Çoğumuz umudu iyimserlik ile karıştırırız. İyimserlik, "her şeyin en iyisi olacağı" şeklindeki baskın tutumdur. Ancak umut iyimserlikten farklıdır. Umut, "olumlu düşünme"mizin telkin edilmesinden ya da aşırı iyimser öngörüler duyuyor olmaktan kaynaklanmaz. Umut, iyimserliğin aksine katıksız gerçeklikten doğmaktadır. Her ne kadar umut için tek tip bir tanımlama olmasa da hastalarımın bana öğrettiklerini kapsayan bir tanımlama bulabildim. Umut, "aklın gözü" ile baktığımızda daha iyi bir geleceğe açılan bir yol olup yaşadıkça artan bir duygudur. Umut, bu yol boyunca olan ciddi engellerin ve tuzakların varlığını yadsımaz. Gerçek umutta hayallere yer yoktur.