Güneş Duygu

Nilgün Marmara
Gerçek bilinsin, diliyoruz, Düz, eğri, çapraz ya da değirmi. Güzeldir açığa çıkışı yüreğin, Sen bil ki, ben de seveyim!
Reklam
Sylvia Plath
Ama enine olmayı tercih ederdim. Ben kökünü toprağa batırmış bir ağaç değilim Taşları ve o ana sevgisini emen Bu yüzden büyüyemiyorum parlak yapraklara her nisan, Bir çiçek tarhının güzelliği de olamadım ne yazık ki Sanki özenle boyanmış ve kendi payına düşen hayranlarını kabul eder gibi, Pek yakında bütün yapraklarından birer birer döküleceğini bilmeden.
Eski avluda Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Çalıda sarı bir çiğdemim ben Ve senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsan Ben sana bir eski Endülüs avlusu İstersen serin bir Portofino getirsem Ya da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken Buldum buluşturdum kendime geldim Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille sen de gelsen. Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı Begonviller ve bir mavi kapı Ve illa amansız bir avlu getirsem. Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, Ve işte en geniş cümlem:
Sana,
“Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı. Sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı. Parmak uçlarındaki karıncanın, Ruhtaki üşümenin fotoğrafı… Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.”
Füruğ Ferruhzad
Benim küçük gecemde Rüzgar ağaçların yaprağına son kez süre tanıyor Benim küçük gecemde viran olmanın korkusu var Kulak ver Karanlığın esintisini duyuyor musun?