EmrKa

Evet, aşk! : )
10/10
·141 syf.··
2023 27. kitabı
Aşk mı? Süleyman Özkan Birbirinden ilginç, buram buram yaşam ve yaşanmışlık kokan 8 öykü bulacaksınız bu kitapta. Hiç sevilmemişler, terk edilmişler, kaybedenlerle karşılaşacaksınız. Vatanı uğruna canını hiçe sayan Gazi Kahraman'la tanışacaksınız örneğin. "Melekleri" için canını dişine takarak çalıştığı ekmek teknesinde ihmalin kurbanı olan bir babayla... Kendi küçük dünyasındaki beklenmedik erotizmi bir hastane odasında biten Kaptan'la... Masumiyetin ve sadakatin simgesi Toni'yi de unutmamak lazım bu arada. Sözün özü, her kesime hitap edebilecek, yüreğinize öyle ya da böyle dokunabilecek 8 öykü, sayısız yaşam var "Aşk mı?"da. Yalın anlatımıyla okuyucusunu yormadan içine çekecek, evde, işte, seyahatte size eşlik edebilecek, çayınızın, kahvenizin yanında yarenlik edecek bir kitap. Herkese şimdiden keyifle olsun.
Edebiyat
Aşk mı?Süleyman Özkan · Cinius Yayınları · 20231 okunma
Reklam
TUBA yorumları
Puan vermedi·
Emre Karadağ Tuba AYŞE EVCİ "Dünyaya dair her şeyden vazgeçmeliymişim, henüz onlu yaşlarımın başındaydım. Beni yavaş yavaş ama kesin olarak nasıl yok edeceğini anlattığı hastalığımın adını açıklayan doktorumun duygusuz, ruhsuz, umutsuz bakışları mıydı söyleyen bunları?" Kim mi bunları söyleyen? Tabii ki romanımızın baş karakteri Tuba. Onun hayatına dokunuyoruz. Kendine dair her şeyi anlatır bize. Yoksa yazarımız mı anlatıyor? Yok yok biz de romana dahil olarak anlatıcı oluveriyoruz birden... Anlayacağınız anlatıcısı bol bir eserden bahsediyorum. Eser; yaradılış, kovulma, hain &kain, afet, sabır, meseller ve dinlenme'den oluşan yedi bölüm var. Bir romandan ötesi sıradışı, bambaşka bir eser. Düşünün ki, içinde üç kutsal kitap: Tevrat, İncil, Kur'an ve Sümer Mitoloji'sine bol bol vurgu yapar. Bir bakıyorsunuz senaryo ya da bir tiyatro repliği ile karşılaşıyoruz. Kısaca edebiyat türlerin bir kısmının toplandığı bir roman görürüz. Acı, hüzün, eğlence,aşk ve gülünç yansımalarla sıkça karşılaşırız. Hem şiirsel hem de ağdalı bir anlatımı var. Okurunu içine çeken şaşırtıcı, bilinmeyen üslûp ve tahmin edilemeyecek konu gidişatı var. Haa bir de kardeş meselesi var ki, işte orası oldukça ilginç diyebilirim. Kitabın tüm değerlendirmesini 'Meseller' bölümünde görürüz. Burada da konunun önemli yerlerine vurgu yapılır ve mesajlar sunar. Bence kendi içinde de yorumunu yapan bir eser. Filozofça yazılmış postmodern bir roman. 'Meseller' bölümündeki mesajlı anlatım bana Yusuf Has Hacib'in 'Kutadgu Bilig' yapıtını çağrıştırdı. (Belki de yanılıyorumdur!) Hz. Süleyman'ın meselleri'nden esinlenilmiş bu son bölümü gerçekten etkileyici buldum. 'Tuba' yaşamöyküsel bir karalama' dan da öte anlatıcı- okuyucu olduğum sıradışı -olağanüstü bir eser diyebilirim. Şunu da
Edebiyat
TubaEmre Karadağ · Barış Kitabevi · 20236 okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar vardır, hissel yönü öyle baskındır ki yapıyla, teknikle uğraşmaksızın öykünün akışına bırakırsınız kendinizi; payınıza düşeni alır, yolunuza devam edersiniz. Bu kitap, yani Sakura Çiçeği böyle bir kitap mı? Evet, böyle bir kitap. Her şeyden önce, bir yaşanmışlık var bu kitapta. Bırakılmışlık, geri kalmışlık, yalnızlık motiflerinin özenle işlendiği satırlar var. İsyan var sayfalarda, kabulleniş de. Tabii başka türlü bir kabulleniş bu. Nasıldı, “elinde zafer bayrağıyla merdivenleri ikişer ikişer tırmananların”, bir gün tırmanacak olmanın inancını yansıtan kabulleniş. Karanlıklar içinden aydınlıklara özlemle bakan bir kız çocuğu var. Savaşım gücünü yitirmeyen bir savaşçı da. Yalnızlığın yakıcılığını bilen bir “tekil”; kalabalığın avutan, yaraları saran, soğutan, sağaltan yanını öğrenen “çoğul” var. Bağlılık, sevgi, aşk… Birkaç alıntıyla bitirmeden önce söyleyeyim: Kadınlar, özellikle anneler sevecektir bu kitabı, şüphe yok. Evet, bitiriyoruz. "Koca şehri karanlıklar sararken yıldızların görünmesiyle gülümseyen hayallerimin, o pembemsi düşlerimin bir gün kararacağından, karanlık ülkelere gideceğinden korkuyordum." "En zorlu yürüyüş, yalnız başımıza çıktığımız yürüyüştür." "Bu koskoca şehirden dışarı baktığında, renk renk yanan ışıkların senin dünyandan ne kadar uzak olduğuna şahit oluyorsun." "Hani babamın gölgesi yeter derler, evimin direği derler; şimdi söylesene, hangi evin direğisin?" "Bir gün karanlık gecelerin parlak yıldızları bizim için yanacak ve o zaman bil ki o yıldızlar gökyüzüne hükmetmiş olacak." "Eskiden hayal ederdim; hava kararınca sırayla yanan ışıkları sayan ben, bugün o ışıklı evlerden birinin içindeydim." Başka ne diyelim? Bitirdik! ;)
Edebiyat
Sakura ÇiçeğiHavva Şermet · Panu Kitap · 20223 okunma
C. D.'ye...
Puan vermedi·234 syf.··
2023 11. kitabı
Bir aşk öyküsü müdür Kamelyalı Kadın? Öyledir! Duygusal mıdır? Olmaz mı! Akıcı mıdır, rahat ve çabuk okunur mu? Değildir, okunamaz denemez. E bir de klasikse, hem de Fransız romantizminden, daha ne olsun! Tam da böyledir işte. Oğul Dumas (bir de baba Dumas vardır, malum) işi biliyor. Roman yazmayı değil canım, okuyucunun yüreğini yumuşatmayı, duygusallık aşılamayı biliyor. Aslında sıradan bir aşk romanıdır Kamelyalı Kadın ama sevdirir size kendini, merak ettirir sonuna değin. Öykünün ayrıntılarına girmeye gerek var mı, yok! Yalnız, romanın biraz yapısından bahsedelim ki bu tür eleştiriler çoğu okuyucuyu ilgilendirmez ama bazılarını da belki ilgilendirir. Nedir yapısı? Çerçeve öyküdür. Çerçeve öykü nedir? İç içe geçmiş öyküler bütünüdür. Örneğin 1001 Gece Masalları. (Sayısız ve çıldırtan bir çerçeve yapısıyla bu türün en bilinen, en yetkin örneğidir. ) Örneğin Tutunamayanlar. (Postmodern yapıda bir çerçeve öyküdür. Ayrıntısına girmiyorum.) İşte Kamelyalı Kadın da az çok böyledir; biri başlatır öyküyü, diğeri devam ettirir; o diğeri bitirince de ilk kişi devamını getirir ve bitirir. Karışık mı oldu? Belki biraz. Geçelim. Bir de pek çok kitapta gördüğüm bir kusur var aslında yapıda ama şimdilik buna girmeyeceğim, belki sonra; uzatmayalım. Sonuç?... Çok güzel bir aşk romanıdır, Kamelyalı Kadın. Okunmalı mıdır? Elbette okunmalıdır. Yaklaşık on yıl önce okuduğum bu kitabı tekrar okuyor, yeniden seviyorum. Merak edenlere, okumayı düşünenlere keyifle olsun diyelim.
Edebiyat
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
10/10
·440 syf.··
2023 8. kitabı
Bir roman (kurmaca diyelim), kurmaca olmanın ötesinde derinliğe sahipse ayrı dikkat ve özenle okunmalıdır, böyle olması da şarttır. Kestirmeden söyleyelim; El Yapımı Ruhlar tam da böyle bir yapıttır. Kurmaca eserleri sevenler için titizlikle örülmüş kurgusuyla, incelikle işlenmiş kahramanlarıyla ve bazı toplumlara pek yabancı olmasa da ilginç bulunabilecek olaylarıyla mistik bir eserdir, El Yapımı Ruhlar. Kendi “On Emir”ini yaratan bir öğretiler dizisidir. Okur, esinlenir ve belli değerleri/düşünceleri gözden geçirirsiniz. Kişisel gelişim sevenler için bulunmaz bir kılavuz olmakla birlikte felsefi yönüyle de fark yaratır; bunu belirtmemek olmaz. Düşünür, düşünürsünüz… Uslamlamayı sevenler için bu anlamda ayrı bir değeri vardır kitabın. Yılların birikim ve gözlemlerinden damıtıldığı bellidir satırların. Eserin yapısına da kısaca değinelim. Farklı (ama denenmemiş demek değildir bu) bir yapısı vardır El Yapımı Ruhlar’ın; hızlı bir girişle çoktan esir almıştır kitap sizi. Daha ilk 40 sayfada öyküdeki yerinizi almışsınızdır bile, meraklı bir okuyucu olarak tabii. O hızla kitabınızı yarılamışsınızdır. Derken 50 sene sonraya götürür yazar sizi. “Erdem Okulu”nun öğrencilerinden birisinizdir artık; öğretiler dizisi başlar, bir duygu/düşünce akımına kapılmışsınızdır, akıntıya karşı koyamazsınız! Kısacası, ama bu değerli eseri kısadan da anlatmak olmaz, okunmaması kayıplar listesinin ilk sıralarında yer alacak bir kişisel gelişim romanıdır, El Yapımı Ruhlar. Bu kitabın uzun bir süre daha çok satılanlar listesinde yer alacağını tahmin etmek hiç zor değil.
El Yapımı RuhlarGürkan Sekmen · Yüzleşme Yayınları · 2021128 okunma
Reklam