Emir Ruşen

Emir Ruşen
@EmirRusen
Üsküdar, İstanbul
4 Kasım 1999
73 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı

Emir Ruşen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
2023 1. kitabı
Paulo Freire
8.5/10 · 1.533 okunma
Reklam
Fanatizmle beslenen sekterlik, her zaman hadım edicidir. Eleştirel bir ruhla beslenen radikalleşme ise daima yaratıcıdır. Sekterlik gizemlileştirir ve böylece de yabancılaştırır; radikalleşme eleştirir ve böylece de özgürleştirir. Radikalleşme kişinin seçmiş olduğu tavra artan bir bağlılığı içinde barındırır ve böylelikle somut, nesnel gerçekliği dönüştürme çabasına daha sıkı angaje olmayı gerektirir. Buna karşılık gizemlileştirdiği ve irrasyonel olduğu için sekterlik, gerçekliği sahte (ve bu nedenle de değiştirilemez) bir "gerçeklik"e dönüştürür.
Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Tüm zamanların egemenlerinin bakış açısına göre gerçek düşünmenin ön koşulu halkın hiç düşünmemesidir.
Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Halkla diyalog, her gerçek devrimin radikal gerekliliğidir. Bu, bir devrimi devrim kılan, onu askerî darbeden ayırt eden özelliktir. Kimse bir darbeden diyalog beklemez; darbeden sadece kandırma ("meşruluk" sağlamak için) veya iktidar (ezmek için) beklenir. Gerçek bir devrim halkla cesur bir diyaloğu, er ya da geç başlatmak zorundadır. Devrimin gerçek meşruluğu bu diyaloğa dayanır. Bir devrim, halktan, halkın kendini ifadesinden, iktidara etkin katılmasından korkamaz; halka hesap vermek, başarılarını, hatalarını, yanlış hesaplarını ve zorluklarını açıksözlülükle bildirmek zorundadır. Diyalog ne kadar erken başlarsa, hareket de o kadar gerçek anlamda devrimci olacaktır. Devrimin radikal gerekliliği olan bu diyalog bir başka radikal ihtiyaca karşılık düşer: Doğası gereği iletişimsel bir yaratık olduğu için, iletişimsiz gerçekten insani olamayan bir varlık olarak insanın ihtiyacıdır bu. İletişime engel olmak, insanı "şey" durumuna indirgemektir ve bu devrimcilere değil, ezenlere düşen bir iştir.
Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Manipülasyon, sloganlaştırma, yatırım yapma, emir-komuta ve Kural belirleme devrimci praksisin bileşenleri olamazlar çünkü onlar tahakküm praksisinin bileşenleridir. Hükmedenin tahakkümünü sürdürebilmek için halkın praksisini yadsımaktan, halkın kendi sözünü söyleme ve kendi düşüncelerini düşünme haklarını yadsımaktan başka seçeneği yoktur. Hükmeden diyalogcu bir şekilde davranamaz, diyalogcu davranması; ya hakimiyet erkini bırakması ve ezilenlerin safına katılması ya da yanlış hesap sonucu iktidarını kaybetmesi demek olurdu.
Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Reklam