İçindeki Güçleri Serbest Kılmak

Yaratıcılık

Osho
Yazar:
Osho
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zincirlerini Kır, Ruhunu Akıt; Her Nefes Bir Sanat
10/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
Hayatta bazen hiçbir şey yapmak istemediğim anlar olur. Her şey sıradanlaşır, renkler solar, sesler bile anlamını yitirir. İşte tam da o zamanlarda Osho’nun Yaratıcılık kitabını okumak, sanki içimde unuttuğum bir kapıyı aralamak gibi oldu. O kapının ardında çocukluğumun o saf, korkusuz, sınırsız hâli vardı. Ellerimle çamurdan bir şeyler yaparken hissettiğim o heyecan, ilk kez bir kalemi deftere dokundurduğumda içimde kıvılcımlanan o özgürlük hissi… Osho bana hatırlattı ki, yaratıcılık bir yetenek değil, bir varoluş biçimi. Kitabı okurken fark ettim, ne çok zincir takmışız kendimize. “Bunu yapamam”, “buna vaktim yok”, “bu bana göre değil” gibi cümlelerle ruhumuzu hapsetmişiz. Osho, her kelimesiyle o zincirleri gevşetiyor. Çünkü o diyor ki: “Yaratıcılık, sonuçla değil, süreçle ilgilidir.” Bir resim çizersin, belki kimse anlamaz; ama o an sen yaşarsın, nefes alırsın, var olursun. Ben bunu ilk kez gerçekten hissettim. Artık yaratmak, bir şey üretmek değil benim için, yaşamanın kendisi. Kitap boyunca Osho, yaşamın kendisini bir sanat olarak anlatıyor. Ve bu bana çok dokundu. Çünkü bazen hayatımı planlarla, görevlerle, yapılacaklar listeleriyle tıka basa dolduruyorum. Sonra fark ediyorum ki, spontane olan hiçbir şey kalmamış. Ne bir deli kahkaha, ne bir rastgele çizilmiş karalama, ne de bir sabah kahvesinde dalıp gitmek... Osho tam burada kulağıma fısıldıyor: “Kontrol etme, bırak aksın.” Ve ben bir gün bunu denedim. Bir sabah hiçbir plan yapmadan dışarı çıktım, adımlarımın nereye götüreceğini bilmeden. O an hissettim, yaşamın kendisi bile yaratıcıymış aslında. Osho’nun üslubu çok farklı. Öğretmiyor, hatırlatıyor. Sanki uzun zamandır unuttuğun bir melodiyi kulağına çalıyor. Bazen onun kelimelerinde kendimi buldum, bazen kayboldum. Ama her defasında içimde bir şey hareket
Duygu ve Düşünce
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Yine kendi sözleriyle mini bir içerik tanıtımı olsun istedim :)
7/10
·197 syf.··
2024 3. kitabı
Hayatın kendi başına bir anlamı yok. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır . Anlamın keşfedilmesi değil, yaratılması gerekir . Anlamı, ancak onu yaratırsan bulursun. Orada bir çalının arasında durmuyor . Yani sağına soluna bakınca, biraz arayınca bulamazsın. O bulunacak bir kaya gibi durmuyor . O, yaratılacak bir şiir , söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. 7/10
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2022 144. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2022 10:29
Kitabı okurken düşünceleriniz yön değiştiriyor. İçeriginde hayatın, düşünmenin, yaratıcılığın ve eğitimin üzerine konulardan oluşması ve birçok içeriğe sahip olması beni şaşırttı ve keyifle okudum. Farklı kültürlerden başarılı, yaratıcılığı yüksek sanatçıların özelliklerine değinmesi ayrıca ilgimi çekti. Herkes bir Mozart bir Picasso olamayabilir ama içindeki enerjiyi, yaratıcılığı bulmanın yollarını en güzel örneklerle dile getirmiş osho. *İnsan kendini tanımalı, başkalarının sana söyledikleri seni endişelendirmemeli Cümlesi en çok beğendiğim bir alıntı oldu çünkü insan önce kendini keşfetmeli. Hayatı başkaları için değil kendi için yaşamalı ve gelen fırtınaları hissederek onlarla nasıl yol alabileceğini bilmeli Çünkü yollar her zaman düz gitmiyor.
Hayat
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
10/10
·197 syf.··
2022 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2022 12:21
Herkese Selamlar evet kitabı okudum farkı düşünceler ve farklı özellikler var Osho' nun daha önce bir kitabını okumuştum çok beğendim buda aynı şekilde akıcı bir anlatımı var ve güzel. Okunmalı Sezgi'de zihin ile ruhsal alan arasindaki fark anlatilmaktadir. Mantik, zihnin gercegi nasil algiladigiyla, sezgi ise ruhun gercegi nasil algiladigiyla ilgilenmektedir. Osho'nun bu konular üzerindeki konuşmaları olaganustu anlasilir, bazen komik ve oldukca sürükleyici dir . Hepimizin doğal bir sezgi yeteneği vardir. Ancak toplumsal sartlandirma ve eğitim sistemleri, genelde bunun ortaya çıkmasını engeller. Bize icgudulerimizi anlamak ve kişisel gelisimimiz için bir temel olarak kullanmak yerine, onlara sırt çevirmemiz öğretilir . Boyle olunca da, sezgi yoluyla içimizde filizlenecek olan bilgeliğin kökleri kurumuş olur.Bu kitapta Osho, sezginin tam olarak ne olduğunu gösteriyor, onu kendi içimizde ve başkalarında nasıl taniyabilecegimizin yollarını ögretiyor. Bize, gerçek sezgisel kavrayış ve iyimser düşünce arasında bulunan ve kolaylıkla hatalı seçimlere ya da istenmeyen sonuclara yol acacak farki nasil ayirt edecegimizi gosteriyor. Kendi bireysel ve dogal sezgi yetenegimizi besleyecek ve destekleyecek cok sayida egzersiz ve meditasyonlari acik bir dille ifade ediyor
Edebiyat
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
6/10
·197 syf.··
2020 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 19:32
Bana tuhaf gelen düşüncelerinin yanı sıra sıklıkla kendimi düşünürken bulduğum bir kitaptı. Farklı düşünceleri anlamaya çalışmak da keyifliydi. Osho’nun konuşmalarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu kitapta konuyla ilgili ufak hikayelerin olması bana göre kitabın en güzel tarafıydı.
Etkinlik
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Yaratıcılık
10/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2020 201. kitabı
  Giriş Nexflix'in Vahşi Kırlar Belgeseli'nde altı bölüm boyunca yerden yere vurduğu (bkz. manipülasyon)  Osho'nun, okuduğum kitapları arasında en iyilerden biri "Yaratıcılık".  Bir insanı yargılamadan önce kendisini de dinlemek gerekir. Ben de belgeseli izledikten sonra öyle yaptım,Osho'nun kitaplarını aldım ve iyi ki öyle yapmışım. İlk aldığım kitap "Sessizlik" ten sonra 45 kitabını daha zevkle okudum ve okumaya devam ediyorum. Oldukça piyasa görünen bu isim hakkında konuşanlar genelde tek bir kitabını bile okumayanlardan oluşuyor.Eğer Osho hakkında seks gurusu ve dolandırıcı etiketlerinden kurtulduysanız (bkz önyargı) Osho' nun dünyasına hoş geldiniz. Gelişme Yaratıcılık kitabı bu konu üzerine kafa yoranların mutlaka okuması gereken bir kitap. Osho yüzeysel davranmak yerine insan ruhunun derinliklerinde aranan sorulara cevaplar veriyor. Farkındalık,sıradan şeylerin olağanüstü durumu,yoga,anlayış,kişinin arzuları, şimdinin kutlaması,hedef ve başarının saçma durumu,endişe ve minnet,varoluş sorunları,özgürlük,arzu ve hırsın yaratıcılığın önündeki duvarı,ego ve huzurun zıt kutuplar olduğu,kişinin aslında kim olduğu, ve kaygıları,zihin ve zihinsizlik, anın mükemmelliği, üretmek ve yaratmak arasındaki fark kavrayış, ödünç bilgi ve geleneğin, günün soruları karşısındaki çaresizliği,yoğunlaşma,insanın gerçek özü,isteklerin dilenciliği,kalpten gelen yaratıcılık,ünlü olma ve saygı görme isteğinin saçma durumu,yaratıcılıkta yanlış yollara girmenin güzelliği,risk alma cesareti,ufak şeylerin büyüklüğü,farklı hayaller,teknisyenlik ve yaratıcılık arasındaki fark,vasat insanların özellikleri,meditasyonun içinde kendini kaybetme,anlam yaratma,saf arayış,kendi tabuların için anlamı kaçırma,çok boyutluluk,çılgın anlara sahip olmanın güzelliği gibi konular üzerine bir çok fikir
Felsefe
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2024 87. kitabı
"Yaratıcı bir insanın bütün yap ve yapmamaları eritmesi gerekir. Onun özgürlüğe ve alana ihtiyacı var. Sonsuz alana. Bütün gökyüzüne. Bütün yıldızlara ihtiyacı var. Ancak o zaman özündeki kendiliğindelik büyümeye başlar." " Hayatın anlamının keşfedilecek bir şey olmaması çok güzel. Aksi halde, insan onu keşfederdi ve sonra başkalarının keşfetmesine gerek kalmazdı." Tam olarak bu sanırım, hayatın özü. Birilerinin çizdiği yollar değil, kendi açtığımız ufuklar önemli. Her şey mükemmel olmak zorunda değil ki mükemmeliyetçiliği Osho yaratıcılığın önündeki bir engel olarak görmüş. Bir şeyler bize ait olsun yeter. Farklı bir şeyler... Yaratıcılık Osho
Edebiyat
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
9/10
·197 syf.··
2017 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2017 23:17
Yaptığın herseyden keyif al, önemli olan; senin iç duyguların,ışığın,sıcaklığındır. Hayatın kendi başına bir anlamı yok. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır. Anlamın keşfedilmesi değil yaratılması gerekir,ancak onu yaratırsan bulabilirsin.
Felsefe
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Yaratıcılık
Puan vermedi·197 syf.·
2022 13. kitabı
"Hayat hem kendini geliştirmek, hem de aşmaktır. Eğer bir şey sürekli aynı durumda kalıyorsa, o zaman yaşamak sadece ölmemektir." Eserin içinde ,eserin ismine en yakışan cümle bu oldu benim için yaratıcı olmayan bir insan sadece ölmüyordur. Okurken yer yer rahatlayacağınız , yer yer düşüneceğiniz .yer yer huzur bulacağınız bir meditasyon kitabı. Ben okurken çok keyif aldım. Verilmek istenen mesajlar kısa kısa hikayelerle örneklendirilmiş. Bu da okuduğumuzu daha iyi anlayıp pekiştirmek adına çok iyi olmuş ve okuduğunuzun daha kalıcı olmasını sağlamış. Alıntı yapılacak birçok cümle var. Kitabın akışı, verilmek istenen mesaj ve örnek hikaye şeklindeydi. Herkese iyi okumalar.
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
10/10
·197 syf.··
2024 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 13:24
Zihnin kendisi esneyen, esneyince boşluk açılan bir yer biliyor musunuz? Oda gibi, oda boşluk demektir, içini eşya ile doldurdukça sıkıntı veren bir yer haline gelmeye başlar, ve artık hareket edemezsiniz, taa ki yeni bir eve çıkıncaya dek... Her neyse, bu esnekliği şimdiye dek ben de bilmezdim. Bir meditasyondu bu kitap. İşte size bir tane mantra: Bambu gibi ol, bir geçit gibi, yaşamın içinden akışına izin ver. Bir dalga gibi önüne çıkan herşeyi özüne al ve okyanusa geri dön!" Şu noktada artık özet yazmak imkansız, tanımlama yaptıkça, çerçeve çizdikçe her şey soyutlaşıyor.. Ama herşey... Daha ne denebilir? Buradan gidip Türker Kılıç'ın Fatih Altaylı röportajını tekrar izleyip notlar almalıyım. Tamamlanmalıyım... İyi ki okudum, pür neşe doldum :)
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.