YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/bsTzvrg-Pi4
İçimizde kalan, söylemek istediğimiz ama bir türlü söyleyemediğimiz şeyleri bu incelemeyle ve Tolstoy ile birlikte itiraf edip rahatlamaya ne dersiniz?
İtiraf ediyorum... Annem ve babam daha küçücük çocukken "Kur'an kursuna gitsin, boşuna geçmesin günleri" dedi. Ben ise gitmedim, oyunlar oynadım, yaşamın tadını çıkardım, mahalle arkadaşlarımla taso oynadım, futbolcu kartlarını ezberledim. Belki de böylesi daha iyi olmuştu. İnsanın esas içinden gelmeliydi böyle şeyler. Peki şimdi durum nasıl? Şu an onlardan hiçbiri inandıkları kutsal kitap olan Kur'an'ı okumayı bilmiyorken hatta bunun için çabalamıyorken ailede bir tek ben okuyabiliyorum.
İtiraf ediyorum... İlkokulda çok çalışkandım. Çalışkanlık dozunu biraz fazla kaçırmış olacaktım ki her zaman inek diye dalga geçildim, dışlandım, ne arkadaşlık ortamlarına ne de beden dersindeki maçların kadrolarına alındım. Sadece kalıtımsal bir sorun olmasına rağmen miyop olmamdan dolayı gözlük taktığım için sürekli dörtgöz diye dışa itilen oldum. Üstüne üstlük bir de altıma yapmıştım, sınıftan apar topar çıkarıldım.
İtiraf ediyorum... Ben de Tolstoy gibi okullara gittim, aşklar ve hayal kırıklıkları yaşadım, yeri geldi insanları kandırdım yeri geldi kendi emellerimi her şeyin üstünde tuttum. Mükemmel olan insana ulaşmaya çalıştıkça içimde saf olarak kalan şeyleri kaybettiğimi fark ettim. Personalarımı üstümden attım. Sevmediğim yazarları kimseden korkmadan eleştirdim, birileri tepki verir diye umursamadım.
İtiraf ediyorum... Mesleğime başkaldırdım. Asgari ücretten bile düşük olan ücretleri ve kölelik sistemini reddettim. Cebinden para taştığı halde hala o pantolona yeni