Hikaye kurgusal anlamda beni çok güçlü yakalayamadı,yer yer sönük kaldığını düşündüm. Ancak kitap, okurda bıraktığı duygu ve düşündürdükleriyle asıl etkisini sonradan gösteriyor. Karakterin kaybolan yılları bir gün senin de başına gelebilir mesajı çok net. Bazı bölüm geçişleri okurda kopukluk yaşatıyor. Ancak bazı cümleleri günümüz olay ve yaşantılarını akıllara getiriyor…
“…bir türkü bile tehdit olabiliyordu, bir melodi bile yasaklanabiliyordu.”
Bu alıntıda özlü bir söyleyiş yok ama ülkece yaşadığımız olaylardan kaynaklı fazlasıyla düşündürücü. En masum şeyler bile TEHLİKELİ duruma düşerse özgürlükten bahsedebilir miyiz? Romandaki diktatörle yapılan konuşmalar, isim verilmeden de olsa, tanıdık bir zihniyeti ve olası gelecekleri gözümüzün önüne seriyor.
Özgürlük yalnızca bugün için değil gelecek içindir de. Kendin için, gelecek için sonucun ne olacağına bakmadan savunmak gerekir. Başın dik yaşayabileceğin bir hayatı savunmak için..
Bir gün “benim gücüm yetmez” diyen tek bir insanla başlar bu karşı çıkış. Tarihte defalarca olduğu gibi… Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı da, tam olarak böyle bir itirazın, bir kırılma anının simgesi değil miydi?
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202517,9bin okunma
Kitabın her anı tüyler ürperticiydi yalnııızzz faşistler dediği yerde ruhum bile ürperdi. Çocuk kalbinin temizliğini uzun zaman önce kaybetmişiz kitaplarda okumakla arınamıyoruz.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,2bin okunma
Onlar bizdik, dediği yerde kafama çekiçle vuruldu sandım kafamı kaldırdım evime baktım günlerdir dışarı çıkmadığım duvarlara. Öğretmenlerin sürekli tekrarladığı ‘dirsek çürütmek’ deyimiyle oturduğum evi izledim. Bir ömür biriktirmeye çalışarak hayalini kurduğum eve dört duvardan ibaret mağaraya baktım. Benim sığınağım, bir sığınak için geçireceğim ömrüm. Onlar bizdik, kendi sığınağında dübürleri koltuğa, elleri telefona bağlı üç kadın ve üç erkek. Haydi bir kez daha, Onlar bizdik.
MağaraJosé Saramago · Kırmızı Kedi · 2022138 okunma
İnsanların içindeki kötü art niyeti asla anlayamadığımı düşünürdüm. Nasıl olurdu da biri diğerine zarar verirdi?? Hiç zor değilmiş zarar vermek. En büyük zararın sevgisizlikle başladığını zaman geçtikçe yuvarlanarak koca bir yumağa dönüşüp gözünün önünü tıkadığını seninle birlikte başkalarınıda bu yumağa sardığını gördüm. İpin ucunu çekenin yani sevmeye sevilmeye başlatanınsa küçücük bir sihir olduğunu öğrendim. Sihirin seninle yaşadığını istediğinde çok güçlü olup seni de güçlendirdiğini tattım. Artık kötü insanlarında ufacık da olsa bir zamanlar içlerinde sihir olduğunu biliyorum. Dileğim bu ufacık kıvılcıma sarılıp iyi bir insan olmak.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
İleride çocuğuma okutacağım ilk kitap olacak. Okumaya geç kalmadığı ilk kitap. Bizim yaşadığımız gecikmeyi yaşatmamaya vesile olmak.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Mesela bir şeyler yetiştirmenin bir adabı vardır. Gül budağını yazın dikip seneye gül çıkarmasını bekleyemezsin. O budağı kışın dikmen gerektiği gibi iki sene sonra ancak gül çıkarabilir. Çocuklar da böyledir. Bazı duygulara sahip olunması için çocukluktan başlanması gerekir. Bu duyguları verebilmek için de iyi bir ebeveyn olmak. Bir şeylere geç kalmamak. Dünya ancak böyle daha yaşanılası olur.
Bir dilekle dayandı kapıya bir başkaldırıya dönüştü sonrasında. Topumsal irade kendi çıkarlarıydı aslında. Bilinmeyen isteğin bilinmeyen benliğiydi açıkça.