Yaratıcılık

Osho
Yazar:
Osho
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Kasım 2020
İlk Yayın Tarihi:
2013
Yayınevi:
Butik Yayınları
Orijinal Adı:
Creativity
ISBN:
9786059397964
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
İlk Osho okuma deneyimlerim iyi değildi. Hoşuma gitmemişti ama bu kitapta farklı olarak bir şey keşfettim. Kitap psikoloji ve felsefe gibi disiplinlerin özünü anlatır gibi bir oluş içinde olmayı amaçlıyor. Basit olmayı, anda kalmayı, hayattaki mutlulukları araştırıyor, düşünüyor, hayatın ne kadar basit olduğunun felsefesini anlatırken bizi bambaşka bir yere gidiyor. Bütün önyargılarımdan kurtulduğum Osho kitabıdır... Osho
Kişisel Gelişim
YaratıcılıkOsho · Butik Yayınları · 2020497 okunma
Yaratıcılık bir yetenek değil yaşam biçimimiz
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 22:47
Osho – Yaratıcılık Üzerine Düşünceler Osho’nun Yaratıcılık kitabı, üretken olmanın sadece sanatçılara özgü bir yetenek olmadığını, herkesin hayatını bir sanat eseri gibi yaşayabileceğini anlatan ilham verici bir eser. Kitap, yaratıcılığın zihinsel bir süreçten çok, içsel özgürlükle ve anda olmakla ilgili olduğunu vurguluyor. Osho, korkularımızdan ve toplumsal koşullanmalarımızdan sıyrıldıkça, içimizdeki gerçek potansiyelin ortaya çıkacağını söylüyor. Kitabı okurken, yaratıcılığın sadece bir yetenek değil, bir yaşam biçimi olduğunu fark ediyorsunuz. Osho’nun sade ama etkileyici anlatımı, düşünmeye ve harekete geçmeye teşvik ediyor. Eğer içinizde sıkışmış bir yaratıcı enerji hissediyorsanız ve bunu nasıl açığa çıkaracağınızı bilmiyorsanız, Yaratıcılık kitabı size rehberlik edebilir.
Düşünce
YaratıcılıkOsho · Butik Yayınları · 2020497 okunma
içerisi ve dışarısı
Puan vermedi·216 syf.··
2023 19. kitabı
Bu kitaplar birlikte şu kavramlar üzerine düşünme fırsatı buldum: mantık, sevgi, mevcudiyet, yaratıcılık, para, hafıza, hayal gücü. Bu kitabı uzun bir zamana yayılacak şekilde ve araya tez, makale, başka kitaplar girerek dinledim. Diğer her şeyle karıştı gibi geliyor. Osho bazen, insanın sınırlarını zorluyor bence. Yaratıcılıkla ilgili başka, bütünsel bir bağlamdan söz ediyor. Kimisi için bu çok anlamsız gelebilir. Eğer bir süredir bu konuyu dert edinip başka okumalar yapmasaydım, saçmalık bu derdim. Çünkü onun buradaki yaklaşımı ile ilk karşılaştığımda 'ne diyor ya bu insanlar' demişliğim var. Bazı noktalarda söylemlerden ve dilden hoşlanmadığım yerler oldu ama şu an bulamıyorum. Geçmiş, an, gelecek bağlamında baktığı yeri çok değerli buluyorum. Dinler ve fakirlik üzerine önemli şeyler söylüyor. Bütünlük içinde olduğumuza dair anlattığı özellikle bir hikayeden çok etkilendim. Taşı kaldırmak ile ilgili olan. İki cümlesi ile bitireyim: Yuvaya dönmenin tek yolu teslim olmaktır. Ara ve bulmaya hazır ol. Yaratıcılığını bulana dek karanlıkta el yordamıyla aramaya devam et.
YaratıcılıkOsho · Butik Yayınları · 2020497 okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 14:20
Osho'nun okuduğum ilk kitabı. İlk sayfalar çok fazla ilgimi çekmedi hatta yarım bırakmayı düşündüm. Bu yüzden devam ettim ve alıntı yaptığım yerlerde dikkate değer düşüncelerini gördüm. Ancak kimi yerlerde tırlatmış diyebileceğiniz şeyden de bahsetmiş. Mesela "tanrı bir nesne değil, bir yaratılıştır. Ve sadece yaratanlar onu bulabilir"cümlesi gibi. Yaratıcı insanların tanrıyı kendilerinin yarattığı düşüncesini işliyor. Oysaki Yaratıcı biz Allah deriz bir başkası başka bir isim verir kendi başına vardır. Allah dilemeseydi insan dileyemezdi. Tabiri caizse Allah istediği için insan da istiyor. Yani hersey Allah vergisi ve lütfu. Ayrıca müzik konusunda Müslümanlara haksızlık etmiş. Sadece Hindistan'da Babürlerin son hukumdarı Alemgirsah'ın bağnaz tutumunu bütün müslümanlara yayması hiç hakkaniyetli değil. Önyargilarını faş etmiş bir yönüyle. Arastırsa idi Farabi gibi bir müzik dehasının Müslümanlar arasından çıktığını ve müziğe ne kadar emek verdiğini bilirdi. Klasik Türk müziği, İran , Hint, Kürt miziklerinin de varlığını bilirdi. İslam'ın müziğin kendisine ve icrasına karşı olmadığını sadece müziğin insan üzerindeki etkisinin kötüye kullanılmasının hoş görülmediğini de oğrenirdi. Nitekim rock roll, havy metal gibi müzik türleri insanı insanlığından bile çıkaran bir etkiye sahip. Ha isteyen dinlesin ama İslam'ın müziği yasakladığı gibi abuk sabuk bir iddiayla gelmesin. Sanki İslam alemi yuzyillardir tek bir tını, tek bir nağme duymamış dinlememiş gibi konuşmasın rica ederim! İsterse bu Osho olsun!
YaratıcılıkOsho · Butik Yayınları · 2020497 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 54. kitabı
Yaratıcılık – Osho Osho tarzını bilenler için bu kitap sürpriz değil; yine ezber bozan, yine alışılmış kalıpları sorgulayan bir anlatım var. Bu kez merkezde “yaratıcılık” kavramı duruyor ama klasik anlamda sanat üretmekten çok daha fazlasını kastediyor. Kitap aslında şu soruya cevap arıyor: Daha dolu, daha canlı, daha bilinçli bir hayat nasıl yaşanır? Osho’ya göre yaratıcılık bir yetenek değil, bir yaşam biçimi. Ressam ya da müzisyen olmak zorunda değilsiniz. Bir yemeği yapış şekliniz, bir hastayla konuşmanız, bir problemi ele alış tarzınız bile yaratıcı olabilir. Eğer yaptığınız işe ruhunuzu koyuyorsanız, otomatik değil bilinçli yaşıyorsanız, o anda yaratıcı bir insansınız. En dikkat çekici tarafı şu oldu: Toplumun bizi “güvenli” ve “itaatkâr” bireyler haline getirirken yaratıcılığımızı törpülediğini söylüyor. Çocukken doğal olan o canlılık, zamanla korkular ve kurallar arasında kayboluyor. Bu kitap biraz o kaybolanı hatırlatma çabası gibi. Yer yer yine Osho’nun keskin ve iddialı cümleleri var. Katılmadığım noktalar oldu ama düşünmeye zorlaması açısından değerli buldum. Özellikle monotonluk içinde sıkışmış hissedenler için ciddi bir farkındalık oluşturabilir. Benim için bu kitap, üretmenin sadece ortaya bir şey koymak değil; yaşama biçimini değiştirmek olduğunu hatırlattı. Daha bilinçli, daha cesur ve daha özgün bir hayat isteyenler için okunabilir bir eser.
1000Kitap
YaratıcılıkOsho · Butik Yayınları · 2020497 okunma
Zincirlerini Kır, Ruhunu Akıt; Her Nefes Bir Sanat
10/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
Hayatta bazen hiçbir şey yapmak istemediğim anlar olur. Her şey sıradanlaşır, renkler solar, sesler bile anlamını yitirir. İşte tam da o zamanlarda Osho’nun Yaratıcılık kitabını okumak, sanki içimde unuttuğum bir kapıyı aralamak gibi oldu. O kapının ardında çocukluğumun o saf, korkusuz, sınırsız hâli vardı. Ellerimle çamurdan bir şeyler yaparken hissettiğim o heyecan, ilk kez bir kalemi deftere dokundurduğumda içimde kıvılcımlanan o özgürlük hissi… Osho bana hatırlattı ki, yaratıcılık bir yetenek değil, bir varoluş biçimi. Kitabı okurken fark ettim, ne çok zincir takmışız kendimize. “Bunu yapamam”, “buna vaktim yok”, “bu bana göre değil” gibi cümlelerle ruhumuzu hapsetmişiz. Osho, her kelimesiyle o zincirleri gevşetiyor. Çünkü o diyor ki: “Yaratıcılık, sonuçla değil, süreçle ilgilidir.” Bir resim çizersin, belki kimse anlamaz; ama o an sen yaşarsın, nefes alırsın, var olursun. Ben bunu ilk kez gerçekten hissettim. Artık yaratmak, bir şey üretmek değil benim için, yaşamanın kendisi. Kitap boyunca Osho, yaşamın kendisini bir sanat olarak anlatıyor. Ve bu bana çok dokundu. Çünkü bazen hayatımı planlarla, görevlerle, yapılacaklar listeleriyle tıka basa dolduruyorum. Sonra fark ediyorum ki, spontane olan hiçbir şey kalmamış. Ne bir deli kahkaha, ne bir rastgele çizilmiş karalama, ne de bir sabah kahvesinde dalıp gitmek... Osho tam burada kulağıma fısıldıyor: “Kontrol etme, bırak aksın.” Ve ben bir gün bunu denedim. Bir sabah hiçbir plan yapmadan dışarı çıktım, adımlarımın nereye götüreceğini bilmeden. O an hissettim, yaşamın kendisi bile yaratıcıymış aslında. Osho’nun üslubu çok farklı. Öğretmiyor, hatırlatıyor. Sanki uzun zamandır unuttuğun bir melodiyi kulağına çalıyor. Bazen onun kelimelerinde kendimi buldum, bazen kayboldum. Ama her defasında içimde bir şey hareket
Duygu ve Düşünce
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
8/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 15:09
Osho'yla tanıştım nihayet bu kitabıyla. Tanıştım da ne oldu? Birçok şey kazandım diyebilirim. Ve kendimden çok başkalarının okumasını arzu ettim okurken. Ego'yu bırakmak, makineleşmeyi bırakmak, (sürekli olan ve) insana kendini unutturan aktiviteyi bırakmak, kainatla bir olmak, kenini maneviyata açmak, yine çocuk olmak, yaratıcı olmak gibi çok güzel başlıklar işleniyor. Kitabın okunuşu (en azından bu almanca baskısı) kolay, dili hafif, sayfa sayısı az ve hemen hemen her sayfada altı çizilecek yerler büyük yazıyla tekar edilerek kitap şişirilmiş, dolayısıyla 100 sayfadan az. Osho'nun Budha, Lao Tse, İsa, Muhammed ve hatta Yunan Zorba'dan bile örnekler vermesi, hepsinden iyi bulduğu alıp, kötü bulduğunu bırakması ve kendince (yeni bir peygambervari) hepsinden yeni bir mesaj ile gelmesi, okunması ilginç bir durumdu. Ona göre Budha aydınlandığı gibi kendisi de aydınlanmış ve herkes aydınlana bilir. Dinler eskimiş ve kokuyor, insanların ayaklarında ve zihinlerinde pranga. Bunlar en azından herkes tarafindan dinlenmesi ve düşünmesi gereken şeyler. Ama Osho bunların altını doldurmaya çalışırken çok genelleyici bir dil kullanıyor, tüm siyasetçiler sahtekardır, katildir gibi. Bundan pek hoşlanmadım. Üstelik kitabın sonunda kendisine sorulmuş olan dört soru ve onlara verdiği cevaplar da yer almış. Bu cevaplardan kullandığı dil de pek hoş değil. Ben onu mu dedim, sen beni anlamamışsın gibi azarlayıcı bir üstmakam tavrı gordum. Kitabın kendi konuşmalarından derlenmiş olması da hoşuma gitmedi, bu tür kitapları sevmiyorum. Yine de okumaya ve düşünmeye değer bir kitap ve yazar bence. Tanışmak için gayet uygun bir kitaptı. Bir çok hikaye anlatılıyor kitapta, dolayısıyla okunması da gayet kolay. İlgililerine tavsiye ederim. Kitapla kalın...
KreativitätOsho · Ullstein Buchverlage · 2004497 okunma
Yine kendi sözleriyle mini bir içerik tanıtımı olsun istedim :)
7/10
·197 syf.··
2024 3. kitabı
Hayatın kendi başına bir anlamı yok. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır . Anlamın keşfedilmesi değil, yaratılması gerekir . Anlamı, ancak onu yaratırsan bulursun. Orada bir çalının arasında durmuyor . Yani sağına soluna bakınca, biraz arayınca bulamazsın. O bulunacak bir kaya gibi durmuyor . O, yaratılacak bir şiir , söylenecek bir şarkı, edilecek bir danstır. 7/10
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2022 144. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2022 10:29
Kitabı okurken düşünceleriniz yön değiştiriyor. İçeriginde hayatın, düşünmenin, yaratıcılığın ve eğitimin üzerine konulardan oluşması ve birçok içeriğe sahip olması beni şaşırttı ve keyifle okudum. Farklı kültürlerden başarılı, yaratıcılığı yüksek sanatçıların özelliklerine değinmesi ayrıca ilgimi çekti. Herkes bir Mozart bir Picasso olamayabilir ama içindeki enerjiyi, yaratıcılığı bulmanın yollarını en güzel örneklerle dile getirmiş osho. *İnsan kendini tanımalı, başkalarının sana söyledikleri seni endişelendirmemeli Cümlesi en çok beğendiğim bir alıntı oldu çünkü insan önce kendini keşfetmeli. Hayatı başkaları için değil kendi için yaşamalı ve gelen fırtınaları hissederek onlarla nasıl yol alabileceğini bilmeli Çünkü yollar her zaman düz gitmiyor.
Hayat
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma
10/10
·197 syf.··
2022 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2022 12:21
Herkese Selamlar evet kitabı okudum farkı düşünceler ve farklı özellikler var Osho' nun daha önce bir kitabını okumuştum çok beğendim buda aynı şekilde akıcı bir anlatımı var ve güzel. Okunmalı Sezgi'de zihin ile ruhsal alan arasindaki fark anlatilmaktadir. Mantik, zihnin gercegi nasil algiladigiyla, sezgi ise ruhun gercegi nasil algiladigiyla ilgilenmektedir. Osho'nun bu konular üzerindeki konuşmaları olaganustu anlasilir, bazen komik ve oldukca sürükleyici dir . Hepimizin doğal bir sezgi yeteneği vardir. Ancak toplumsal sartlandirma ve eğitim sistemleri, genelde bunun ortaya çıkmasını engeller. Bize icgudulerimizi anlamak ve kişisel gelisimimiz için bir temel olarak kullanmak yerine, onlara sırt çevirmemiz öğretilir . Boyle olunca da, sezgi yoluyla içimizde filizlenecek olan bilgeliğin kökleri kurumuş olur.Bu kitapta Osho, sezginin tam olarak ne olduğunu gösteriyor, onu kendi içimizde ve başkalarında nasıl taniyabilecegimizin yollarını ögretiyor. Bize, gerçek sezgisel kavrayış ve iyimser düşünce arasında bulunan ve kolaylıkla hatalı seçimlere ya da istenmeyen sonuclara yol acacak farki nasil ayirt edecegimizi gosteriyor. Kendi bireysel ve dogal sezgi yetenegimizi besleyecek ve destekleyecek cok sayida egzersiz ve meditasyonlari acik bir dille ifade ediyor
Edebiyat
YaratıcılıkOsho · Mia (Owo) Basım Yayın · 2013497 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.