“Onun da Hikmet’in de bilmediği bir şey vardı. Gönül bir verdiği bebeği, Hikmet de sırf kendini yetim sanıyordu herhalde, diğerleri değilmiş gibi. Oysa analı babalı da olsa bütün çocuklar kader mahkumu gibi büyüyor, yetim ölüyordu. Yetimlik ebeveynden değil, insanın ruhunun üflendiği yerden geliyordu. Hepimiz yetimdik. Yoksa yalnızlık, nükleer bombalardan bile daha büyük dert olur muydu başımıza?”