına bile katılamıyor, hayatımızda birinin olduğunu bile kimseye söylemiyoruz. Neden peki? Çünkü zaten nasıl olsa bitecek gözüyle bakıyor, İlişkilerimize sahip çıkmıyor, hoyratça biterse bitsin! Derdim mi yok, bunu mu çekeceğim diyoruz. Hey, Hak! Ne kötü zamanın çocukları olduk...