Ama önce sen kendini inşa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla."
"Derisini değiştirmeyen yılan ölmeye mahkumdur. Bu durum fikirlerini değiştirmeyen zihinler için de geçerlidir.”
Sabit fikir, en büyük hapishanedir
Pautus'un hikâyesini bir kere daha hatırlamak zorunda kalıyoruz. Romalı bir komutandı Pautus, bir ayaklanma düzenledi. Yakalandı. İdama mahkûm oldu. Soylu olduğu için Roma geleneklerine göre kendi hayatını kendi elleriyle alma hakkı tanındı; bir odaya sokup yanına bir hançer bıraktılar. Annesi, babası, karısı, yakınları, dostları kapıda yere yıkılan vücudun düşüşünü duymak için kederle bekliyor ama kendini bıçaklayan Pautus'un düşen vücudunun sesi yerine bir türlü kendini öldüremeyen adamın ayak seslerini duyuyorlardı. Sessiz bir utanç hepsini sarmıştı. Sonunda bu utanca dayanamayan karısı hiç kimseye bir şey söylemeden kapıyı açıp içeri girdi, masanın üstünde duran hançeri alıp kendi karnına sapladı, sonra çıkardığı hançeri kocasına uzattı. ? Pautus, bak acımıyor. Pautus'lara bir kadın gerekiyor, cesur bir kadın, onların dokunmaya korktuğu hançeri alıp karnına saplayacak bir kadın. 'Bak acımıyor' diyecek bir kadın.