Emine Çalışkan

Kasabalılar Conrad'a hayranlık ve hayretle bakıyorlardı. Ehemmiyet Hanı'nda yemek yediği salı akşamlarında böyle giyindiğini görenler bile adam yanlarından geçerken etkilenmişlerdi: Ne yakışıklı, ne zengin ve asil görünümlü, ne de güveniyor kendine ve gücüne. Ve tüm bu özellikler ne kolay ve rahat oturuyordu üzerine! Gerçekten de herkesin saygısını kazanmak için doğmuştu âdeta. Tüm bunlar onun tabiatındaydı, hakkıydı. Kasabalılar gayriihtiyari karşılık verdiler, onun hükümran mevcudiyeti karşısında nefes nefese kalmışlardı.
Sayfa 228 - Holden·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Davetiye
Bayan Hill kurdeleyi çözdü. Hâlâ titreyerek ilk mektubu açtı. Fakat sesli okumaya çalıştığında gözlerini odaklayamadı. "Okuyun, Bayan Hill. Okuyun da hepimiz duyalım." Bayan Hill gözlerini birkaç kere kırptı. Sonra da mektubu elinde tuttu ve kaygılı, tedirgin bir tavırla okumaya başladı: "Bayan Ester Hill ve Bay Conrad Venn'in düğününe katılmaktan memnun olacağımı..." "... resepsiyona katılacağım." "... Ehemmiyet'te kalma teklifini kabul ediyorum
Sayfa 220 - Holden·Kitabı okudu
CONRAD...
Hill'ler ona sessizce bakıyorlardı. Conrad'ın görünüşü Cobb'a ilk geldiği zamanki haliyle aynı değildi. Şaşırtıcı bir şekilde artık zayıf değildi ve aç kalmış görünmüyordu. Şişman da değildi ama vücudunda dikkat çeken şey orantısızlığı değil, büyüklüğüydü: Önceden bayağı uzun ve zayıf görünüyordu sadece; şimdiyse devasaydı ki bu da mevcudiyetini daha güçlü hissettiriyordu. Yüzü de daha dolu ve sonuç itibarıyla daha az şahinimsiydi. Yine de bu izlenim gayet barizdi: Çehresini belirleyen burnu hâlâ keskin ve saldırgandı, ama artık daha genişti ve o kadar sivri uçlu değildi. Fakat gagaya benzediği muhakkaktı. Gerçekten de iri yarı bedenine uyacak şekilde büyük ve kudretli bir gagaydı. Gözleri elbette her zamanki gibi kapkaraydı. Göz çukurlarının etrafındaki çizgilerin bazılarının düzelmesi ifadesini değiştirmemiş gibiydi: Hâlâ rahatsız edici derecede deliciydi bakışları. Conrad'ın kıyafetine gelirsek hâlâ siyah giyiniyordu. Fakat giysileri artık müthiş bir kumaştan yapılmaydı ve ne kadar kilo alırsa alsın vaziyetindeki olumlu değişimi ilan eden gömlek önünün göz alıcı beyazlığıyla etkisi daha da artıyordu.
Sayfa 219 - Holden·Kitabı okudu
Sadede gelin, dostum." Dr. Law'un gülümsemesi kayboldu. Conrad'a epey sert bakıyordu. "Mesele şu, bayım: İçinizi görüyorum sizin. Beni kandıramazsınız." Conrad başını kaldırıp ona baktı. "Tebrikler." "Gördüğüm şeyse hiç hoşuma gitmiyor." "O zaman bakmayın." + Dr. Law, Conrad'a dik dik baktı. Birkaç saniyeliğine zıplama hareketini bile bıraktı, sanki Conrad'a tam odaklanabilmek için tamamen kıpırtısız kalması gerekiyordu. En sonunda da neredeyse hayranlıkla şöyle dedi: "Kendinize çok güveniyorsunuz, değil mi?" Ve Conrad cevap vermeyince devam etti: "Kimsenin size dokunamayacağına eminsiniz. Her şeyi hallettiniz. Tüm ihtimalleri göz önüne aldınız. Hiçbir şeyi şansa bırakmadınız. Hiçbir şey hadiselerin seyrini değiştiremez.. "Sizin dışınızda, doktor," dedi Conrad sıkkın bir sesle, "bunu mu demek istiyorsunuz?" "Kendinize gerçekten güveniyorsunuz." "Blöf, doktor. Tamamen blöf." "Belki de fazla güveniyorsunuz
Sayfa 198 - Holden·Kitabı okudu
Conrad
Biraz uğraşmanız gerekmiştir Gerekti. Ama istekli bir ekip mucizeler yaratabilir." "Doğru. Fakat benim tecrübeme göre ekipler nadiren teklidir." "Duruma göre değişir. Yemek vakti gelince anlarsın. "
Sayfa 188 - Holden·Kitabı okudu