Emircan Aydoğan

Emircan Aydoğan
@EmircanAydogan
lisans
İstanbul
Şırnak
16 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Hafızanı bırak dediğim zaman, psikolojik hafıza demek istiyorum. Asıl hafızayı değil. Buda, o adamın dün kendine tükürdüğünü tabii ki hatırlıyor. Ama aynı zamanda, bu adamın ya da kendisinin dünkü kişiler olmadığını hatırlıyor. O bölüm kapanmıştır. Onu hayatın boyunca taşımanın bir anlamı yok. Ama sen taşıyorsun. Biri sana on yıl önce bir şey söyledi ve sen onu hala taşıyorsun. Annen çocukken sana kızdı ve onu hala taşıyorsun. Baban sen küçükken sana tokat attı, ama sen yetmiş yaşında olsan bile onu hala taşıyorsun. Bu psikolojik hafızalar sana yük oluyor. Özgürlüğünü yok ediyor, canlılığını yok ediyor. Seni kafese tıkıyor. Asıl hafıza güzel bir şeydir. Bir şeyi daha anlamak gerekir. Psikolojik hafıza olmadığı zaman, asıl hafıza hata yapmaz. Çünkü psikolojik hafıza bir engeldir. Eğer psikolojik etki altındaysan, nasıl doğru hatırlarsın? Bu imkansız. Titriyorsun, sallanıyorsun, bir çeşit deprem yaşıyorsun. Bu durumda nasıl hatırlayacaksın? O zaman abartırsın. Bir şeyler ekler, bir şeyler çıkartırsın. Ortaya bambaşka bir şey çıkartırsın. O zaman da hafızana güvenemezsin.
#psikoloji·Kitabı okudu
İlişkiler
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
P. G. Wells'e, Dünya Tarihi Kitabı'nı —çok önemli bir çalışmadır— yayınladığı zaman sormuşlar. "Medeniyet hakkında ne düşünüyorsunuz?" P.G. Wells şöyle yanıtlamış: "Çok güzel bir fikir. Ama artık birinin bir şeyler yapıp onu hayata geçirmesi gerekiyor."
Felsefe
Aklıma Abraham Lincoln geldi. O bir ayakkabıcının oğluydu ve Amerika'nın başkanı oldu. Doğal olarak, bütün aristokratlar çok rahatsız oldu, kızdı, öfkelendi. Abraham Lincoln'un öldürülmüş olması bir tesadüf değil. Ülkenin bir ayakkabıcının oğlu tarafından yönetilmesi fikrini kabullenemediler. Başkanlığının ilk gününde, yemin ettikten sonra senatoda yaptığı ilk konuşmada, tam konuşmak için kürsüye çıktığı zaman, çirkin bir aristokrat ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Bay Lincoln, bir tesadüf eseri ülkenin başkanı oldunuz. Ama sakın babanızla birlikte evime gelip, ailem için ayakkabı ölçüsü aldığınız günleri unutmayın. Birçok senatör, babanızın yaptığı ayakkabıları giyiyor. O yüzden asla kökeninizi unutmayın." Bu şekilde onu aşağılayacağını sanıyordu. Ama Abraham Lincoln gibi bir adamı aşağılayamazsın. Sadece küçük insanlar, aşağılık kompleksi olan insanlar aşağılanabilir. Büyük insanları ise aşağılamak mümkün değildir. Abraham Lincoln, herkes tarafından hatırlanması gereken bir şey söyledi. "Senatoda ilk konuşmamı yapmadan önce, bana babamı hatırlattığınız için size minnettarım. Babam çok güzel, çok yaratıcı bir sanatçıydı. Onun kadar güzel ayakkabı yapabilen kimse yoktur. Ne yaparsam yapayım, onun sanatçılığının büyüklüğü kadar büyük bir başkan olamayacağımı çok iyi biliyorum. Ben onu asla aşamam. Bu arada, siz aristokratlara bir şey hatırlatacağım. Eğer babamın yaptığı ayakkabılar ayağınızı vuruyorsa, bu sanatı onun yanında öğrendim, harika bir ayakkabıcı değilim ama en azından ayakkabılarınızı tamir edebilirim. Bana haber verin, evinize gelirim." Senatoda derin bir sessizlik vardı. Senatörler, bu adamı aşağılamanın mümkün olmadığını anladı. Aynı zamanda yaratıcılığa ne kadar büyük bir saygı duyduğunu göstermişti.
Eğitim
Yaratıcı, herhangi bir yere yerleşemez, bir gezgindir. Çadırını sırtında taşır. Evet, bir geceliğine kalabilir, ama sabah olunca tekrar gider. O yüzden ona gezgin diyorum. O, asla ev sahibi olamaz, bir yere yerleşemez.
Felsefe
Sen bu ışıktan, bu gerçekten keyif aldıkça, zihnini bırakmak için daha bir cesaret sahibi olursun. Er ya da geç bir gün, baktığın zaman, artık bir zihnin olmaz. Herhangi bir şey için bakmıyorsun, sadece bakıyorsun. Bakışın saftır. O anda Avalokita, yani saf gözlerle bakan olursun. Bu, Buda'nın isimlerinden biridir. "Avalokita". O, fikirsiz bakar. Sadece bakar.
Felsefe