Bir şey tuhafsa insanlar çamurlu ayaklarıyla girip o tuhaflığın nedenini çözme hakkını kendinde buluyor. Bu beni fazlasıyla rahatsız ediyor; sinir bozucu, küstahlıktan başka bir şey değil. Çok rahatsız olduğumda ilkokulda yaptığım gibi karşımdakinin kafasına kürekle vurarak sesini kesmek istediğim olur bazen.
O an ilk kez dünyanım bir parçası olmuştum. "Ben şimdi doğdum işte," diye geçirdim içimden. "Dünyanın normal bir parçası olarak işte bugün gerçekten doğdum."
Ortaçağ'ın üniversite korporasyonları iki model benimsemiştir. Paris modelinde, öğretmenler ve öğrenciler tek bir topluluk oluşturmuştu. Bologna modelindeyse universitas yasal anlamda sadece öğrenciler tarafından oluşturulmuştu. Bugüne sadece Paris modeli ulaşmıştır. 13. yüzyılda üniversite öğretmeninin ortaya çıkması, tacirin ortaya çıkmasıyla paralel bir şekilde gerçekleşmiştir. Tacir ilk başta sadece Tann'ya ait olan zamanı satmakla suçlanmıştı (faizin kârı o uyurken bile geliyordu) ama 13. yüzyılda çalışkanlığından ve faydasından ötürü varlığı kabul edilmişti. Bu yüzden aynı şekilde sadece Tanrı'ya ait olan bir şeyi, yani bilgiyi satmakla suçlanmış ama daha sonra öğrencilere ders vermeye başladığında yaptığı işten (öğrencilerin aldıkları derslerin karşılığını haklı olarak ödemeleri gerekiyordu) ötürü varlığı kabul edilmiş üniversite öğretmeniyle bir tür çift oluşturuyordu. Böylece Avrupa' da ticari çalışmayla entelektüel çalışma yan yana gelişmişti.