Emirhan Eracar

Emirhan Eracar
@Emirhanos
Adım Emirhan, okuduğum kitaplarla ilgili yazılarımı ve anlatmak istediklerimi buraya yazıyorum.
Öğrenci
Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla ilişkiler ve Reklamcılık bölümünde okuyorum
Kastamonu
Dünya, 30 Eylül 2003
25 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
İnsanın hiç bir dile maruz kalmadan ne konuşacağı deneyi
VII. yüzyıl da Misir hükümdarı Psammetikos hiçbir şey duymadan yeni bir insan için ve hangi dilde konuştuğunu merak etmiştir. Bunu öğrenmek için de bir çobana, rastgele iki tane yeni doğmuş çocuk verir, bunların yanlarında hiç bir sözcük veya konuşma öğretilmeden büyütülmesini emreder. Çocukların yanında kimse ağzını açıp tek söz bile söylemeyecek, çocuklar ayrı bir odada kendi başlarına büyüyeceklerdi; çoban, bellis Keçileri alıp yanlarına götürecek süt içirip iyice doyuracak, sonra kendi işlerine b caktı. Yine bir gün çocukların karımlarını doyurmak için odaya giren çoban ön diz festa duran iki çocuğun ellerini uzatarak "Bekos!" diye bağırdıklarımı görür durum birkaç gün daha böyle devam edince çoban çocukları hükümdarın huzur çirartır. Psammetikos da çocukların "Bekos" dediğini duyar. "Bekos" Phrygia (Fr ya) dilinde "ekmek demektir. O zaman Psammetikos konuşmanın gereksinim doğduğu ve konuşulan ilk dilin Frigya dili olduğu kanısına varmıştır."
Reklam

Emirhan Eracar

, bir kitap okudu
7/10
·112 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
2023 29. kitabı
Nikolay Gogol
7.5/10 · 17,5bin okunma
Alıntı
Hayır, daha fazla dayanamayacağım. Tanrım! Bana neler yapıyorlar! Başıma soğuk su döküyorlar! Duymuyorlar, görmüyorlar, dinlemiyorlar beni. Ben onlara ne yaptım ki? Bana niye eziyet ediyorlar? Hiçbir şey yapmadım. Gücüm yok, çektirdikleri acılara dayanamıyorum, başım yanıyor, gözümün önündeki her şey dönüyor. Kurtarın beni! Buradan alın beni! Firtina gibi hızlı bir troyka ve- rin bana! Otur, arabacı, çal çıngırağımı, kanatlanıp uçun atlar, götürün beni bu dünyadan! Uzaklara, çok uzaklara, hiçbir şeyin, hiçbir içinden müzik sesi geliyor; bir tarafta deniz, diğer yanda Italya; işte Rus köyleri de görünüyor. Şu uzakta görünen benim evim mi? Pencerede oturan annem mi? Anaciğim, kurtar şu zavallı oğlunu! Şu ağrıyan başına bir damla göz- yaşı dök, bak oğluna nasıl eziyet ediyorlar! Bas bağrına zavallı yetimini! Dünyada gideceği yer yok! Her yerden kovuyorlar! Anacığım! Acı şu hasta yavruna!.. Bu arada, Fransız Kralı'nın burnunun altında bir şiş olduğunu biliyor musunuz?" şeyin görünmediği yerlere. İşte gök- yüzü karşımda yükseliyor; küçük bir yıldız parıldıyor uzaklarda; koyu ağaçlarıyla ve ayla birlikte geride kalı- yor orman; mavi bir sis seriliyor ayaklarımın altına; sisin
Duygu ve Düşünce
İnsanlığınızı Düşünürken
"Ben hala, ölmeyi bile becerememiş utanmaz, aptal bir hayaletten, 'yaşayan bir cesetten' başka birşey değildim."
Sayfa 87·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular