Emir

Emir
@Emirovic21
tarih, din, psikoloji, felsefe, kişisel gelişim
Biyomühendislik/Üniversite
Bursa
Osmangazi/Bursa, 17 Ağustos 2004
59 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
"Evet, farklı olduklarını düşünüyorum. Erdem ve kötülük dediğimiz şeyler insan ürünü. İnsanın keyfi olarak uydurdu­ ğu ahlaki kavramlar."
Sayfa 95 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Boşluğun Zenginliği
Hayatta yeni bir şeylere başlamak istiyorsak önce kuyuya düşmek gerek. Varlıktan varlık üretince, onun benzeri ve ona bağlı bir şey meydana gelir. Bir varlıktan tamamen farklı bir şey yapamazsınız. Bu mikro düzeyde gerçek olabilir ancak ben makro için konuşuyorum. Mevcut durumunuzda yer alan şeyler dışında tamamen farklı bir şey yaratmak için bu yüzden boşluğa ihtiyaç var. Boşluk; hiçbir şeye bağlı değil, hiçbir şeyi içermez ve ondan çıkanlar daima milyonlarca ihtimalden yalnızca birisidir. Aynı şey de çıkabilir ancak bu çok düşük bir ihtimaldir. Bu sebeple farklılaşmak için, farklı deneyimler yaşamak için öncelikle mevcut alandan sıyrılmalı, görmeye çalışmadığımız o içsel boşluğa girip orada yenilikler üretmeye çalışmalıyız. Bu yapılmadıkça, mevcut süreçte sürüklenip aynılaşarak katı ve değişmeyen bireylere dönüşmüş oluruz.
Duygu ve Düşünce
İçki içtim. Yanındayken rahat hissediyordum ve soytarıyı oynatmak zorunda hissetmiyordum kendimi, gerçek doğa­mın ortaya çıkmasına izin verdim, kasvetli, asık suratlı bir şekilde sessizce içtim.
Sayfa 50 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Herkes neyin yapılması gerektiğinden bahsediyor ancak kimse neden yapılması gerektiğinden bahsetmiyor. Neden yaşamalıyız mesela? Neden çabalamalıyız? İnsanların kaçı yaptıklarının altını doldurarak yapıyor? Bana göre çoğu bilmedikleri bir şeyin peşinden gidiyorlar ve onlar da neden bunu yaptıklarının tam olarak idrakinde değil ancak ortada sorun olmadığı için veya bazı şeyleri iyi durumda olduğu için yapmaya devam ediyorlar. Kaçımız dünyanın farkındayken hayatta eylemeye çalışıyor? Dünyayı tam anlamıyla tanısaydık yine de eyler miydik? Ben cevabını vereyim: Hayır. Bunu yaşadığımı düşünüyorum çünkü. Ne istediğimi bile tam anlamıyla bilemezken bir de bunun üstüne yapabileceklerimi neden yapmam gerektiğini sorguluyorum. Tek sebebi ise verdiğim emeğe değmeyecek bir dünyada var olmak. Zaman kıymetli ve ben kendimden fedakarlık yaparak bir işe girişmek yerine neden istediğim gibi yaşayamıyorum? Bu dünya hem yaşamak isteyenleri zindana tıkıyor şuursuzlaştırarak hem de şuurlu olanları da dışarıda tutarak sürgün hayatı yaşatıyor. Ben senden neden uzak hissediyorum ve sen neden benden hiç uzaklaşmamış gibi hissettiriyorsun? Eksikken neden seninle tam hissedemiyorum? Ben ne istiyorum artık bilmiyorum, sadece senden yavaş yavaş uzaklaştığımı bilmek beni boğuyor ancak içimde gitmeyeceğinin kesin bir inancı var. Bu da yalan çıkarsa o zaman tekrardan sürüneceğim yerlerde. Ölsek güzel olmaz mıydı, yağmurlu toprak kokan havada doğayla karıştığımızı hissederek. Belki doğa kucaklayıp dindirir içimizdeki azgınlığı.
Duygu ve Düşünce