Sun Zi der ki:
Her kim ki savaş meydanına yerleşir ve düşmanı beklerse rahat eder, savaş meydanına sonra yerleşen yorulur.
Onun için iyi savaşanlar yapmak istediklerinin kendilerine yapılmasına fırsat vermezler.
Düşmanın üstüne gelmesini isterse onu yemler, düşmanın üstüne gelmemesini isterse ona zarar verir.
Düşman dinleniyorsa yorar, toksa aç bırakır, yerleşmişse yerinden eder.
[Düşmanın] yetişemeyeceği yerde ortaya çıkar, ummadığı yere yetişir.
Baş edilemezlik kendimize, baş edilebilirlik düşmana bağlıdır. Bu
nedenle iyi bir savaşçı yenilgiye uğratılamayacağı koşulları yaratabilir, ama düşmanı yenilgiye uğratabilecek koşulları yaratamaz. Onun için "zafer önceden görülebilir ama yaratılamaz" denir
Şu beş noktaya bakıldığında kazanç önceden görülebilir:
Savaşabileceğini ya da savaşamayacağını bilen kazanır
Sayısal farkı değerlendiren kazanır.
Astı üstü tek yürek olan kazanır.
Hazırlıklı olup hazırlıksız olanı bekleyen kazanır.
Yetenekli komutanına hükümdarı karışmayan kazanır.
İşte bu beş nokta kimin kazanacağını öğrenme yoludur.
Bu nedenle "karşısındakini ve kendini bilen hiçbir savaşta tehlikeye düşmez; karşısındakini bilmeyen, sadece
kendini bilen bir kazanır, bir kaybeder; karşısındakini de,kendini de bilmeyen her savaşta mutlaka tehlikeye düşer”
denir.
En iyisi savaşmadan baş eğdirmektir
Bu nedenle en iyisi askerî strateji taktik saldırıdır,
ikincisi bağlantılara saldırıdır,
bir sonraki askerî güce saldırıdır,
en sonuncusu kentlere saldırıdır.