Caliban: Shakespeare'in "Fırtına"sında adı geçen bir kahraman. Bir büyücü ile bir şeytanın çocuğu. Daha büyük bir güce boyun eğmek zorunda kalır ama daima başkaldırır. Yazımızda, Avrupa burjuvazisini temsil eder.Ernest Renan'ın Caliban adlı felsefî dramı vardır.
Caliban, avamdan bir zattır. Avamın bütün pisliklerini, âdiliklerini nefsinde toplamıştır; cumhurbaşkanı olur. Nefis ve öğretici, daha doğrusu düşündürücü bir dram.
Sahte, gerçeği yerinden etmiş ve onu taklit etmeye bile tenezzül etmeden, kendisini onun yerine geçirmiş görünmektedir. Sahte artık gerçeğe değil, kendi uydurduğu sahtekârliklara referans vermektedir. İnsanlar da artık hakikate değil, canlarının istediğine inanmaktadırlar.
Hakikatin önemsizleşmesi, yalan söylemekle eşanlamlı değildir. Yalanı bolca içerir ve ondan çokça yararlanır fakat, yalandan başka ve yeni bir şeydir. Yeni olan, siyasetçilerin yalanları ya da yalancılıkları değil, kitlelerin buna verdiği tepkidir.
Hakikatin önemsizleşmesinin getirdiği yenilik, kitlelerin, kendi önyargılarına, görüşlerine ya da kanaatlerine uyumlu olduğu sürece, yalanların yalan olduğunu bilse dahi, onları hakikatmiş gibi kabul etmesidir. Kitlelerin, yalan olduğunu bildiği söylemler karşısında, sanki bu yalanlar doğruymuşçasına pozisyon alması, onları savunması, onlara sahip çıkmasıdır.