Emir AKPINAR

Emir AKPINAR
@Emirakpnar
İnşaat Mühendisi
İnşaat Mühendisliği Yüksek Lisans
İstanbul
12 Haziran 2000
423 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İntibah incelemesi
10/10
·142 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:55
Türk edebiyatının "ilk edebi romanı" unvanını taşıyan İntibah, Namık Kemal’in romantizm akımının tüm coşkusunu ve trajedisini satırlarına taşıdığı, isminin hakkını vererek acı bir "uyanış" hikâyesini anlatan eserdir. Roman, zengin ve korunaklı bir aile ortamında, gerçek dünyadan izole bir şekilde büyük bir özenle yetiştirilen genç Ali Bey’in tecrübesiz adımlarla dış dünyaya açılması ve ihtiraslı bir aşkın pençesinde yavaş yavaş felakete sürüklenişini konu alıyor. Yazar, körkütük bir tutkunun ve tecrübesizliğin insanı nasıl içten içe çürüttüğünü okura aktarırken, hikâyenin merkezindeki Ali Bey karakteri üzerinden adeta okurun sabrını sınıyor. İnsan sayfalar ilerledikçe, bu kadar iyi eğitim almış, aklı başında olması beklenen bir gencin nasıl böylesine kör, böylesine iradesiz ve mantıktan yoksun olabildiğine hayret etmeden, "Ah be Ali Bey, insanın gözü bu kadar mı kör olur, bu kadar mı kendi kuyusunu kendi kazar!" diye sitem etmekten kendini alamıyor; zira onun zaafları, gerçeği görmeyi reddeden o toy inatçılığı sadece kendini değil, ona değer veren saf ve masum insanları da yutan acımasız bir girdaba dönüşüyor. Eserin eleştiriye açık yönleri de tam olarak dönemin ve romantizm akımının getirdiği bu aşırılıklarda gizli; karakterlerin en ufak bir olayda baygınlıklar geçirmesi, bitmek bilmeyen gözyaşları, iyilerin melekler kadar kusursuz, kötülerin ise şeytan kadar karanlık çizildiği o siyah-beyaz dünya ve tesadüflerin kurguda fazlaca yer kaplaması günümüz okurunun gerçeklik algısına biraz abartılı ve fazla melodramatik gelebilir. Namık Kemal’in okura ders verme ve toplumsal bir mesaj iletme kaygısı tıpkı o dönemin birçok eserinde olduğu gibi zaman zaman kurgunun önüne geçip metni didaktikleştirse de İntibah, edebiyatımızın emekleme dönemindeki o sancılı arayışı
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1984 İncelemesi
9/10
·352 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 22:58
George Orwell’in distopik edebiyatın zirvesi kabul edilen ve yıllar geçse de güncelliğini zerre kadar yitirmeyen başyapıtı 1984, sadece kurgusal bir roman olmanın çok ötesinde, insanın gerçeği algılayışını, özgür iradesini ve otoriteye körü körüne boyun eğişini sorgulatan tüyler ürpertici bir ayna niteliğinde. Kitap, her hareketin, her sözün ve hatta her mimik değişiminin tele-ekranlar aracılığıyla izlendiği, "Büyük Birader"in her şeyi gören gözünün gölgesinde nefes almanın bile adeta bir potansiyel suç taşıdığı kasvetli Okyanusya’da geçiyor. Dilin kelime dağarcığı daraltılarak düşünce ufkunu yok etmeye programlandığı, sevginin ve insani bağların devlete ihanet sayıldığı, tarihin her gün Partinin çıkarları doğrultusunda fütursuzca yeniden yazıldığı bu boğucu düzende, ana karakterimiz Winston Smith’in içindeki o cılız hakikat arayışına ve sisteme karşı sessiz başkaldırısına tanık oluyoruz. Romanın okurda en çok iz bırakan ve belki de en çok korkutan yanı, yazıldığı dönemin çok ilerisinde bir vizyonla günümüz dünyasındaki teknolojik takip, medya manipülasyonu, sansür ve "çiftdüşün" gibi kavramları böylesine isabetli öngörebilmiş olması. Yazar, sistemin o meşhur mottosu olan "Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cehalet güçtür," cümlesiyle kitlelerin nasıl uyuşturulduğunu sarsıcı bir şekilde özetlerken, "Geçmişi denetleyen geleceği de denetler; bugünü denetleyen geçmişi de denetler," diyerek de hafızanın ve bilginin gücünü adeta zihnimize kazıyor. Bir okur olarak eserin eksik ya da okunmasını biraz yorucu bulduğum yanına gelecek olursam; özellikle kitabın ortalarına doğru kurguya dahil olan ve sistemin siyasi manifestosunun sayfalarca aktarıldığı o uzun teorik bölümler, hikayenin başından beri tırmanan o gerilimli akıcılığını ciddi bir miktar sekteye uğratıyor. Tam
İnceleme
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Tutunamayanlar İncelemesi
9/10
·724 syf.··
2026 18. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 12:37
Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı, Türk edebiyatının en çok konuşulan ama belki de okunması en zor eserlerinden biri. Bu kitabı elinize aldığınızda sadece sayfalardan oluşan bir hikaye değil, sahte hayatlara ve herkese dayatılan kurallara karşı atılmış sessiz bir çığlık buluyorsunuz. Hikaye, Turgut Özben'in çok yakın arkadaşı Selim Işık'ın intihar haberini almasıyla başlıyor. Görünürde Turgut, arkadaşının neden hayattan vazgeçtiğini anlamaya çalışıyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bu çaba, Turgut'un kendi sıradan ve kurallara uygun hayatını sorguladığı, içsel bir yolculuğa dönüşüyor. Oğuz Atay, bizleri bu sorgulamanın tam ortasına bırakıp, toplumun beklediği o maskeleri takmayı reddeden ve düzene ayak uyduramayan tüm "tutunamayanların" hislerine tercüman oluyor. Bir okur olarak dürüstçe söylemeliyim ki, Tutunamayanlar su gibi akan, kolayca okunup bitirilecek bir roman kesinlikle değil. Aksine okuru yoran, zaman zaman duraklatan ve zihni zorlayan bir yapısı var. Kitabın içine serpiştirilmiş ansiklopedi maddeleri, şarkılar ve hiçbir noktalama işareti olmadan sayfalarca süren uzun bölümler, kitabın kurgusunu yer yer çok dağınık hissettiriyor. Bazen yazarın asıl anlatmak istediği o derin hüznün ve yalnızlığın, bu karmaşık anlatım oyunlarının altında ezildiğini bile düşünebilirsiniz. Birçok okurun bu kitabı yarım bırakmasının temel sebebi de aslında bu yorucu anlatımdır. Fakat romanın asıl sırrı da tam olarak burada yatıyor; bu katlanması zor karmaşa, aslında hayata dikiş tutturamayan Selim'in o kırgın ve paramparça zihninin ta kendisidir. Yazar bizi o zihnin içine sokmak için bilerek yorar. Bu zorlu okuma serüveninin içinde, insanın tam kalbine dokunan ve kendi hayatını sorgulatan çok derin anlar var. Kitabı okurken kendinize sık sık "Ben bu hayatın neresinde duruyorum ve
İnceleme
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk İncelemesi
10/10
·599 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 01:50
Kitaplığımda genellikle kurgusal dünyaların, romanların ve sürükleyici hikayelerin ağırlıkta olduğunu profilime göz atan takipçilerim fark edecektir. Çoğu zaman gerçeklikten biraz uzaklaşıp farklı karakterlerin serüvenlerinde kaybolmayı, kurgunun o esnek ve süslü dilinde yüzmeyi tercih eden bir okurum. İtiraf etmeliyim ki, tarihi belge niteliğindeki eserleri, siyasi veya askeri metinleri okurken zaman zaman odaklanmakta zorlanabiliyor, alışkın olduğum o akıcılığı aradığım için metinden kopabiliyorum. Ancak "Gençler İçin Fotoğraflarla Nutuk" kitabını okurken, kendi okuma konfor alanımdan çıkmam gerektiğini ve bunun kesinlikle buna değeceğini biliyordum. Çünkü bu eser, yalnızca sayfaları çevrilip rafa kaldırılacak bir tarih kitabı değil; bir ulusun yokluk ve imkansızlıklar içinde küllerinden yeniden doğuşunun, bizzat başmimarı tarafından kaleme alınmış en somut ve en gerçek belgesidir. Başlangıçta o alışkın olduğum kurgusal hafifliği bulamamak, arka arkaya gelen tarihi gerçekler, isimler ve stratejik kararlar arasında ilerlemek beni biraz zorladı. Fakat sayfalar ilerledikçe ve anlatılanlar o dönemin ruhunu yansıtan o çarpıcı fotoğraflarla bütünleştikçe, okuma serüvenim bambaşka, çok daha derin bir boyuta evrildi. Görseller, o zorlu şartları, imkansızlıkları ve buna rağmen gözlerdeki o sarsılmaz kararlılığı zihnimde canlandırmakla kalmadı, adeta o tarihi anlara omuz omuza tanıklık etmemi sağladı. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, o akılalmaz zorluklar altında, cepheden cepheye koşarken ve bir devleti adeta sıfırdan inşa ederken, yaşanan bu süreci tüm şeffaflığıyla bizlere aktarmak için böylesine kıymetli bir eseri kaleme almış olması tek kelimeyle muazzam. **Bir roman karakterinin kahramanlık hikayesini okuduğunuzda etkilenirsiniz ama kitabın
İnceleme
NutukMustafa Kemal Atatürk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202334,4bin okunma
İçimizdeki Şeytan İncelemesi
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 20:51
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin insan ruhunu en çıplak haliyle ortaya koyduğu, psikolojik derinliği oldukça güçlü eserlerinden biri. İlk bakışta bir aşk hikâyesi anlatıyormuş gibi görünse de, satır aralarına girildikçe aslında çok daha geniş bir sorgulama alanı açılıyor: insanın kendine karşı dürüstlüğü, irade zayıflığı, sorumluluk alma korkusu ve en önemlisi, kendi hatalarını kabullenmek yerine onları dışsal sebeplere yükleme eğilimi. Romanın merkezinde yer alan karakter, hayatındaki aksaklıkların ve başarısızlıkların nedenini sürekli dış dünyada arayan bir profil çiziyor. Kendi içindeki zaafları görmek yerine bunları “içindeki şeytan” olarak adlandırıp adeta somutlaştırıyor. Bu yaklaşım, kitabın en çarpıcı yönlerinden biri çünkü okur olarak ister istemez şu soruyla yüzleşiyorsunuz: “Gerçekten bizi engelleyen dış koşullar mı, yoksa kendi korkularımız ve bahanelerimiz mi?” Eserdeki karakter ilişkileri de oldukça gerçekçi ve katmanlı bir şekilde işlenmiş. Özellikle duygusal bağların kurulma ve yıpranma süreçleri, idealize edilmeden, tüm kırılganlığıyla anlatılıyor. Bu da romanı sıradan bir aşk hikâyesinden çıkarıp, insan ilişkilerinin doğasına dair güçlü bir gözleme dönüştürüyor. Karakterlerin birbirlerine karşı tutumları, beklentileri ve hayal kırıklıkları oldukça doğal bir akışta ilerliyor; bu da okurun hikâyeye daha fazla dahil olmasını sağlıyor. Sabahattin Ali’nin anlatım dili her zamanki gibi sade, akıcı ve etkileyici. Ağır ve süslü bir dil kullanmadan, oldukça derin psikolojik çözümlemeler yapabilmesi eserin en güçlü yanlarından biri. Özellikle iç monologlar ve karakterin kendi kendisiyle hesaplaşmaları, kitabın en dikkat çekici bölümlerini oluşturuyor. Bu kısımlar, okuyucuya sadece karakteri değil, aynı zamanda kendi iç dünyasını da sorgulama fırsatı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,8bin okunma