Emir Ruşen

Emir Ruşen
@EmirRusen
Üsküdar, İstanbul
4 Kasım 1999
73 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Varoluşçular, bireyleri belirleyenin eylemleri olduğunu söyler. Bu yanlış olmamakla beraber, aynı derecede yapmadıklarımız tarafından da belirlendiğimizi gözden kaçırmamak gerekir. Ölümsüzlük ve seçilmişlik vaadinin yerini daha fazla hayat -yaygın deyişle, hayatı doya doya yaşama- vaadi alınca, sırf onu yaşama arzusuyla meşruiyet kazanan bir hayatta, yaşanmamış hayat, rahatsız edici bir varlığa dönüştü. Yaşamayı umduğumuz tek hayat bu olunca, mümkün olduğunca fazla şey yaşayıp deneyimleme takıntısı ediniyoruz. Dolayısıyla da hiçbir şeyi kaçırmama takıntısı ediniyoruz, ki bu, birey için stres yaratan bir durum olmanın dışında, nihayetinde toplum ve kültür için de yıkıcıdır çünkü hep daha fazlası için duyduğumuz iştahı doyurmamız mümkün değil. Nasıl olur da frene basar ve yeter deriz?
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızla da tanımlanırız. Karakter, başka şeylerin yanı sıra, direnme, mahrum kalma, hayır deme becerisidir. Karakter kavramı karmaşık olsa da, ahlaki açıdan önemli en az iki unsur içerir. Bunlardan biri, dürtüleri kontrol etme becerisiyle ilgilidir. Bu beceri olmadan haysiyetten yoksun kalır ve güvenilir ahlaki failler olamayız. Her anlık dürtümüze yanıt verecek olsak, bir anlamda hiç eylemde bulunmaz , edilgen bir biçimde güdülenir ve belirleniriz. Dürtülerimizle aramıza mesafe koyabildiğimiz, onları değerlerimizin ve diğer etmenlerin ışığında değerlendirip karar alabildiğimiz ölçüde özgür iradeye sahip oluruz.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Olası kişisel kazanca bakmaksızın iyinin peşine düşmek de özgürleştirici olabilir. Bu fikrin herhangi bir geçerliliği varsa, arzularımızdan olabildiğince fazlasını gerçekleştirme hırsı, özgürleştirici olmaktan çok uzaktır. Tersine, bunu yaparak arzularımıza köle olma riskiyle karşı karşıya kalırız. Özgürleşmek için olan biteni kaçırmaya hazırlıklı olmak zorundayız.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum

Emir Ruşen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.·
2024 44. kitabı
Svend Brinkmann
7.2/10 · 719 okunma
20. yüzyılda ortaya çıkan yeni kapitalizm ile, ödev ve ihtiyaçlara dayanan sanayi toplumunun ahlakı yavaş yavaş tüketim toplumunun haz tabanlı ahlakıyla hemhal olmuştur. Artık kendi içinde bir amaç olan yalnız sermayenin biriktirilmesi değil, aynı zamanda tüketim ve kendini gerçekleştirme yoluyla kullanılmasıdır. Artık herkesin (kanuna aykırı olmadığı sürece) her şeyi her an istemeye hakkı vardır. Özellikle sürekli aklımızı çelen ve eyleme çağıran tekliflerle kuşatıldığımız ve sırf bir arzuya sahip olmanın o arzuyu meşru kıldığı medya ve tüketim toplumunda, insan arzuları çok çeşitli ve değişkendir. Tüm bunlar, önemli arzularla önemsizleri birbirinden ayırt etmeyi zorlaştırır. Daha azıyla yetinmeyi mazur göstermek ve bağlayıcı, kalıcı bir biçimde bir şeye gerçekten değer vermek güçleşir.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum