Şoför Mustafa

Suat Derviş
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Eylül 2021
Yayınevi:
İthaki Yayınları
ISBN:
9786257442558
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Yazardan okuduğum ilk eserdi ve genel olarak sevdim diyebilirim fakat en çok verdiği mesajları sevdim Cahilliğin, sevgisizliğin, iletişimsizliğin ileride ne denli hatalara sebep olabileceğini açıkça gösteriyor bizlere. Şoför Mustafa ilk olarak Gece Postası’nda 16 Ekim 1963 - 19 Şubat 1964 tarihleri arasında 125 tefrika olarak yayımlanmış. Yayımlandığı tarih dolayısıyla ağır bir kitap olarak düşünebilirsiniz ama asla öyle değil. Yazarın kalemi çok sade ve akıcı. Hani eski zaman Türk filmleri vardır, defalarca izleseniz de izlemeye doyamazsınız. Ben kitabı okurken tüm karakterler ete kemiğe büründü ve hatta onların duygularını tek tek hissettim. Suat Derviş'in yalın, simgesel ve güçlü kaleminin etkisi her sayfada kendini hissettiriyor. Yazar bu kitabında kötü bilinen hayatların içeriğine ışık tutuyor.Mustafa, kardeşi çocukları ve eşiyle yaşayan şoförlük yapan biridir, ama mutlu değildir. Aslında evliliği mutlu giderken Munisenin ihmalsizliği yüzünden çocukları ölüyor. Bu olaydan sonra Mustafa, sürekli Muniseyi suçluyor. Munise, Mustafanın kardeşi Melek'i evlendirmek istiyor. İlk başta Mustafa ve Melek karşı çıkıyor bu duruma ama sonra Melek biraz mecbur kalıyor evlenmeye. Melek evlenir ama mutlu değildir, kocasından sürekli dayak yer ona hizmet eder. Melek'in Aysel adında arkadaşı olur ve Aysel, Melek'in aklına girer sinema artisti olmaya ikna eder. Fakat Melek, 6 yıldan sonra evden kaçarak hayat kadını olmuştur. Bunu asla hazmedemeyen Mustafa, hayat kadınlarına nefret ve tiksinti duyar. Ta ki Zerrin ile tanışana kadar.Zerrin hayat kadınıdır. Şoförlerle uğraşan bir kadındır. En sonunda Mustafayla da tanışır. Mustafa Zerrine kızmaktadır çünkü kendi kardeşi Melekte Zerrin gibidir. O yüzden kardeşi Meleğe olan öfkesi hiç dinmez. Zerrini ilk başta kovar, kızar ama Zerrin
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 150. kitabı
#seldaileoku #okudumbitti #kitapyorumu ‍️ Herkese merhaba, bugün sizi şoför Mustafa ile tanıştıracağım.Haydi yoruma bekliyorum. . İstanbul sokaklarında ekmek parası için direksiyon sallayan Mustafa,eşi, çocukları ve kardeşi ile birlikte yaşamaktadır.Eşi Munise ile severek evlenen Mustafa, başlarına gelen talihsiz olay yüzünden eşine karşı fazlasıyla öfkelidir.Bu öfke karısında da vardır.Öyle ki öfkesini görümcesi Melek'ten çıkarır.Yaşça büyük biri ile bir anlaşma karşılığı Melek'i evlendirir.6 yıl boyunca bu evliliği mahkum olan kız,kapı komşusu kızın aklına uyar ve bilmediği bir dünyaya girer.Çıktığı bu yol artık Melek için içinden çıkılmaz bir dünya olacaktır.Mustafa kardeşini hayatından silmiştir ta ki Zerrin onun aklını başına getirene kadar. . Başlarına gelen talihsiz olay ne? Mustafa neden eşini suçluyor? Munise öfkesi neden Melek'ten çıkardı? Melek bu evlilikte neler gördü? Komşu kızı Melek'e ne teklif etti? Başına nasıl bir olay geldi? Zerrin kim ve Mustafa ile nasıl bir bağlantısı var? Mustafa'yı bekleyen son ne? . Türk filmi tadında bir kitap okudum.Aslında hayatımızdan bir kitap.Ah Mustafa ah...O cadı karının dediğine inandın, kardeşine sormadın bile.Asıl kızı sen itti o yola.Sevgisiz büyüyen Mustafa,sevgi gösteremedi. Munise, yemin ediyorum seni yolasım geldi. Biçare yetim kız mı sana fazlalık geldi? Ya sen Mustafa,neden kardeşinin peşini bıraktın?Aç mı,açık mı, acaba ne durumda diye merakta mı etmedin? Velhasıl kelam ders niteliğinde bir kitaptı. Aklın başına geldi ama iş işten geçtikten sonra...Zerrin'e dua et sen. Devamı kitapta.Herkese keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
8/10
·176 syf.··
2022 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2022 13:14
#Okudumbitti #SuatDerviş#ŞoförMustafa Spoiler içerir. ‼️Para alan orospu da keyfi için para verip zevk satın alan orospu değil mi⁉️" ilk kez Gece Postası’nda 16 Ekim 1963 - 19 Şubat 1964 tarihleri arasında 125 tefrika olarak yayımlanmış "ŞOFÖR MUSTAFA" İle  büyük şehrin içinde kaybolup giden, toplumun dışladığı hayat kadını diye yok saydığı seks işçileri gerçeğiyle yüzleştiriyor bizleri Suat Derviş. Günlük nafakasını çıkarmaktan başka gayesi olmayan, artık tekleyen arabasıyla sokakları arşınlayan, mutlu bir evliliğin ardından yaşadıkları elim bir olayla karısını yıllarca suçlayan, sırt çeviren, babalık yapmayı çocuklarının karnını doyurmak sanan, sevgiden ilgiden bihaber yaşlı MUSTAFA. Mustafa'nın her karşılaştığında kalbinin ritmini bozan, kabul etmek istemese de içinde fırtınalar estiren  Kemeraltılı Zerrin. Gönlünü kaptırdığını kendine bile itiraf edemiyor yaşlı Mustafa . Yüzleşmek istemediği, en derin acısı, seks işçisi Zerrin ile aynı yolun yolcusu kızkardeşi Melek aslında. Utandığı, sinema artisti olacağım diye kocasını bırakıp sokaklara düşen bacısı Melek. Kemeraltılı Zerrin bu durur mu boş hayallere karnı tok (Fosforlu Cevriye'nin aksine) onun derdi ekmek kavgası. Gel ulan diyor hayat kadını denilen kadından al hayatın dersini... Türk filmi tadında ilerliyor hikaye ama arada bir tokat atıyor tabi yazarımız bu kadar eğlenmek yeter bir de dağın gözükmeyen yüzünden bakın silkinin dercesine. Baba sevgisi, aile içinde iletişim, evlilik, kadına şiddet, toplum ve sistem eleştirilerinin en yalın haliyle verildiği harika bir eser. Argo kelimeler hiç rahatsız etmiyor aksine ayrı bir tad bırakıyor. Yazarımız kalemini fazlasıyla cesur bir şekilde sergilemiş yine...
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
7/10
Türk filmi tadında bir kitap. Çok eski Türk filmlerini hatırlayanlar vardır. Hemen aklımıza "senlen evlenmek istiyorum Ferit, biz ayrı dünyaların insanlarıyız, nayır nolamaz Nalan, yalan söylüyorsun, güzel olduğunuz kadar küstahsınız, reca ederim, duygularımla oynamayın," bu repliklerle süslü cümleler gelmiyor mu? Aha bu da öyle bir kitap. Okuması çok keyifliydi. Ayrıca Suat Derviş'in kalemiyle tanışmak da hoşuma gitti. Meraklısına tavsiye ederim.
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
Kitap, adından da anlaşıldığı gibi şoför Mustafa'nın etrafında şekilleniyor. Mustafa'nın duygularını, kinini, öfkesini, vicdanını, pişmanlığınıı okuyoruz. Ara ara sinirlenip yapmış olduğu davranışlarına öfke duyuyoruz. Özellikle kız kardeşi Melek'e ve karısına söylediği sözler kızdırıyor bizi. Karısının kilolu, tembel ve bakımsız olmasından şikayet ediyor fakat bunun nedenini sorgulamıyor hiç... Mustafa her konuda çok yanlış adımlar atmış. Kötü konuşup zehrini akıtarak sebep olduğu yükü hep başkalarına atmış. Hiç dönüp kendine bakmamış. Kendini yargılamamış. Herkes kötü, o iyi. Kızıyorum böyle insanlara. Başkasını suçlayıp acizliğini, güçsüzlüğünú örtmek isteyen o kadar insan var ki aramızda. İnsanları dinlemek, anlamak gerek. Onları affetmek gerek ve en önemlisi sevgi göstermek gerek. Sevgi... Bu 5 harftan oluşan kelimenin hayatımızdaki rolü o kadar büyük ki. Bir çocuğun başını okşamak çok mu zor? Veya gülümsemek, hal hatır sormak, onları dinlemek, anlamak. Aile sevgidir. Özlem ve umuttur. Siğınağımızdır ve avunduğumuz yerdir. Kapıdan girerken gülümseyin, nasıl geçti gününüz diye sorun. Görün! Kör olmayın. Kör olursanız Mustafa gibi biri olmanız kaçınılmaz. Bence bu kitabı herkes ama herkes okumalı. Okumalı ki dönüp kendine bakmalı. Bu kitap sayesinde belki kalplere inen perde kalkar, gerçekler tokat gibi yüzünüze çarpar, kendinizi tanıma imkanı bulursunuz.
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 127. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2021 13:52
Herkese merhaba ‍️ Bugün size kalemi ile ilk kez tanıştığım bir yazar ile geldim. Yazarın bu kitabı ilk kez Gece Postası’nda 16 Ekim 1963 - 19 Şubat 1964 tarihleri arasında 125 tefrika olarak yayımlanmış. Konusuna gelecek olursak Şoför Mustafa küçük yaşta babasız kalmış baba sevgisi nedir bilmeden büyümüş, yıllar sonra babası dönse de bir müddet kalmış ve geride Mustafa ile beraber bu sefer de kardeşi Melek’i bırakmış. Annesinin ani ölümünden sonra da bir yuva kurmaya karar veren Mustafa, mahallesinde olan Munise’ye aşık olur ve evlenirler. Kardeşi Melek’i de yanlarına alırlar, çocukları ile bir onu da kendi çocuğu gibi büyütür. Bu sırada ilk evladını eşinin ihmalkarlığından kaybeden Mustafa ve Munise bu olayı bir türlü atlatamazlar. Yıllar geçer ama karışı Munise günden güne kötüye gitmeye devam eder. Bu sırada Melek ise evlenme çağına gelmiştir. Munise kendince bir yol bulur ve kızı istemediği yaşlı bir adam ile evlendirir. Yeni bir araba alması içinde yaşlı damada başvurmaları gerektiğini söyler. Melek ise bu yaşlı adama satıldığını düşünür, baba şefkati beklediği abisinden yıllarca bu ilgiyi ve sevgiyi görememiş üstüne de sevmediği birine köle olarak verilmiştir. Bakalım Melek hayatını nasıl değiştirecek? Abisi Mustafa neler yapacak? Genel anlamda çok akıcı ve etkileyici bir üslup ile yazılmıştı. Eski Türk filmleri tadında bir kitap olmuş. Baba sevgisi görmeden büyümenin nasıl bir etki bıraktığını çok güzel anlatmış. Kesinlikle tavsiyemdir.
Edebiyat
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 16:27
Suat Derviş’in kalplere dokunan, hem bi o kadar tanıdık hem de başkasından duyup eleştirdiğimiz hikayelerden birini ele aldığı kitap. Taksisi olup şoförlük yapanların halkın orta-üst tabakasından sayıldığı zamanlarda, kendini bu döngünün bir motor adamı olarak nitelendiren bir şoförünün bir o kadar sade ve üzücü hikayesini okuyacaksınız bu kitapta. Hikayelerinde genel olarak kadın karakterleri ele alan Suat Derviş, bu kitabında bir erkek karakteri öne çıkarmış olsa da hikayeyi bu erkeğin etrafındaki kadınlarla da örmüş durumda. Zamanının çok ötesinde bir yazım dili olan Derviş, çok sevdiğim yazarlar listesinde yukarılara doğru kendini çıkarıyor durumda. Toplumsal baskıyı inanılmaz bir psikolojik yorumlama ile analiz edip aslında kaçtığımız ve eleştirdiğimiz toplum kurallarının bir gün bizi eleştirilecek hale getirmesini çok güzel ele almış. Arada kaldığımız o çelişkiler, asla yapmayacağımızı düşündüğümüz eylemleri eleştiri almamak için sır gibi saklamamız…Farklı örnekleri mutlaka hayatımızın br yerine dokunmuştur. Çok bizden, çok toplumumuzdan, çok psikolojimizden bir kalem. Hala okumadığım kitapları olduğu için o kadar şanslıyım ki şuanda.
İnceleme
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
Şoför Mustafa
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
Şoför Mustafa evli iki çocuk babası. Birde Melek adında bir kızkardeşi var. Geçimini şoförlük yaparak kazanıyor. Karısı Munise ile severek evlenmiş. Karısının ihmali sonucu oğullarını kaybetmişler, ve Munise'ye bunu bir an olsun unutturmamış. Onun yüzünden olduğunu her fırsatta yüzüne vurmuş. Munise hayat doluyken bu yükü kaldıramayıp, adeta hayata küsmüş. Şoför Mustafa'nın kardeşi Melek ise yengesinin ısrarı ile hiç istemediği halde babası yaşındaki Yağcı Hacı Kâmil Efendi'yle evlendirilir. Melek için acı dolu günler başlamış olur. Şoför Mustafa'nın her ne kadar kabul etmese de Kemeraltılı Zerrin'e karşı duyguları var. Hem ona yaptığı işinden dolayı, hayat kadını olduğu için çok kızıyor, yaklaşmak istemiyor, hem de onu görmeden duramıyor. Mustafa mutsuz evliliği, geçim derdi, kardeşi Melek'e olan öfkesi, Melek'in yaptığından dolayı duyduğu utanç, yaşadığı vicdan azabı artık kendisine bir yük haline gelmiş. Kitapta Zerrin'in bir sözü vardı. O kadar doğru söylüyor ki o sözü aynen yazmak istiyorum. "Bu dünyadaki kötü düzenleri değiştirmek için kızları daha körpeliklerinde bu yola düşürmemeye bakmalı. Para alan orospu da keyfi için para verip zevk satın alan orospu değil." Maalesef bu durumda hep kadınlar suçlanıyor. İnsanlar hayat hikayeleri bilinmeden yargılanıyor. Aslında kimse kimsenin geçtiği yolları geçmeden birbirini yargılayıp, hor göremez. Çok beğenerek okudum kitabı. Her karaktere ayrı üzüldüm, en çok Melek'e üzüldüm. Yaşadıkları hiç kolay değildi. Yengesi Munise yaşadıklarının acısını sanki ondan çıkarmış. Bu kitaptaki karakterler maalesef ki birbirlerinin hayatını etkileyerek acı çekmesine sebep olmuş. Sizde Suat Derviş kitaplarını hala okumadıysanız, okumanızı tavsiye ederim.
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
10/10
·176 syf.··
2021 226. kitabı
Şöför Mustafa- Suat Derviş . @ithakiturkce . Bundan yaklaşık 3 sene önce okuduğum Osman Balcıgil'in  Ipek Sabahlık kitabında tanıştım Suat Derviş'le . Neden daha önce duymamışım , neden kimse onu tanımıyor, neden ülkesi için   bu kadar önemli işlere imza atmış biri gizli kapılar ardında kalmış inanın bilmiyorum. Ben onunla tanışan şanslı kesimdenim. Yani aslında 3 sene once okuduğum tek bir kitap onlarca kitabı okumama vesile oldu. O yüzden Suat Derviş aşkım bambaşkadır bilesiniz.  . Suat Derviş Osmanlı'nın son zamanlarında doğmuş, oldukca iyi bir eğitim görmüş, zamanının varlıklı ailelerinden birinde büyümüş. Ancak yazdıkları toplumun her kesimini kapsıyor ve beni müthiş gözlem yeteneğine, bunu kâğıda döküşüne  hayran bırakıyor . . Şoför Mustafa kitabında yine   hayatin içinden bir konu vurucu bir şekilde okura aktarılmış. Yazıldığı dönemde dergide tefrika halinde yayımlanan hikâye büyük ilgiyle okunmuş. Hemen konudan bahsedeyim ; Mustafa ve eşi çocuklarını kaybettikten sonra evlilikleri çıkmaza girmiş. Bu buyuk kayıp eşinin ihmalkarlığı sonucu olduğu için ona kızgın olan Mustafa bir de mahalledeki seks işçisine gönlünü kaptırmış, iş iyice içinden çıkılmaz bir hal almıştır.  Baba sevgisinden yoksun büyüyen Mustafa annesini de kaybedince kızkardeşini kendi çocuğu gibi büyütmüş ama yine de istediği her şeyi tam yapamamistir , evlilik cağına gelen Melek yaşlı ama zengin bir adamla evlenince de  bundan faydalanan yine Mustafa olur .Bazı şeyleri görmezden gelişi beni inanilmaz sinirlendirdi. Bence bu kadar bahsetmek yeterli ,  gerisini de kitaptan okuyun. Her türlü duyguyu dozunda kullanan yazar Suat Derviş beni yine şaşırtmadı, yine cok güzeldi . Bu arada söylemeden geçmeyim, ben yazarın kitaplarını @ılknokta dan temin ediyorum, hem indirimli alıyorum hem de hızlıca
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 104. kitabı
Şoför Mustafa 50 li yaşlarda, evli, iki çocuk babası bir adamdır. Mutluluk nedir bilmeyen,  evinde huzuru olmayan, robotlaşmış şekilde yaşayan Mustafa'nın hayatına Kemeraltılı Zerrin adında bir hayat kadının girmesiyle bazı şeyler değişir. Engel olamadığı bir şekilde Zerrin'e çekilen Mustafa'nın yaşadığı duygu karmaşaları ve okudukça bunun altından çıkan sebepler okuyucuyu trajik bir hayat hikayesine götürüyor. Şoför Mustafa'nın yarası kız kardeşi Melek' in de bir seks işçisi olması.  Sanki sokaktaki herkes onun kardeşinin bir o......u olduğunu biliyor ve ona aşağılayarak bakıyor gibi hisseder. İçindeki öldürme duygusu bazen  engel olamayacağı seviyelere çıkar. Taksici arkadaşlarının sık sık Melek'i görmesi ve ondan haberler getirmesi de bunlara sebeptir. Evinde mutsuz, işinde huzursuz , Zerrin'e takık bir Mustafa.  #suatderviş in kalemini daha önce okuyanlar onun hikayelerinde bu konulara aşinadır. Döneminin aile ve toplum yapısına samimiyetle ve bütün gerçekliğiyle hikayelerinde yer verir. Hikayesinin sonunda öldüren bir Mustafa yerine dinleyen, anlayan, affeden bir Mustafa olması bence en güzeli. "İnsanları anlamak gerek. Anlayıp affetmek gerek..." Ayrıca yine kitabın sonunda editör Serdar Soydan'ın okuyucuya Suat Derviş ve Şoför Mustafa hakkında verdiği bilgiler , kitaba farklı bakış açılarından yaklaşımları çok iyiydi. Ben çok severek okudum. Kesinlikle önerimdir.
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Suat DervişYazar · 36 kitap
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde gazeteciliğe başlayan Suat Derviş Hanım, ülkenin öncü gazetecilerinden biri ve döneminin en üretken yazarlarındandır.. Otuza yakın roman, pek çok hikaye, makale, eleştiri ve çeviriler yayımlanan Suat Derviş'in en bilinen eseri Fosforlu Cevriye'dir. Eserleri yabancı dillere çevrilen ilk Türk yazarlardandır. Adı, toplumcu gerçekçilik ile birlikte anılır. Avrupa'ya muhabir olarak giden ilk kadın gazeteci, ilk basın sendikasının beş kurucusundan biri ve ilk başkanı, Devrimci Kadınlar Birliği'nin kurucusudur. Kadın hakları, demokrasi alanlarında mücadele etmiş bir aktivisttir. 1903 yılında İstanbul'un Moda semtinde dünyaya geldi. Varlıklı bir ailenin ortanca çocuğu idi. Ailesi ona Hatice Suat adını koydu ancak Suat erkek ismi olduğundan kayıtlara Hatice Saadet olarak geçti. Babası, Darülfünun'un kurucularından kimyager Müşir Derviş Paşa'nın oğlu tıp profesörü İsmail Derviş Bey, annesi Abdülmecid'in mabeyncilerinden Kamil Bey'in kızı Hesna Hanım'dır. Osmanlı'da Telefon İdaresi'nde çalışmaya başlayan ilk kadınlardan Hamiyet Hanım'ın kardeşidir. Çocukluk çağında evde özel eğitim görüp Fransızca ve Almanca öğrendi. Eğitimine Kadıköy Numune Rüştüyesi'ne, ardından Bilgi Yurdu'na devam etti. Çocukluğundan itibaren yazmaya ilgi duydu. Hezeyan başlıklı mensur şiirini, çocukluk arkadaşı Nazım Hikmet 1918'de Alemdar gazetesinin edebiyat ekine göndererek yayımlattı. Bu, onun yayımlanan ilk eseridir. Henüz çocuk yaşta olan Suat Derviş edebiyat dünyasına Mehmet Rauf tarafından 'hassas bir ruha sahip ve olgun bir müellifin habercisi" olarak tanıtıldı. Bu yıllarda Nazım Hikmet ile arkadaşlığının şairin ona duyduğu tek taraflı bir aşka dönüştüğü iddia edilir. Şair Nazım Hikmet, 1920'de Gölgesi adlı şiirini Suat Derviş'e ithafen yazmıştır. İlk eserleri Suat Derviş'in ilk romanı olan Kara Kitap 1921 yılında basıldı. Edebiyat dünyasında hayret ve şaşkınlıkla karşılanan bu eserde ölüme mahkum güzel ve hassas bir genç kızın son nefesine kadarki yaşama arzusunu belirten iç seslerini ve duygularını anlattı. 1923'de yazdığı Hiç Biri romanını, Ne Ses Ne bir Nefes (1923), Bir Buhran Gecesi (1924), Fatma'nın Günahı (1924), Gönül Gibi (1928) ve Latin harfleri ile yazdığı ilk eser olan Emine(1931) romanları izledi. Bu romanlarında İstanbul'un üst düzey yaşamından kesitler sundu; ilişkileri anlattı; kadının toplumsal konumunu özgürlük talebini irdeledi. 1925'te ilk hikayeleri Almanca'ya çevrildi. İlk gazetecilik deneyimleri Derviş, ilk romanı yayımlandığı sırada Alemdar gazetesinde çalışmaktaydı. 1922'de Ankara hükümetinin temsilcisi olarak İstanbul'a gelen Refet Bey'le ilk röportajı Alemdar gazetesi için yaptı. Bir süre sonra Alemdar'dan ayrılıp İkdam'a geçti ve gazetede bir kadın sayfası hazırlayacak bu konuda öncü oldu. Berlin yılları 1927'da konservatuar eğitimi için kardeşi Hamiyet Hanım ile birlikte Almanya'ya gönderildi; Berlin'de Sternisches Konservatuvarı'nda piyano dersleri aldı. Bir süre sonra ailesinden habersiz Berlin Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Fakültesi'ne kaydoldu. Faşizmin yükselmesine tanıklık ettiği Almanya'da öğrenciliği sırasında gazete ve dergilerde çalıştı. Yazıları çeşitli edebiyat ve sanat dergilerinden siyasi gazetelere kadar pek çok yayın organında yayımlandı. 1932'de babasının ölümü üzerine fakülteden mezun olmadan Türkiye'ye döndü. Yurda dönüş ve 1930'lu yıllar Yurda döndükten sonra Babıali'nin başarılı muhabirleri arasına girdi; İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da çıkan pek çok gazetede yazılar yayımladı. Bir yandan da roman tefrika etmeyi sürdürdü. Onu Bekliyorum (1934), Onları Ben Öldürdüm (1935), Baba Oğul (1936) romanları çeşitli gazetelerde tefrika edildi. Resimli Ay'da çalışmaya başlaması ile solcu basın dünyasına adım attı. 1936 yılında Son Posta gazetesinde çalışırken Montreeux Konferansı'nı izlemeye gitmesi ona yurtdışına giden ilk kadın gazeteci unvanını getirdi. 1936 yılından itibaren çalışmaya başladığı Tan gazetesinde kadın sorunlarına değindi ve dış siyaset olayları ile ilgili haberler yaptı. Bu gazetede çalıştığı dönemde Sovyetler Birliği'ne yaptığı gezi, düşünce dünyasını etkiledi. Dönüşünde yayımladığı röportaj dizisi, "kıpkızıl komünist" olarak damgalanmasına ve gazeteden ayrılmak zorunda kalmasına neden oldu. Gezinin yapıldığı 1937'de tefrika edilen Bu Roman Olan Şeylerin Romanı görüşlerindeki değişimi yansıtır. Gazetelerde nazizme, faşizmin yükselişine ve adaletsizliğe karşı yazılar yayımlarken romanlarında köşklerde yaşanan aşkları, yemek ziyafetleri ve davetleri yazmayı reddeden yazar, artık toplumcu- gerçekçi bir edebiyat anlayışına yönelmiştir. 1938'de Bir İstanbul Gecesi tefrika edildi, 1939'da "Hiç romanı yayımlandı. Politik yaşamı ve mahkumiyeti Suat Derviş'in sol görüşleri, kısa süren ilk üç evliliğinin (Seyfi Cenap Berksoy, Selami İzzet Sedes, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu ile) ardından 1941 yılında Türkiye Komünist Partisi (TKP) genel sekreteri Reşat Fuat Baraner ile yaptığı evlilik ile pekişti. Baraner ve Derviş'i bir araya getiren, partinin talebi doğrultusunda çıkarttıkları "Yeni Edebiyat Dergisi" olmuştu. Çift, Türkiye'de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan dergiyi 15 Ekim 1940-15 Kasım 1941 arasında yirmialtı sayı yayımladı. Derviş, dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. Orhan Kemal, Mehmet Seyda, Hasan İzzettin Dinamo gibi genç yazar ve şairlerin tanınmasına yardımcı oldu. 1944'te Zeynep İçin romanını yazdı. Aynı yıl Biz Üç Kardeşiz, Fosforlu Cevriye, Çılgın Gibi' romanları gazetelerde tefrika edildi. "Niçin Sovyetler Birliğinin Dostuyum?" adlı incelemesinin 1944'te yayımlanmasından sonra gazeteci kimliği ile hiçbir yerde iş bulamayan Suat Derviş, gerçek ismi olan 'Hatice Saadet Baraner' yerine takma adla yazılar yazmaya başladı. Aynı yıl TKP Soruşturmaları ve tutuklamaları çerçevesinde eşi Reşat Fuat Baraner ile birlikte tutuklandı. Sorgu sırasında çocuğunu düşüren yazar, Reşat Fuat Baraner'i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komünist Partisi'ne katıldığı gerekçesiyle yargılandı, 8 ay tutuklu kaldı. Hapisten çıktıktan sonra büyük sıkıntı çekti.. Geçimini sağlamak için Almanca, İngilizce ve İtalyanca çeviriler ve editörlük yaptı. Tiyatro piyesleri ve radyo skeçleri yazdı. 1947'de "Büyük Ateş ", 1950'de "Yaprak Kıpırdamasın " romanları tefrika edildi. Paris yılları 1951'de tekrar tutuklanan eşinin 1953'de yargılanmaya başlaması üzerine kendisinin de tekrar tutuklanma olasılığına karşılık ülkeden ayrıldı; İsveç'teki ablasının yanına yerleşti. Avrupa'da çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı; kendisini yurtdışında tanıtacak kitapları kaleme aldı. Zeynep İçin romanını Ankara Mahpusu adıyla yeniden yazdı. Romanı, ablası Hamiyet Hanım Fransızca'ya çevirdi. 1957'de Le Prisonnier d'Ankara adıyla yayımlanan eser on sekiz dile çevrildi ve o kadar beğenildi ki eleştirmenler tarafından Ivo Andriç'in Drina Köprüsü'nden bile daha iyi bulundu. Daha önce yayınlatamadığı Çılgın Gibi eserini Fransızca'ya çevirdi. Eser, Les Ombres du Yali (Yalının Gölgesi) adıyla 1958'de yayımlandı. Yurda dönüşü Reşat Fuat Baraner'in hapisten çıkmasının ardından 1963 yılında Türkiye'ye döndü. Bu dönemde takma isimler roman ve hikayeler, çocuk masalları yazdı, tercümeler yaptı. Aksaray'dan Bir Perihan adlı romanı 1963'te Gece Postası'nda tefrika edildi. Fosforlu Cevriye, öğrenci ayaklanmaları ve sert isyanların zirveye ulaştığı 1968'de May Yayıncılık tarafından Ankara Mahpusu ile birlikte yayımlandı. Son yılları ve ölümü 1968 yılında eşini, 1970 yılında ise ablasını kaybetmesi onu derinden etkiledi. İki gözünde de ciddi sağlık sorunları çıkana kadar yazmaya devam etti. Moskova'da geçirdiği ameliyat sonrası gözlerinden birinin belli oranda düzelmesinin ardından arkadaşı Neriman Hikmet ile birlikte Devrimci Kadınlar Birliği'nin kuruluşunda görev aldı. Derneğin kapatılması üzerine yeniden yazarlığa ağırlık verdi. Sürekli göz altında tutulan Şişli'deki evini devrimci gençlere açıp onları gizledi. 1971'de evi basıldı, birçok solcu genci evinde sakladığı ortaya çıkınca tutuklandı. Ertesi sene Fosforlu Cevriye 'yi Gülriz Sururi için senaryoya dönüştürdükten kısa süre sonra şeker hastalığının vücudunda yarattığı tahribat sonucu hastaneye kaldırıldı. 23 Temmuz 1972'de Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi'nde hayatını kaybetti.