Açlık, sefalet dolu satırları okudukça kendinizi bir rus klasiğinin içerisinde hissediyorsunuz ama değil!
Tabii ki dertler ortak ama para birimleri farklı ve yazarımız Norveçli.
Aynı şekilde kitaptaki ana karakterimizde bir yazar ve sefalet içerisinde yazılarını çeşitli yerlere göndererek geçimini sağlama çabası ile yaşamını sürdürüyor. Belki burada yazarlığın zorluğuna da değinmek istemiştir yazarımız.
Konu kitaptaki ana karaktere gelince öyle bir "Açlık" düşünün ki tahta kemirmeye başlıyor, elinizde ne var ne yoksa elden çıkarıp edindiğiniz para ile karnınızı doyurmak istiyorsunuz ama yine de saygınlığınızdan ödün vermemek adına yer yer size gelen teklifleri daha yeni yedim gibi cevaplarla reddediyorsunuz. Hatta hırsızlık değil de kasiyerin yanlışlıkla yanlış kişiye (yazarımıza) vermiş olduğu parayı dahi gidip söylüyor ve beyaz bir yalanla vicdanını temizlemiş oluyor.
En sonunda canına tak etmiş olacak ki bırakıyor kirasını ödeyemediği evini, yazıp yazıp tamamlayamadığı gelir elde edemediği yazılarını denizciliğe atılıyor.
İyi yolculuklar..