Emel Aşanoğlu

Emel Aşanoğlu
@Emel3407
Girişimci
Antalya
55 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·488 syf.··
2022 10. kitabı
#Okudumbitti #4. MAYMUN Yaşattıkları, yaşadıkları ve zekasıyla kolay kolay unutamayacağız, kendini zihinlerinize kazıtacak bir katil...Heyecan ve temponun düşmediği kusursuz bir kurgu... Bir otobüsün çarpması sonucu ölen, intihar ettiği düşünülen adamın yanında bulunan siyah iple bağlı beyaz kutudaki kesik kulak akıllara tek ismi getirir Ailelerine, kaçırdığı kurbanların önce kulaklarını sonra gözlerini ardından dilini iki gün arayla hediye eden Chicago'nun korkulu rüyası Dedektif Porter ve ekibinin 5 yıldır yakalayamadıkları 4.MYMN. Beş yılda yedi cinayet. Katil olduğunu düşündükleri adamın cebinde bulunan günlükten yola çıkan onun zihnini anlamaya çalışan Porter ve ekibiyle ölmeden önce kaçırdığı, kesik kulağın sahibi olduğu düşünülen Emory'i kurtarmak için zamana karşı verilen bir yarış tam bir akıl oyunu. Başından sonuna tempunun düşmediği, elinizden bırakamayacağınız kitapta okuyacağınız günlük resmen bir katilin anatomisi tadında. Bana göre günlük bile tek başına bir kitap değerinde, gerisini siz düşünün artık. Yazar finali öyle bir yerde yaptı ki mümkün değil ara vermeniz. Okumayı düşünenlere tavsiyem tüm seriyi elinde bulundurmaları. Ben dayanamadım devamı 5.Cinayeti de okudum. Polisiye-gerilim sevenler mutlaka tanışmalı...
4. MaymunJ. D. Barker · Nemesis Kitap · 202150 okunma
Reklam

Emel Aşanoğlu

, bir kitap okudu
9/10
·488 syf.··
2022 10. kitabı
J. D. Barker
6.6/10 · 50 okunma
8/10
·176 syf.··
2022 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2022 13:14
#Okudumbitti #SuatDerviş#ŞoförMustafa Spoiler içerir. ‼️Para alan orospu da keyfi için para verip zevk satın alan orospu değil mi⁉️" ilk kez Gece Postası’nda 16 Ekim 1963 - 19 Şubat 1964 tarihleri arasında 125 tefrika olarak yayımlanmış "ŞOFÖR MUSTAFA" İle  büyük şehrin içinde kaybolup giden, toplumun dışladığı hayat kadını diye yok saydığı seks işçileri gerçeğiyle yüzleştiriyor bizleri Suat Derviş. Günlük nafakasını çıkarmaktan başka gayesi olmayan, artık tekleyen arabasıyla sokakları arşınlayan, mutlu bir evliliğin ardından yaşadıkları elim bir olayla karısını yıllarca suçlayan, sırt çeviren, babalık yapmayı çocuklarının karnını doyurmak sanan, sevgiden ilgiden bihaber yaşlı MUSTAFA. Mustafa'nın her karşılaştığında kalbinin ritmini bozan, kabul etmek istemese de içinde fırtınalar estiren  Kemeraltılı Zerrin. Gönlünü kaptırdığını kendine bile itiraf edemiyor yaşlı Mustafa . Yüzleşmek istemediği, en derin acısı, seks işçisi Zerrin ile aynı yolun yolcusu kızkardeşi Melek aslında. Utandığı, sinema artisti olacağım diye kocasını bırakıp sokaklara düşen bacısı Melek. Kemeraltılı Zerrin bu durur mu boş hayallere karnı tok (Fosforlu Cevriye'nin aksine) onun derdi ekmek kavgası. Gel ulan diyor hayat kadını denilen kadından al hayatın dersini... Türk filmi tadında ilerliyor hikaye ama arada bir tokat atıyor tabi yazarımız bu kadar eğlenmek yeter bir de dağın gözükmeyen yüzünden bakın silkinin dercesine. Baba sevgisi, aile içinde iletişim, evlilik, kadına şiddet, toplum ve sistem eleştirilerinin en yalın haliyle verildiği harika bir eser. Argo kelimeler hiç rahatsız etmiyor aksine ayrı bir tad bırakıyor. Yazarımız kalemini fazlasıyla cesur bir şekilde sergilemiş yine...
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021292 okunma
7/10
·565 syf.··
2022 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2022 19:03
#KELEBEK #HENRICHARRIERE "Adın ne? -Kelebek. Kelebek mi? Kelebeksin demek. Zavallı. Kelebek uçar, kanatları vardır. Seninkiler nerede? -Kaybettim kanatlarımı... Fransız adalet sistemi tarafından suçsuz yere acımasız iddianamelerle kürek cezasına çarptırılan en genç ve güçlü çağında gözden çıkarılan Henri Charriere. İnsanlık dışı bir rejime karşı Kelebek'in özgürlüğe kavuşacağı konusunda yıkılmaz inancı...tek ideali.. Kaçmak ya da ölmek... En azılı suçlulara ekmek çalanın bile aynı havayı soluduğu Fransız Guyanasında çamurla, çiyanlarla, farelere, yengeçlerle ve kovalarda biriken kendi... de kokuşmuş bir sözde düzenin deliren, kaybolan, intihar edenler mahkumlar... Ölüleri  çuvalında ayaklarına taş bağlanarak  köpekbalıklarının yoğun olduğu yerde suya gömülmeye zaman bulamadan yenilen... Uygarlık sergileyen bir ülkenin uygarlık dışı yüzü... Filmlere bile konu olmuş 1852-1946 yılları arasında gelen mahkumların bir yıl içinde yüzde kırkının sağ çıkamadığı, dayanma gücünün 4-5 ay olduğu Şeytan Adası. İlginç olan bu kadar yakın tarihe kadar varlığını sürdürmesi bu utanç abidesinin. Daha da ilginci günümüzde turistlere sergileniyor olması... Okuduğu bir kitaptan esinlenip "ben de hayatımı yazsam roman olur köşeyi dönerim" diyor ve dediğini de yapıyor Henri Charriere. Hiç bir deneyimi olmadığı için kitabı okurken dilinde ki aksaklık ve uzatmalar bariz ortada. Kaç defa kaçtı sayamadım ben. Özgürlük savaşında gösterdiği mücadeleci ruhu, Fransız yargı sistemini diğer ülkelerin sisteminden ayıran anektotlar güzeldi.
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma