Emir Ruşen

Emir Ruşen
@EmirRusen
Üsküdar, İstanbul
4 Kasım 1999
73 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Burjuvaziye egemen olan ne dindir, ne de kutsallık kertesine ulaşmış ideoloji. Burjuvazi azgın ihtiraslarının ve doymaz arzularının, nefsinin güdümünde, dizginsiz, denetimsiz ve inançsız tahakkümcü ruh taşıyan bir yaratıktır. Bu bir avuç azgınlar, iktidar seçkinleri, dünyanın kanını emen sülüklerdir.
Çıra Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çok uluslu şirketler, azgınlaşan sermayenin üniversal bir sözleşmeye girip dünyayı paylaşmasıdır.
Çıra Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Kadın son zamanlarda ancak birtakım sosyal güvenlik haklarını kazanabildi. Fakat hiç bir zaman toplumsal hayatta gerçek yerini alamadı. Sanayileşen Avrupa'da bütün bu dramlar yaşanırken hiç bir düşünce akımı, hiç bir politik-ekonomik sistem onun fitri gücünü hesaba katıp onu çıkarcıların, egemen sınıfın elinden kurtaramadı. Bugün bile kadın çeşitli eğilimleri olan, gücü sınırlı, psikolojisi farklı, sosyal hayatın çarkları arasında basit bir dişli sayılmaması gereken onurlu bir varlık olarak görülmüyor, aksine kadına bir ticaret ve meta ürūnū, etkili bir reklam aracı gözüyle bakılıyor. Kapitalist toplumda eşitlik mücadelesi veren kadın, gerçekte kendi yaratılış kanunlarını çiğneyerek biraz daha köleliğe itilmektedir. Batı, bütün tarihi boyunca kadını köle saymıştı. Ve bugün de daha feci bir kölelik içindedir. Günümüz Batı toplumunda kadının içinde bulunduğu duruma dönersek şu gerçekle karşılaşıyoruz: Bugün kadın, basit bir reklam aracıdır. Büyük kapitalist şirketler, kadını alabildiğine sömürmektedir. Piyasaya en mahrem ve en güzel tarafları açılıp teşhir edilerek sürülen kadının kadınlık adına özlenecek saygı duyulacak, korunacak hiç bir değeri kalmamıştır. Kadın haklarını savunan dernekler, feminist akımlar onu alabildiğine dejenere etmiş, yozlaştırmış, soysuzlaştırmıştır. Kadın Batıda bugün hem bir üretim aracı, hem de bir sömürü nesnesidir. Büyük reklam şirketleri, sinemalar, televizyon ve basın bir sülük gibi kadının kanını emerek yaşamaktadır.
Çıra Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Bilindiği gibi ilk hıristiyanlar kadının pislik olduğuna inanıyorlardı. Milâdi V. asırda Makun toplantısında kadının ruhu olup olmadığı araştırıldı ve sonunda onun salt cehennemlik olduğu karara bağlandı. 586 yılında da Fransızlar, kadının insan sayılıp sayılmayacağını araştırdılar ve sonunda erkeğin hizmetkârı olduğu sonucuna vardılar. Ahd-i Atik'e gore Tanrı'ya karşı suç işleyen Adem'i bu suça teşvik eden Havva idi. Dolayısıyla 'ilk günah'ın müsebbibi olan kadın tanım gereği suçlu ve günahkardı. Milâdi 586'da kadının insan olup olmadığını tartışan Batılılar 18. yüzyılın başlarından itibaren artık böyle bir tartışmayı gereksiz bularak, kadını üretimi sağlayan bir makine parçası olarak görmeye başladılar.
Çıra Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Toplumların ecelini kaçınılmaz kılan sapmalardır. Dağlarda ev yontan, görkemli şatolar diken, çöllerde dev ehramlar inşa eden, kanallar açan, yerin altını üstüne getiren nice kavim büyük sapmalara engel olamadıkları için yokolup gittiler. Hepsinin ortak iddiası, bu zenginlik ve ihtişamın kendi güçleri, bilgileri ve yetenekleriyle ortaya çıkmış olmasıydı. İlahi olanı reddeden bu toplumlar kaçınılmaz olarak zulme saptılar, tartıyı bozdular, baskı yaptılar, derin ahlaki çöküntülere düştüler. Sözgelimi iktisadi adaletsizlik, başkalarına tahakküm birer çöküş nedenidir.
Çıra Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum